ismail cem

entry142 galeri22
    49.
  1. koyu sosyalist olmasına rağmen sağcı çevrelerce de sevilen, eğitimli, yapıcı, kendinden çok ülkesini düşünen, kalite bir adamdı. o ve onun gibilerini istiyoruz meclisimizde. kemal derviş tarafından da satılmıştır.

    ha bir de böyle durumlarda alkıştı, yürüyüştü tamam da, fatiha olayını unutmayalım derim, o daha makbül şahsa bundan böyle. mekanı cennet olsun. bu ülkeye bir damla katkısı olanın yeri orası olmalı.
    2 ...
  2. 50.
  3. ÜLKEMiZDE ENDER YETiŞEN BiR BEYNi KAYBETTiK.ALLAHTAN RAHMET DiLER YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DiLERiZ.
    3 ...
  4. 51.
  5. iyi bir siyasetçi, devlet adamı, bürokrat, trt'de de görev yapmış gazeteci ama her şeyden önce bir beyefendi. ölümü gerçekten istediği gibi sessiz sedasız olmuştur. dış işleri bakanlığı görevini sürdürdüğü yıllarda yunanistan başta olmak üzere diğer ülkelerle esen ılımlı hava onun eseridir. bir dönem kemal derviş'in gazıyla bülent ecevit'e çalım atmış ancak siyasetin ne demek olduğunu iyi bilen başta da belirttiğim gibi iyi bir siyasetçi idi. bugün itibariyle aramızda olmayan allah rahmet eylesin kişisi.
    2 ...
  6. 52.
  7. eğitim olarak inanılmaz bir backgrounda sahip, cv si ile hepimizi kıskandıran, politikacı, sanatçı (şair, fotografçı) kimliği ve yazdığı kitaplarla ( bir tanesi çok ama çok önemlidir"türkiye'de geri kalmışlığın tarihi")yeri dolmaz siyasetçi aydınımızdı. başımız saolsun, rahat uyu ismail abi..
    4 ...
  8. 53.
  9. Örnek kişilikti. Beyefendilik ve uzlaşı kültürünün kalelerinden birini daha kaybetti türk siyaset kurumu. Allah rahmet eylesin.
    2 ...
  10. 54.
  11. eksisozluk bu yuzden boyle guzel olsa gerek. degerli bir insan hayata gozlerını yummus lakin toplasan bilmem kac entry girilmiş. kac kısı paylasmıs fıkırlerını. cok daha onemsenen baslıklar icin

    (bkz: sol frame)
    3 ...
  12. 55.
  13. türk siyasetine belirgin bir estetik duruş ve saygınlık getirmiş çok önemli bir hukukçu, siyaset bilimi ve özellikle dış politika uzmanı, aynı zamanda gazeteci ve hasta yatağında bile kitabını tamamlamaya çalışan bir yazar, çok önemli bir kişiliktir. kaybı hepimiz için doldurulamayacak bir boşluktur.
    2 ...
  14. 56.
  15. 5 adet fotograf sergisi açmış bir sanatçı. bir gazeteci. 34 yaşında trt genel müdür olmuş bir yetenek. bir yazar. bir beyefendi. solda birlik için en çok mücadele vermiş insanlardan biri. bir "yarı yolda bırakılmış". allah rahmet eylesin.
    5 ...
  16. 57.
  17. Tanıdıklarım arasında ölümüne "gerçek anlamda" üzülünecek* tek siyasetçi.

