zamanında dış işleri bakanlığı yapmış, ecevit'in çok sevdiği bir insandı. bu arada trt tarihinde kendisi bir efsanedir. 24 ocaktada kendisi dünya'ya gözlerini kapamıştır.
kemal derviş'in dolmuşa bindirdiği kibar kişi. dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olan zat. canlı yayında sözleşip yola çıktığı yol arkadaşlarını dolaylı olarak itham etmiştir, diplomatça. sözü namus olarak telakki ederiz manasına bir şeyler demişti rahmetli.
ona karşı vazifemi yapmış olduğumu düşündüm hep ölümünden sonra. yüzdesi çok düşük bir oy oranı ile seçimlerden çıktığında, ben o yüzde iki bile olmayan seçmenlerinin arasındaydım. oyumun boşa gittiğini hiç düşünmedim. türkiye'nin ve dolayısıyla çocuklarımın geleceğini şekillendirmesini istemiştim. ömrü vefa etmedi, etse de olabilir miydi bilmiyorum. aydınlık bir yüzdü benim için, geleceğe dair ümitti. rahmet diliyorum.
Türkiye tarihinin en başarılı hariciye nazırlarından yani dışişleri bakanlarından biridir kendisi. Biraz daha yaşı ilerlemiş olanlar için sadece başarılı bir dışişleri bakanı değil aynı zamanda Türkiye yayın dünyasının temel taşlarından biridir. Bülent Ecevitin tavsiyesi ile Trtnin başına gelen, yıllarca yapılamayan (ondan sonra da uzun süre yapılamayacak olan) temizliği ve yenilikleri 400-500 güne sığdıran, güçlünün dediğini yapmadığı için koltuğunu altından çekip almak isteyenlere bir şövalye edasıyla karşı koyan pis(!) bir burjuva. Burjuva demişken bir anektodu paylaşmak doğru olacaktır. ismail Cem bir burjuva ailesinin çocuğudur. Hiç bir zaman sokağın nabzını tutmuş, mahalle aralarında büyümüş biri değildir. Kolejlerde öğrenimini tamamlamış, Lozanda yüksek öğrenimini tamamlamış bir öğrencidir. Babası Nazım Hikmet tarafından tek sevdiğim burjuva nitelemesine yakıştırılmış biridir. Çalıştığı gazetelerde aynı soyadını taşıdığı Abdi ipekçinin akrabası olduğundan dolayı yer bulduğunu iddia etmelerinden korkup sadece ismail Cem imzasını kullanan , daha sonra akrabalıklarının ortaya çıkması üzerine sırf inadından dolayı mahkeme kararıyla soyadını Cem olarak değiştiren inatçılığı da dikkat çeker...
reşit olup oy kullandığım süre boyunca desteklediğim sevdiğim tek siyasetçiydi. yattığı yerde huzurla uyusun, mekanı cennet olsun. bugünkü ölüm yıl dönümünde, günümüzdeki çirkin siyasi tartışmaların kaosunda kendisini yürekten saygıyla anıyorum.
kendisi en önemli sosyal demokrat temsilcilerindendi. Temiz, dürüst ve ahlaklı siyaset yapan, konuşmalarıyla ve kitaplarıyla ne kadar bilgili olduğunu gözler önüne seren, siyasetçi olmak isteyenlerin idol aldığı, özlenen ve sevilen güzel adam... ''Adam gibi adam'' olan ender siyasetçilerden.
"ulan felek! kahpe misin değil misin bilmem ama benden yana değilsin. körolasın..." der çiçek abbas elindeki tek umudu alındığında.
senelerce düzelecek diye beklediğimiz türk solunda kime el attıysak, kimi istediysek hep elimizde kaldı. önce ahmet piriştina, sonra ismail cem.
o güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler...
gittiler,
ve geride onlara ümitlerini bağlayan insanları yine yalnız bıraktılar.
bugün ismail cem'in ölüm yıldönümü. kimdi ismail cem?
ismail cem burjuvazinin 2000'lerin başında akp'de karar kılmadan önce hazırladığı siyasetçilerden biriydi. bugünkü "akp" projesi, avrupa ülkelerinde olduğu gibi, düzen içi sol bir partiyle de işleyebilirdi. eğer olsaydı, bu partinin başında ismail cem bulunacaktı.
nasıl erdoğan belediyeciliğiyle, hapis yatmış mazlum imgesiyle "satılabilir siyasetçi" olarak uygun kıvamı aldıysa, ismail cem de yıllardır sorunlu olduğumuz yunanistana uzatılan zeytin dalını elinde tutan siyasetçi (dışişleri bakanı) sıfatıyla kitle desteği alabilecek hale gelmişti. erdoğanın "kabadayılığı" varsa, ismail cemin de "saygınlığı" ve aydın kimliği vardı vb.
burjuvazinin ismail cemde cisimleşen sol parti projesini sakıp sabancı birkaç yıl öncesinde şöyle dile getirmişti... http://iscimucadelederneg.../01/ismail-cem-kimdi.html
sosyal demokrasiyi türkiye'de sistemleştiren insanlardan biridir. genel kültürü yüksek, deneyimli ve birikimli bir insan olmasına rağmen çok başarılı bir politikacı izlenimi uyandırmamıştır şahsımda.
kemal derviş ile birlikte kuracağı ve büyük ihtimalle ilk seçimlerde ana muhalefet/iktidar olacak oluşumun temel taşıydı. zamansız kaybetmemiş olsak, bugün farklı şeyler olabilirdi.
çok sakin bir şekilde derdini anlatıyor; zekasını belli ediyor bu şekilde. he bir de r'leri söyleyemiyor, bu durum çok sempatik kılıyor kendisini.