mikrop gibidir. bir kere bulaştı mı hep iyi niyetli olursun da hayat iyi niyetlilere hep çelme takar. en iyisi hak edene hakkettiğini vermektir. salaklığın lüzumu yok.
önce iyinin ve sonra kötünün ne olduğuna dair tam ve net tanım gerek, iş niyet boyutuna geldiğinde.
sorgulamalı, görmeli, okumalı, düşünmeli ve karar vermeli ki tek doğru ve yanlışın olmadığı toplumlarda iyi niyeti bulmak zor olsa gerek.
insan ilişkilerinde tek başına bir işe yaramayabilen duygu. zira iyi niyetli olarak yapılan bir hareket karşıdaki insan için istemediği bir sonuç doğurabilir, sadece iyi niyetli olmak yetmeyebilir. dolayısıyla iyi niyetli olmanın yanısıra başka yetenekler de gerekir bir insana iyi ve güzel davranmak için, bu unutulmamalı.
kime göre, neye göre muamması. iki ucu pis değnek gibidir bu ve hep yanlış adamlara uygulanır.
yaptıklarından şikayetçi olmayıp ' iyi ki böyleyim, ne mutlu bana iyi olabiliyorum' dediğin an da olmuş olduğunu kanıtlayandır iyi niyet. ama o kadar zordur ki.