    Düşünüyorum da, biz ülke ve halk olarak onun gibi bir yöneticiyi haketmiyorduk zaten, bize fazla gelirdi.
    4 ...
  18. 58.
  19. vefatının, hrant dink'in ölümünden daha az yankı yapması dolayısıyla üzüldüğüm siyasetçi, devlet adamı, bilgili kişi... Türkiye açısından büyük bir değeri yitirdik.. mekanı cennet olsun, allah rahmet eylesin..
    3 ...
  20. 59.
  21. hayatı boyunca asil bir duruş sergileyen, başarılarla dolu yaşamında belki de tek fiyaskosu yeni türkiye partisi olan, trt'de devrim yaratmasına rağmen görevden alınan, 5 yıl gibi uzun bir süre dışişleri bakanlığı yaparak ülkemizin yurtdışındaki imajını toparlayan güzel bir insandı.
    3 ...
  22. 60.
  23. Cemil ipekçi'nin yakın akrabası, Abdi ipekçi'nin yeğenidir
    1 ...
  24. 61.
  25. Sokak ortasında psikopat cinayetleri, görkemli cenaze törenleri, yazı ve bilim adamlarını hedef almış suikastların yıldönümleri, halkalar çizerek kümeleşen kanlı ve kalın bir zincirin ağırlığıyla göğsünün üstüne çökerken; henüz daha kendisi, taptaze gençliğinin ilk filizlerini sürdüğü günlerinden tanıdığım ismail Cem'in de ölüm haberi gelince...
    Tuhaf bir bıkkınlıkla başını çevirip pencereden baktığın Marmara ufukları, bir kıskaç halinde uzanıyor üstüne...
    ***
    ipekçi ailesi, istanbul'un en önde gelen ailelerinden biriydi. ismail Cem'in babası ihsan Bey, hem Beyoğlu'ndaki birkaç lüks sinemanın, hem de ipek Film stüdyolarının sahibiydi.
    Ama ihsan Bey'in en büyük özelliği, daha Galatasaray Lisesi'ndeyken Nâzım Hikmet'i de tanımış ve onunla saç örgüsü bir dostluğu sürdürmüş olmasıydı.
    ***
    1960'lı yıllarda, Milliyet'te çalıştığım sıralarda; asla zenginlik kokmayan ve zarafetiyle kibarlığı da, yapıştırma olmadığı için insanı yormayan, birkaç yaşlıca dosttan biri de ihsan Bey'di. Arada sırada davetli olarak evine gider, dünyaya sanatsal açılardan da bakmanın tadını paylaşırdık.
    ***
    1963 yılında bir yaz günü ihsan Bey'in, Büyükada'daki evine gitmiştim. Robert Kolej'i bitirdikten sonra, Lozan'da hukuk fakültesinden de mezun olan Cem, isviçre'den yeni dönmüştü. Gencecik bir delikanlı olarak sessizce oturuyordu yanımızda.
    ***
    ihsan Bey, bana dönmüş:
    - Şu bizim Cem, demişti, gazeteci mazeteci, yazar falan olmak istiyor. O kadar iyi bir tahsilden geçtikten sonra, Türkiye'de bu tür maceralara atılmanın tehlikelerini anlatsana şuna...
    Ben de Cem'e:
    - Dinle babanın sözünü; durup dururken belaya kaşınma, demiştim.
    ***
    1960'lı yıllar...
    Bir akşam da, Cemal Sait Barlas'la birlikte Cemil Reşit Eyüboğlu'nun yukarı Fındıklı'daki evindeydik. Cemil Sait, oğlu Mehmet Barlas'ı da orada tanıştırmıştı bana...
    ***
    Yazı emekçiliği, kuşaklar arası farkları unutturu verir, aynı fırının tadını paylaşanlara...
    Bir zamanlar babalarıyla benim aramdaki yaş farkına rağmen sürdürülen dostluk; bu kez de tersine dönmüş bir yaş farkıyla, bendeniz ve hem ismail Cem, hem Mehmet Barlas arasında sürmeye başlamıştı.
    ***
    Hafta sonlarında evlerde buluşup; dünyadan, Türkiye'den, yaveliğe gömülmüş kalemlerden, ülkenin gelişmesini engelleyen hendeklerle çelmelerden konuştuğumuz yıllar...
    ***
    Ailesinin ağırlığı altında kalmamak için, ipekçi soyadını dahi kullanmayan ismail Cem'in; politika okyanuslarına açılacağı ve uzun süreli bir dışişleri bakanı, hatta cumhurbaşkanı adayı olacağı hiç aklıma gelmezdi.
    ***
    Gelmezdi, çünkü ne yazılarında, ne hamasetten arınmış önemli bir eser olan "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi"nde; herhangi bir demagoji beneği bile yoktu.
    Ve Cem bilirdi "politika" ile "bilim" arasındaki farkı ve bilimsel bir tutarlılığın, politik demagojilere ağır basacağını.
    ***
    "Politika"yı, "bilimselliğe" yaklaştırmanın tek yolu da; ekonomik bir şeffaflıkla, kimlerin tongaya bastırılarak okkanın altına gittiğini ortaya çıkarmaktı.
    Türkiye'de ise politika tam bir kurtlar sofrasıydı. Cem'in ne ihtiyacı vardı ki öyle bir sofrada koltuk aranmaya?..
    ***
    Ulus gazetesinde Bülent Ecevit'le de, aynı odayı yıllar boyu paylaştığımız sırada; hiç aklıma gelmemişti Bülent'in de politik bir lider ve başbakan olacağı; o kadar ince tülbentlerden süzülmüş bir damıtılmışlıktaydı ki...
    ***
    Eski yılların şiirsel ve otantik dostluğundan, politikanın doruklarına bayrak dikmiş dostlar az değil bendenizin hayatında...
    Bülent'ten Cem'e kadar, onların tek ortak yönleri; yazıya daha çok ağırlık verdikleri dönemlerde de, bohem bir hayatın "şair, ressam, serseri" cümbüşünden geçmemiş olmaları.
    ***
    1982'de Cem'le Paris'te de beraberdik. Her caddeyle sokağın bir Avrupa başkentinin adını taşıdığı "Avrupa mahallesi"nde, ortak bir avlu içinde mütevazı bir stüdyo kiralamıştı. Kendisi üniversite sitesine geçtiğinde, stüdyoyu bana devretmişti.
    ***
    ismail Cem'in politik hayatı da, fazla bir şey aşındırmadı kendisinde. Ne politika sayesinde tüylendi, ne burnu havaya kalktı.
    Kim bilir ne taktikler, ne kamuoyunu etkileyecek "tavır saptaması" tartışmalarından geçti. Ama her şeye karşın, yine de bir "kalite" örneği olarak kaldı.
    Şayet AB üyesi ülkelerden birinde de bakan olsa, kimse yadırgamazdı Cem'i.
    ***
    Bizim pancar motorunun tuşlarından, beyaz kâğıda dökülen harfler arasında, ihsan ipekçi'nin Büyükada'daki evinde Lozan'dan yeni gelmiş ismail Cem görünüyor. Onu ilk tanıdığım gün...
    Hiç aklıma mı gelirdi, onun yaşadığı hayat filminin bitiminde, Marmara ufuklarının demir bir kıskaç gibi üstüme uzandığını duya duya beyaz bir kâğıda, Cem'in benim gönlümdeki baharını yazacağım?
    ***
    Her şeyin bir bedeli var; uzunca yaşamış olmanın da...
    Gitgide avuntusu bulunmayan acılar, daha çok kuşatmaya başlıyor insanı.

