12.03.2011 tarihinde idrak edilecek olandır. bir asırlık marşımız vatana millete tekrardan hayırlı olsun...
korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
o benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
o benimdir, o benim milletimindir ancak!
çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
hakkıdır, hakk'a tapan milletimin istiklal.
ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
ulusun, korkma! nasıl böyle bir imânı boğar,
'medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın,
kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hudâ,
etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
o zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
her cerîhamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım;
fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
o zaman yükselerek arşa değer belki başım!
dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
hakkıdır, hakk'a tapan milletimin istiklâl!
birileri cumhuriyet elden gidiyor diğerleri laiklik derken biz marşımızın 90. yılını kutluyoruz evet ne kadar farklı olsak da birlikteyiz işte birbrimizle varız. yanımda oturan tanımadığım türbanlı teyzemle sohbet ederek otobüs yolculuğu yapmayı seviyorum bir elimde nutuk tutarken ve bakıyorumda aramızda hiçbir sorun yok yine '' ahh erkekler'' diyip eğleniyoruz ve iyi akşamlar diyerek iniyoruz otobüsten biz mutluyuz aslında farkında değiliz. hepimizin güzel marşına ...
Bazı olaylarda sağ ve sol ayrımı yoktur. Sadece türk, türk yandaşı ve türk karşıtı ayrımı vardır. işte bu güzel örneklerden bir tanesi.
kutlu olsun sonsuza kadar kutlanması dileğiyle.
" bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı."
"bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı."
çanakkale'ye gitmiş, orayı görmüş biri olarak diyebilirim ki bu şiirin en anlamlı yeri bu dörtlüktür. ne mutlu bize ki dünyaya ders olmuş bir savaştan galip çıkan insanların torunlarıyız. ne mutlu bize ki yaşadığı toprağı namusu belleyip kanıyla damla damla sulayan ardı ardına 3 neslin evlatlarıyız. ne mutlu bize ki tarihimizde anlata anlata bitiremeyeceğimiz bir sürü kahramanlık var. hem de öyle dehşet verici kahramanlıklar ki, doğaüstü güçlerin yardımıyla ilgili efsaneler yaratmıştır beyaz sarıklılar diye. ne mutlu bize ki eledim eledim holluk eledim , çanakkale içinde , izmir marşı gibi daha nice türkünün, marşın, şiirin mirasçılarıyız. ne mutlu ki kınalı kuzular 'ın çelik gibi kemikleri ile bu yeni ülkeye temel atmışız.
ne mutlu ki atatürk gibi liderler yetiştirmiş ve en az onun kadar özgürlüğüne düşkün bir milletin kanını damarlarımızda taşıyoruz. başka bir ülkenin emri altına girmektense, toprağa düşüp can vermeyi yeğleyen, öyle bir kan akıtan ki, içecek su bulunmamasına neden olan yüce gönüllülerin gülümseyen yüzlerinden feyz alıyoruz.
sadece 90 yıl önce yazılmış bir şiir... sadece 90 yıl! daha dün yani...
upuzun türk tarihini düşündüğümüzde bir göz açıp kapamak kadar kısa.
ve ne yazık ki daha dün can veren büyük babasını, ninesini, dayısını, halasını unutmuş kişileri barındıran bir nesil oluşmaya başladı bile. ne yazık ki bu mirası korumak yerine kendi refahını düşünerek, 90 yıl öncesinden o'nu düşünüp can vermiş atalarına hainlik edebilecek insanlar yetişmeye başladı bile. hatta durum öye vahim ki, bu ülkeyi korusun, kollasın, yönetsin ve daha ileriye taşısın diye seçip yolladığımız vekiller bile ilk iki kıtayı dahi ezbere söyleyemez olmuşlar.
işte sadece 90 yılda durum bu hale gelirken, kutlu olsun demekten başka yapacak birşey yok ne yazık ki.