evet en son bas gaza şarkısının klipini izledikten sonra bu kanıya vardım ki; kliplerindeki oynattığı kızların çoğu nataşa'lara benziyor yahu.
(bkz: güzel vücutlar boş suratlar)
şimdilerde 'bas gaza' adlı albümünü piyasaya süren ve aynı ismi taşıyan şarkısıyla caddeleri, clubları, arabaları, sağı, solu fethetmiş bir şarkıcımızdır. altyapısı gayet iyidir. çaktırmasam da dinlemeden edemem kendisini. (bkz: yurtseven kardeşler)
ayrıca son şarkısı araba kullanırken dinlendiğinde kanımca kazalara sebep olacaktır..vatandaşlarımızın bazıları gazla çalışmaktadırlar.
(bkz: bas gaza)
kendini bu kadar sevdirdi ve bu kadar albüm sattıysa heralde gerçekten işini iyi yapan bir adam. ama göründüğü kadarı ile çoğu sözlükçünün tarzı değil bu sebeple şamar oğlanı olmuş.
kanaltürk haber bülteninin yabancısıyım ve yalancısıyım. zira zaplarken denk geldi. kayseri konserine bir saat geç çıkmış ve sahneye bilimum zerzavat yağmış, çıktıktan sonra herkes coşmuş eğlenmiş. konser sonrasında da kendisini göremeyen 13 yaş civarı kız arkadaşlar baygınlık geçirmiş. budur. bas gaza iso bas gaza. bas derkende malum organını michael jackson gibi sok sok hareketini yapıyor. ve bu adam bu kusunç parçayı milli takımımıza atfediyor.
korsana çözüm bulmasını yürekten istediğim kişi. bu şekilde şarkılarını cafelerde falan da çalamazlar bizim de kulaklarımız sağlıklı bir şekilde ömrünün sonuna kadar mutlu yaşar.
mutasyona uğramış adına ilham olan yurtseven kardeşler'den ilk ayrıldığında, ismini hatırlayamadığım bir gece haber programında görmüştüm zatiallerini. spiker anons ederken şöyle dedi;
''ve işte karşınızdaaaa, grubundan ayrılıp solo albümünü yapan şarkıcı geliyoooor! ismail yeekaaaaa!''
durdum baktım önce. yurtseven kardeşler'i çıkarmaya çalıştım, beceremedim.. gözlerimin önünde bu film şeridi baştan sona bir anda sararken, karşımda ''turkish robocop'' beliriverdi.
alnına bir dövme yapmış ne idüğü belirsiz. hani şu üniversiteyi silahla basıp gündeme oturan bir milliyetçilik maskesi altında b.ok yiyen var ya, onun gibi işte.. neyse.. baktım dövmenin anlamını da çıkaramadım kendisi gibi.. aradan 30 saniye geçti geçmedi leş gibi terlediğinden dövme akmaya başladı. yüzüne gözüne bulaştı her yerine.. ''allah'ım yarabbim, kim lan bu duygusal terminatör'' deyu kendimi gülmekten alamadım uzunca süre. hareketler falan michael jackson tarzı ile club dansının kokteyliydi..
daha fazla dayanamadım elbet, bastım kumandamın üstüne ne denk gelirse..
aradan yıllar geldi geçti, tüm halkın tanıdığı birey halini aldı bu duygusal terminatör..
müzik zevk işidir, herkesin bir zevki vardır saygım bir yana. lakin bu robocop'un konserine giden insanların, eğlencede yeni çığırlar açmak adına gittiğini düşünmüyor değilim cidden. hangi insan, hangi mantık ''bas gaza'' deyu duygusallaşabilir, ''allah belanı versin'' naraları atabilir aklım almıyor. tamam toplum olarak arabesk insanlarız, kabul.. ama bizim arabesk anlayışımız da bu değil ki..
bu muhteremin yerinde olsam utanırdım.
