bugün ismail cem'in ölüm yıldönümü. kimdi ismail cem?
ismail cem burjuvazinin 2000'lerin başında akp'de karar kılmadan önce hazırladığı siyasetçilerden biriydi. bugünkü "akp" projesi, avrupa ülkelerinde olduğu gibi, düzen içi sol bir partiyle de işleyebilirdi. eğer olsaydı, bu partinin başında ismail cem bulunacaktı.
nasıl erdoğan belediyeciliğiyle, hapis yatmış mazlum imgesiyle "satılabilir siyasetçi" olarak uygun kıvamı aldıysa, ismail cem de yıllardır sorunlu olduğumuz yunanistana uzatılan zeytin dalını elinde tutan siyasetçi (dışişleri bakanı) sıfatıyla kitle desteği alabilecek hale gelmişti. erdoğanın "kabadayılığı" varsa, ismail cemin de "saygınlığı" ve aydın kimliği vardı vb.
burjuvazinin ismail cemde cisimleşen sol parti projesini sakıp sabancı birkaç yıl öncesinde şöyle dile getirmişti... http://iscimucadelederneg.../01/ismail-cem-kimdi.html
"ulan felek! kahpe misin değil misin bilmem ama benden yana değilsin. körolasın..." der çiçek abbas elindeki tek umudu alındığında.
senelerce düzelecek diye beklediğimiz türk solunda kime el attıysak, kimi istediysek hep elimizde kaldı. önce ahmet piriştina, sonra ismail cem.
o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler...
gittiler,
ve geride onlara ümitlerini bağlayan insanları yine yalnız bıraktılar.
kendisi en önemli sosyal demokrat temsilcilerindendi. Temiz, dürüst ve ahlaklı siyaset yapan, konuşmalarıyla ve kitaplarıyla ne kadar bilgili olduğunu gözler önüne seren, siyasetçi olmak isteyenlerin idol aldığı, özlenen ve sevilen güzel adam... ''Adam gibi adam'' olan ender siyasetçilerden.
reşit olup oy kullandığım süre boyunca desteklediğim sevdiğim tek siyasetçiydi. yattığı yerde huzurla uyusun, mekanı cennet olsun. bugünkü ölüm yıl dönümünde, günümüzdeki çirkin siyasi tartışmaların kaosunda kendisini yürekten saygıyla anıyorum.
Türkiye tarihinin en başarılı hariciye nazırlarından yani dışişleri bakanlarından biridir kendisi. Biraz daha yaşı ilerlemiş olanlar için sadece başarılı bir dışişleri bakanı değil aynı zamanda Türkiye yayın dünyasının temel taşlarından biridir. Bülent Ecevitin tavsiyesi ile Trtnin başına gelen, yıllarca yapılamayan (ondan sonra da uzun süre yapılamayacak olan) temizliği ve yenilikleri 400-500 güne sığdıran, güçlünün dediğini yapmadığı için koltuğunu altından çekip almak isteyenlere bir şövalye edasıyla karşı koyan pis(!) bir burjuva. Burjuva demişken bir anektodu paylaşmak doğru olacaktır. ismail Cem bir burjuva ailesinin çocuğudur. Hiç bir zaman sokağın nabzını tutmuş, mahalle aralarında büyümüş biri değildir. Kolejlerde öğrenimini tamamlamış, Lozanda yüksek öğrenimini tamamlamış bir öğrencidir. Babası Nazım Hikmet tarafından tek sevdiğim burjuva nitelemesine yakıştırılmış biridir. Çalıştığı gazetelerde aynı soyadını taşıdığı Abdi ipekçinin akrabası olduğundan dolayı yer bulduğunu iddia etmelerinden korkup sadece ismail Cem imzasını kullanan , daha sonra akrabalıklarının ortaya çıkması üzerine sırf inadından dolayı mahkeme kararıyla soyadını Cem olarak değiştiren inatçılığı da dikkat çeker...
ona karşı vazifemi yapmış olduğumu düşündüm hep ölümünden sonra. yüzdesi çok düşük bir oy oranı ile seçimlerden çıktığında, ben o yüzde iki bile olmayan seçmenlerinin arasındaydım. oyumun boşa gittiğini hiç düşünmedim. türkiye'nin ve dolayısıyla çocuklarımın geleceğini şekillendirmesini istemiştim. ömrü vefa etmedi, etse de olabilir miydi bilmiyorum. aydınlık bir yüzdü benim için, geleceğe dair ümitti. rahmet diliyorum.
kemal derviş'in dolmuşa bindirdiği kibar kişi. dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olan zat. canlı yayında sözleşip yola çıktığı yol arkadaşlarını dolaylı olarak itham etmiştir, diplomatça. sözü namus olarak telakki ederiz manasına bir şeyler demişti rahmetli.
zamanında dış işleri bakanlığı yapmış, ecevit'in çok sevdiği bir insandı. bu arada trt tarihinde kendisi bir efsanedir. 24 ocaktada kendisi dünya'ya gözlerini kapamıştır.
rahmetli siyasetçi. ecevit döneminde dış işleri bakanlığı yapmış, daha sonra yeni türkiye partisi'ni kurarak kendi yolunda ilerlemeye çalışmış fakat sağlık sorunları buna izin vermemiştir. oldukça dürüst bir insan görüntüsü vermiştir, hatta öyledir.
2 yıl önce bugün aramızdan göçüp gitmiş olan, adam gibi adam. ermeninin tekiyle yakın tarihlerde toprak olmuş olup, bu ülkede onun kadar ses getirmemiş kişiliktir. tekrardan toprağı bol olsun.
içten ve dolaysız görünümüyle az önce rüyamda belirmiş, baki dünya mensubu. iyiliğe mi yatkındı, yoksa kötülüğe mi elvermiyordu bilmiyorum fakat; sanata, insana ve insani değerlerin getirisi tadında lazım gelen her bir niteliğe katkı ifadesiydi.
bu rüyalar da [bazen kabus olabiliyor işte] adam olmaz üstat; bir gün ajdar, öteki gün sen. hadi hayırlısı. yavşak olmuş halet-i ruhiyeme binaen affola. rahat uyu.
dis isleri bakani olarak, turkiye'nin karizmasini bir nebze de olsa bir donem toparlamis , super bir insandi. burokrasi'de ki basarisini siyasi arena'da gosteremedi ve teskilatlanmasini tamamlayamamis bir partinin* lideri olarak genel secimlere girdi.
cok erken yasta fevat etmis, bu vatan evladinin dahi kiymetini bu millet bilemediyse, neden bu millet icin caba sarf edip, siyasete gireyim ki? sorusunu her gun aklima getiren bir hayat hikayesinin basrol oyuncusudur kendisi.