yarın üniversitenin başlayacak olmasından mütevellit bünyeme saplanan sıkıntıdır. aslında üniversitenin başlayacak olmasından değil de, o ömür törpüsü yolu yeniden çekecek olmak sıkıntı veriyor. merhaba metro, merhaba metrobüs, merhaba uzunçayır'ın nezaketten bir haber camış insanları.
Bu ara uyku sırasında bile yalnız bırakmayan sıkıntıdır.
Sürekli canı sıkılır mı bir insanın?
Morali sebepsiz yere bozuk olur mu?
Olurmuş. Hadi hayırlara.
Bir anda hissedersin. Kaplar bütün bedenini, kıpırdatmaz, hissizleştirir, grileştirir.
Ne hareket edebilirsin ne de durabilirsin.
Bir adım atsan tutacak gibi olursun ama o adımı atınca aslında çok uzak olduğunu farkedersin.
Öyle zıt duyguları yaşatandır.
ruhum daralıyor. ne yaparsam yapayım, nereye gidersem gideyim mutlu hissedemeyecekmişim gibi geliyor. pozitif düşünmeye çalışıyorum hem de hiç olmadığı kadar ama yine de fayda etmiyor. gece yatarken, sabah uyandığımda, gün içinde hatta etrafımda bir sürü insan varken yalnız hissetmek ne demekmiş şimdi anlıyorum. koşup birinin boynuna sarılıp saatlerce ağlamak istiyorum. ailemi özlüyorum. kedimi özlüyorum. eski çocuksu beni özlüyorum. o kadar saçma bir yerdeyim ki ve buna yine ben sebep oldum. birşeyler düzelir sanıyordum ama düzelmedi. yine huzuru bulmak yerine huzursuzluklarla başbaşa kaldım. insanların saçma sapan ego yarışlarına maruz kaldım. nefret ediyorum bu olmayan düzenden. kasten insan üzmek diye bir suç var ve bunun da cezası olmalı. o olmayan cezayı da ben kendi başıma çekiyorum oysa ki kimseyi de üzdüğümü düşünmüyorum. ben sadece kendimi üzüyorum bu hayatta bilerek ve isteyerek. bu çok acı. kazım abiden gelsin son cümle de. kalbim acıdı.
bu aralar yine yaşıyorum. özellikle akşamları ailecek otururken yüzüme vuran sıcak hava içimin karartısıyla birleşince iyice fenalık getiriyor. geleceği kapkara gösteren bir sis bulutu hep gözümün önünde. sürekli değiştirilen şu lanet kanallara ayrıca sinir oluyorum. bu anı değiştiremeyişime, sevdiğim insanların da bu zulme mahkum olmasına da rahatsız oluyorum. bıktım bu sıkıntılı ruh halimden. ben de hep neşeli olmak istiyorum. ama ne kadar zor...
içime bir şeyler oluyor gibi aklıma sen düşünce
bir kemirgen ailesi yaşamaya başlıyor sanki ruhumun en orta yerinde
ben seni özlüyorum
aile ruhumu kemirirken büyüyor içimde
ilk başlarda iç gıdıklaması gibi oluyor
sonra içimdeki kemirgenler büyüyor
ben seni özlüyorum
iç gıdıklanmalarım canımı yakıyor.