gittiğim zaman içimi yalnızlıkla karışık bir huzur kaplatan şehir. havası ciğerlerden daha bir solunası, insanların kanı havadan mıdır artık daha bir sıcak olan şehir. gittiğim her vakit her türlü kötülükten uzak bir yere geldiğimi düşündüğüm, deniz kenarında yürürken gökyüzü ve denizin aynı renge büründüğünü sanki bir ufuk çizgisi olmaksızın farkettiğim, esnafıyla, işçisiyle, burjuvasıyla olsun oturup saatlerce oturup konuşasımın geldiği, her gittiğimde tekrar yalnız döndüğüm yer. belki ben gözümde fazla ütopikleştiriyorum ya da istanbul'un çirkin yüzünü o kadar fazla görmüşümdür ki izmir'e ait hiç bir şeyi kötülemek gelmiyor içimden.
türkiye'nin hiçbir yerinde izmir'in mükemmeliyeti, göz alıcı ihtişamı yoktur.. ne istanbul'un kalabalığında, ne ankara'nın durgunluğunda ne de antalya'nın canlılığında.. kimse anlamak istemez, anlayamaz ne denli muhteşem bir şehir olduğunu izmir'de bulunmadıysa,izmir'in kokusunu çekip havasını solumadıysa.. olsun bizi bize bıraksınlar izmir ile.. izmir'i yaşamak bir aşktır, sonu olmayacak bir aşk..
doğduğum,büyüdüğüm,çocukluğumun şehri... şimdi eski tadı vermeyen bir zamanlar ki fuarlarında dönen oyuncaklara binilen,haftasonları deniz kenarında oturulup çay içilen,özlenilen ve dönmek istenilen şehir. türkiye'nin en güzel şehri.
kızlarının çok açık olması nedeniyle "türkiye'nin en modern ve en demokratik şehri" diye anılan ilimiz. il trafik kodu 35. asansörü, kordon sahil boyu, motorları ve midye dolmasıyla ünlüdür.
işim gereği gidip gördüğüm dünya şehirlerinin hiç birinde yaşayamadığım duyguları bana tattıran şehir. sahip olduğu kültür, medeni duruşu, havası-suyu-kızı, içip eğlenilen kordon'u, cumartesi kahvaltılarının vazgeçilmezi bostanlı'sı, mis gibi havasıyla karşıyaka'sı, gecenin bir vakti söğüş yemeye gidilen üçyol'u, bir ucundan girilip diğerinden çıkılan kemeraltı'sı, geceyi aydınlatan ışıklar, pasaport'ta lamba direklerine asılı saksılar, hiltonun arka köşesindeki karışıkçısı (bilmeyen kumru der...), pastanelerin önünde dökülen lokmalar, gece karanlığında alsancak garı ve hatta gaziemir'i ve hatta buca'sı...izmir'de bir yaz akşamüstü dolaşmak bir ömre bedel değil midir? bedeldir anasını satayım! canım memleketim, çok özlediğim, elbet bir gün sana geri döneceğim!