''beceriksizliğimden mi utanayım, insanların yüzde 90 gibi bir oranı benimle alay ediyor yoksa bundan mı utanayım?.. yok abi tarzım yok bir kere, dans edemiyorum, şarkı söyleyemiyorum.. ne işim var lan benim bu soytarılar dünyasında! popüler kültür ayağına maskara oldum resmen..'' diye uzun uzun iç hesaplaşmalar yaşar, murat kekilli gibi köyüme kesin dönüş yapardım..
bu gece gülben ergen in sürpriz adlı programında klavyeden kanun a kadar pek çok müzik aletini başarıyla çalmış kendisi kakkındaki 'bu adamdan bi halt olmaz kıro ya'şeklindeki kişisel görüşlerimi bir anda değiştirmiş ve önyargımdan utanmama sebep olmuştur.
gülben ergen'in süpriz programında bir çok enstrümanı çalma yeteneğine sahip olmasıyla 'olum bu herifte boş değilmiş hani. beyin varmış olum.' gibi düşünceler uyandıran sempatimi kazanan daha sonra ise üzerine şarkı söyleyip bütün güvenimi yıkan şahsiyet.
piyasadaki çoğu popçudan çok daha kaliteli ve eğlenceli müzik icra eden adam. şarkılarının içinde türküden elektronik müziğe metale ve r&b'ye kadar tonlarca öğe barındıran adamdır. şarkı sözleri çok basit diyenlere ise müzik dinlemek yerine kitap okumayı tercih etmeliler.
geçende konserine gittiğim şahıs. yok öyle değil, istemimin dışında oldu.
amcamın oğlu bingöl'de dişçi. diyarbakır'da nişanlandı, nişanlısı ailesinden bi'kaç kişiyle sinop-türkeli'ye, bizim oraya tatile geldi. onlarla yemeğe gidilirken amcaoğlu olarak ben de katıldım. derken oradan babam beni bırakmadı, annem ve dayımların yanına götürdü. oradan da atladık bi' yerlere gitmeye başladık. n'oluyo demeye kalmadan komşu ilçe çatalzeytin'deki yerel festival dahilindeki ismail yk konserine gitmekte olduğumuzu anladım. neyse dedim, olan oldu.
derken vardık konser alanına, ben uzakta bi' arabaya dayandım, kolları bağladım bekliyorum. gören beni arabanın sahibi de yolcuları bekliyor sanır, bi' de sen git o kadar bmw'nin, jeep'in içinde kartal'a yaslan. neyse. şimdi sunucu baştan nasıl bir konser olacağını müjdeledi.
"yıl 1993. türkiye'de pop şöyle falan filan... yıl 1998, türkiye pop top cart curt... yıl 2002, bi' şeyler... yıl 2004, bir şarkıcı yükseldi falan filan. evet ismail yk geliyor."
gibi bi' şeyler söyledi.
neyse, bi şarkıyla geldi adam, söyledi falan. yalnız ilk şarkıda dikkatimi çekti, hani şarkılarda arada melodik bağırılır ya, ya hani james yeah diyor, rap'çiler yo diyor falan, bu adam "aaa" diye bağırıyor. yalnız melodik değil, adam bildiğin dişçiye gitmiş uyuşturmadan diş çektiriyo lan. aaa diye böyle. ben haftada iki saat gördüğüm müzik dersiyle ondan iyi "aaa"larım valla.
neyse şarkıdan sonra milletle samimiyet olayına girdi. "iyi ki doldu buralar ya falan" gibi. ben de orada tavşana fal çektirten amcanın tavşanıyla bakışıyorum. tavşan böyle "bu ne lan" der gibi bakıyor bana.
derken adam bi' şarkı daha söyledi. ondan sonra bi' muhabbet açtı. bi' arabanız olsa, yanınızda manitanız olsa gaza basar mısınız, yoksa gittiğimiz yere sağ salim varır mısınız gibisinden. yalnız adam şarkıyla ilişkilendiricem diye gaza basmayı kullanıyor, uyduramıyor da. ben tiksindim millet "eüüyyh" gibisinden çığlıklar atıyor.
şarkıyı söyledi. falan filan derken dayım da aklı başında adam, çocukları falan bıraktı. biz gittik kafenin birinde çay içtik. sıcak sıcak.
sanatçı olmasaydım ressam olurdum diyecek kadar ileri görüşlü, sanatsever, muhteşem kişilik, söyleyecek laf bırakmayan adam.
insan olmasaydım maymun olur evrim geçirir yine insan olurdum*
kürtler kasetlerimi almasın, dinlemesin demekle beni sevindiren insan...sonunda foyası ortaya çıktı, çevremdekilere o kadar diyordum bu adam değmez diye...neyseki kendisi de bunu ispatladı, saol iso...bir daha sesin kulaklarıma gelmeyecek, olleeyyy....