"istiklal Marşımız Romanyalı askeri bando bestekarı Ion Ivanovicinin 1892de bestelediği Carmen Slyva Valsinin düpedüz girişteki ölçülerinden alınmıştır."
Bu iddia Ozan Yarman'a ait. Bu konuda bir de karşılaştırmalı klip hazırlamış kendisi. Klibin linki aşağıda:
Ozan Yarman'ın bu konudaki yazısını ayrıntılı olarak aşağıdaki linkte okuyabilirsiniz.
artık değişmesi gerektiğine inandığım, milli marştan ziyade bir cihad fetvasına benzeyen, demokrasi ve cumhuriyet'le doğal olarak alakası olmayan anayasa korumasına alınmış marş.
müzikal olarak ise tam bir faciadır ve bu facia bile yıllardır değiştirilememektedir.
mehmet akif ersoy tarafından yazılan ve zeki üngör tarafından bestelenen, ulusumuzun milli marşıdır.
*
çok az millete bu kadar anlamlı, bu kadar edebi olarak incelmiş bir marş sözü nasip olur.
artık ilköğretim kitaplarından kaldırılması planlanan milli marşımız. bize bu vatanın ne zorluklarla ve mücadele içinde kanla, emekle kazanıldığını ve gençlikten atalarımızın beklentilerini anlatan böyle müstesna bir eseri, milli değerimizi hiçe sayan ve durdurulamayan bir iktidar yaptırımı daha!
her duyduğumda tüylerimi diken diken yapan, göğsümü kabartan, türklüğümle gurur duymamı sağlayan milli marşımız.
her satırı ayrı ayır vurur insanı, beni en çok etkileyen dizeleri şunlardır;
Rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
tüm ümmetçiler gibi marşın yazarı mehmet âkif ersoy'a da çekince ile bakarım. zaten her ne kadar bu halini sahiplensem de, farklı bir marş olmasını hatta özellikle halkın içinden gelmiş olmasını tercih ederdim. ısmarlama milli marş da ancak bizden beklenirdi.
zamanı tutaydı, devlet de nâzım'ı taşlamayaydı; davet, ne de güzel bir milli marş olurdu.
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!
bu ülkenin marşıdır. içinde türklülükle ilgili bir kelime bile geçmez. zira mehmet akif arnavuttur ve buradaki millet islam milletidir. mehmet akif'in şiirlerini bilen dönemin islam ümmetini ne kadar ağır eleştirdiğini de bilir. neyse gelelim marşa. yıllar önce japon eğitim uzmanları türkiye'ye gelir adamlara çanakkale şehitliği gezdirilir. adamlar harika bir yer çocuklarınızı getirmelisiniz biz ilkokula başlayan her çocuğu önce hiroşima ve nagazaki şehirlerine götürür ve nasıl bir felaketten buralara geldiğimizi gösteririz demişler. ve bugün gelinen nokta istiklal harbinin ruhunu en iyi anlatan şiir olan istiklal marşı'nı kitaplardan çıkarın demeye geldi iş. tamam her hafta başı ve hafta sonu okumak hatadır ama çocuklara bu harika marşı öğretmek bir vatan görevidir.
Türkçe'nin en güzel şiiridir.Eğer yarışmada , Mehmet Akif Ersoy gelmeden şiir seçselerdi , milli marşımız bu kadar güzel olmayacaktı.Bu marş çok güzel gerçekten de.
Ta ki dil anlatım hocam beni bu marştan soğutana kadar.
Sırf abisi mi ne kitabı yazmış diye bize "istiklal marşı istiklal marşı 41 dize 41 yorum"diye kitap alıp yazılı yapıyor o kitaptan bizi. "Arkadaşlar istiklal marşını araştırın , sizi yazılı yapıcam" desen neyse. 30 lirayı dandik kitaba veriyoruz.Zaten her yerde yazan bilgileri saçma bi kitapta toplamışlar.
türk insanının maneviyatını içinde barındıran muazzam bir eser. bestesi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. sanki millet ne denildiğini anlamasın diye uğraşılmış beste yapılırken.
türklerin, kürtlerin, lazların, zazaların, bilimum anadoluda yaşayan tüm insanların vatanlarını korumak için kanlarını veridiğini, bağımsızlığın kolay kazanılmadığını anlatan her türkiye vatandaşının ilham alması gereken şanlı marşımız.
12.03.1921 istiklâl Marşı nın TBMM' de kabul edilmesinin üzerinden 91 yıl geçmiş.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
mehmet akif ersoy bir gece saat üç civarları kan ter içinde yatağından sıçramış, etrafına bakıp kalem bulamayınca çakı bıçağıyla istiklal marşının üçüncü kıtasını duvara kazımıştır.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
üstat mehmet akif in o gece uykusunu kaçıran bu gerçek, 90 yıldır bazı kişilerin uykusunu kaçırmaktadır.
türkiye cumhuriyeti devleti'nin milli marşı olan 'istiklal marşı' 12 mart 1921 günü mecliste kabul edilmiştir. kabul edilmesi sırasında bütün vekiller ağlayarak ayakta alkışlamışlardır. bu sırada marşın yazarı aynı zamanda dönemin milletvekili olan mehmet akif ersoy meclisten uzaklaşmıştır, birçok insana göre bu onun alçakgönüllülüğünün göstergesidir.
bugün istiklal marşı'mızın kabulunün 91. yıldönümüdür. istiklal marşı'mıza gönül veren herkes için kutlu olsun. gönül vermeyenlere ise bu yüce marşı bir kez daha okumalarını öneririm.