    ÇETiN ALTAN
    3 ...
  26. 62.
  27. asıl adı cem ipekçi ve (bkz: abdi ipekçi)'nin öz kuzeni.
    2 ...
  28. 63.
  29. efendi kişiligiyle ve bir siyasiye yakışabilecek uslubuyla * kendini sevdiren bir insandı.gani gani rahmet diliyorum
    2 ...
  30. 64.
  31. yenilikçi ve ilerici eski gazeteci, başarılı devlet adamı. bazen yanlış insanları dinlediği de olmuştur -kimin olmadı ki.

    keşke, diyor insan hüzünle; keşke, daha fazla olsalar da ismail cem'ler, bürokrasi ve medya ülkeye faydalı hale gelse.
    2 ...
  32. 65.
  33. sahip olduğu cv'yi kıskandığım, adam gibi adam...
    2 ...
  34. 66.
  35. sağ olsaydı da cumhurbaşkanı adayı olsaydı dedirten gönül yaramız..
    gerçi bu memleket iyi adamların sadece sırtını sıvazlar anuna koyayım. bi boka seçmezler.. bize her şey müstehak.. baykal gibi üretim kabızını, tayyip gibi vizyonsuzu, mehmet ağar gibi sığ birini, erkan mumcu gibi ruhsuzu lider yapmışız.. demirel gibi adamları kaç defa seçtik .şimdi gelmiş partilerüstü bilge şirin babayı oynuyor bize. darbe ortamlarını yaratırken neredeydin sevgili şambaba.
    erbakan gibi devlet arazisinin üstüne özel plaj kurmuş, allahtan utanmaz yüzsüzün cebine milyar dolarlar aktarmadı mı gurbetçilerimiz? türkeş ; hır çıkarıp komando kampları açmaktan başka naptı. menderes' i astıran adam olmamak için bir 14' ler palavrası bulup satmadı mı cuntacı dostlarını? özal iyi güzel iletişim çağını başlattı da noldu; cep telefonuyla etek altı görüntü çekmekten başka ne bok yiyo yurdumun teknolojik gençleri.. besmele çekeni yobaz, adalet arayanı gomunist, vatanını seveni ırkçı yapıp kendi bölünmemizi kendimiz yaratmadık mı?

    müstehak bize müstehak..
    7 ...
  36. 67.
  37. 68.
  38. halklar hazır olduklarında liderler ortaya çıkar..
    5 ...
  39. 69.
  40. 70.
  41. tüm bir siyasal yaşamı süresince;

    5 yıl dış işleri bakanlığı,
    4 ay kültür bakanlığı yapmış olan siyasetçi.
    1 ...
  42. 71.
  43. sözlükte, hakkında olumsuz olarak niteleyebileceğimiz neredeyse tek bir entry bile bulunmayan merhum siyasetçi. keşke bu kadar genç ölmeseydi.daha türkiye ye pek çok şey kazandırabilirdi oysa ki. ancak türk siyasetinde bu kadar iyi işler yapan ve örnek isimler nedense çok erken ayrılıyor aramızdan. nur içinde yatsın...
    2 ...
  44. 72.
  45. Türk siyasetinin yeterince değerlendiremediği gerek politacı gerekse insani yanıyla gönülleri fethetmiş özellikle böyle bir dönemde çok özlenen türk diplomasi tarihinin yüz akı eski dışişleri bakanı.
    1 ...
  46. 73.
  47. geçenlerde gazetede seçimle ilgili bir kaç yazı okurken ismi geçen rahmetli. akabinde direk bana 'ya bu adam neden aday olmadı' dedirtmiş ancak sonra merhum olduğu aklıma gelmiştir. başarılı biriydi, keşke yetişebilseydi buralara.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük