milli marş yarışmasında 724 şiir arasından 7 tanesi seçilmştir. mehmet akif'in yazdığı istiklal marşı bu 7 şiir içinden seçilerek büyük millet meclisinde 3 kere okunuyor ve 12 mart 1921 yılında kabul edilmiştir. şair son kıtayı bilerek ve isteyerek 5 dizeden oluşturmuştur. bunun nedenide 10 kıtadan oluşan şiirin son dizesiyle beraber 41 dize oluyor. bu da 41 kere maşallah olsun diye yapmıştır. sonra olarakta edebiyatçılarımızdan nihat sami banarlı hiç bir marş istikal marşının yerine konamaz, ancak yanına konabilir diyerek ne kadar büyük bir eser olduğunu çok güzel vurgulamıştır.
tam anlamıyla Mükemmel şiir.
her mısrası , her kelimesi mi güzel olur? bi şiir bi insanın milli duygularını bu kadar kabartır. marş olarak söylenince değil de normal okununca daha etkili oluyor tabii.
tarihimizin kısa ve güzel bir özetidir adeta. dinlerken hala içim ürperir, gözlerim dolar.
istiklal marşı'nın bize her bir satırını ezberleten, günlerce haftalarca mısralarını, anlamlarını çalıştıran edebiyat/türkçe öğretmenlerimiz var ya, hepsinin ellerinden öperim.
korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
o benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
o benimdir, o benim milletimindir ancak!
çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
hakkıdır, hakk'a tapan milletimin istiklal.
ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
ulusun, korkma! nasıl böyle bir imânı boğar,
'medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın,
kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hudâ,
etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
o zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
her cerîhamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım;
fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
o zaman yükselerek arşa değer belki başım!
dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
hakkıdır, hakk'a tapan milletimin istiklâl!
Hemen herkesin ilkokul öğretmenının açıklamaya çalıştığı ama genelde cahıllığınden dolayı o güzelim şiiri mahvetmesı ve bızı şiirden soğutması durumudur.
yiğidi öldür hakkını ver demişler, kafiye, uyak, giriş, sonuç gerçekten iyi, anlamda da her ne kadar abrtma kullanılmışsa da zamanında milleti iyi gaza getirmiş. yalnız bunu besteleyenin canı çıkmış ama adam yinede adam gibi besteleyememiş, olur olmaz yerde nota fırlamış mısralar ortadan bölünmüş falan.
edit: ALLAHTAN iki kıta besteletmişler, hepsini isteseler kesin adam intihar ederdi.
Fear not! For the crimson flag that proudly waves in these dawns, shall never fade,
Before the last fiery hearth that is ablaze within my nation burns out.
And that, is the star of my nation, and it will forever shine;
It is mine; and solely belongs to my nation.
Frown not, I beseech you, oh thou coy crescent,
But smile upon my heroic nation! Why the anger, why the rage?
The blood we shed for you will not be worthy otherwise;
For freedom is the absolute right of my God-worshipping nation.
I have been free since the beginning and forever will be so.
What madman shall put me in chains! I defy the very idea!
I'm like the roaring flood; powerful and independent,
I'll tear apart mountains, exceed the heavens and still gush out!
The lands of the of the West may be armored with walls of steel,
But I have borders guarded by the mighty chest of a believer.
Recognize your innate strength! And think: how can this fiery faith ever be killed,
By that battered, single-toothed monster you call "civilization"?
My friend! Leave not my homeland to the hands of villainous men!
Render your chest as armor! Stop this disgraceful rush!
For soon shall be come the day of promised freedom...
Who knows? Perhaps tomorrow? Perhaps even sooner!
See not the soil you tread on as mere earth,
But think about the thousands beneath you that lie without even shrouds.
You're the noble son of a martyr, take shame, hurt not your ancestor!
Unhand not, even when you're promised worlds, this paradise of a homeland.
What man would not die for this heavenly piece of land?
Martyrs would gush out if you just squeeze the soil! Martyrs!
May God take all my loved ones and possessions from me if he will,
But may he not deprive me of my one true homeland for the world.
O Lord, the sole wish of my heart is that,
No infidel's hand should touch the bosom of my temple.
These adhans, the shahadah of which is the base of the religion,
Shall sound loud over my eternal homeland.
Then my tombstone - if there is one - will a thousand times touch its forehead on earth (like in salah) in ecstasy,
O Lord, tears of blood flowing out of my every wound,
My corpse will gush out from the earth like a spirit,
And then, my head will perhaps rise and reach the heavens.
So flap and wave like the dawning sky, oh glorious crescent,
So that our every last drop of blood may finally be worthy!
Neither you nor my nation shall ever be extinguished!
For freedom is the absolute right of my ever-free flag;
For freedom is the absolute right of my God-worshipping nation!
Günümüzde tıpkı diğer milli değerlere olduğu gibi, kendisine de yapılan saygısızlığın kardeşlik, demokrasi gibi kavramlarla anıldığı, saygısızlığı yapanın tepki görmek yerine pışpışlandığı, yediği kapa sıçan köpeklerin anlayamayacağını anlatan büyük şiir. milli mücadele (pardon demokratik arkadaşlar özür dilerim milli mücadele dedim ah beni gidi kemalist beni) şaheseri.
atatürk'ün gençliğe hitabını yasaklayanların istiklala marşına tepki göstermemesi enteresandır. atatürk hitabesinde yöneticilerin gaflete düşeceğini ve bütün kalelerin zapt edileceğini varsayarsak bunun için mücedele etmenin gereğini gençlere anlatırken istiklal marşında da toprağı iyi tanımasını, tarihi iyi bilmesini, dünyaları sana bahşetseler dahi mücadeleyi elden bırakmayıp vatan toprağını savunmak gerektiğini anlatıyor. peki birbiri ile başka türlerden aynı şeyi söyleyen bir marş ve hitabenin karşsında kim ne için duruyor? sanıyorum yarası olan gocunuyor. o gocunanların yakında istiklal marşını kaldırmak için yaptığı el altı çalışmaları iyi okumak lazım...
şimdi kendimize sormamız gereken şeyler var. biz nasıl bir milletiz ki, istiklal marşımızı bilmiyoruz?
ülke olarak zaten cehalet içinde yüzüyoruz da, bu kadarı pes...
kendi değerlerimizi bilmiyoruz yahu, daha ötesi var mı?
--spoiler--
-milli marşımız, istiklal marşı, kim yazdı biliyor musunuz?
+fatih sultan mehmet.
--spoiler--
ciddi ciddi çok kötü beste. inanılmaz yerlerde kesintilere uğruyor. tam celalleniyoruz, gaza geliyoruz "tüten en son ocak o be!" diyoruz ve kesiliyoruz lan. hani garsonun müthiş makarnayı fesleğen sossuz getirmesi gibi birşey. "nim milletimin" kısmını ise gayet naif bir makama inerek, ılık ılık söylüyoruz. biri de çıkıp "n'oldu olm ya? sinirliydik az önce" demiyor. işte bunun gibi birkaç daha yer var da yazmaya üşendim şimdi.
ayrıca bu kötü beste yüzünden çoğu insanın istiklal marşı'nı besteli bir şekilde söylerken anlamlarını anlayamadığını ve içten söyleyemediğini düşünüyorum. zira bütün cümleler, hatta kelimeler ayrı ayrı okununca saçma sapan bir şey çıkıyor ortaya. şahsen ilkokul 5.sınıfa kadar larda yüzen bir alsancak aradım, bulamadım.
beste konusunda italyan milli marşı kesinlikle efsanedir mesela.
ha bu saatten sonra değişir mi?
tabiki de hayır
böyle söylemeye devam edeceğiz fakat keşke böyle mükemmel sözlere daha iyi bir beste yapabilselermiş üstadlar.
maneviyatı çok güçlü, asla unutulmayacak ve dillerden düşmeyecek Zeki Üngör destekli Mehmet Akif eseridir. istiklal marşına dair üzücü bir şey var ise o da şimdiki karaktersiz bazı şahsiyetlerin kısa bir süreliğine bile dayanamayıp saygı göstermemesidir.