kaderin bir cilvesidir adeta ölümü...
allah sanki hrant dink için abartılı bir şekilde üzülenlere bir nazire yapmıştır.
zira hrant dink kendisi ve agos için yaşardı belki ama ismail cem türkiye için yaşardı.
bu bağlamda esas üzüntü nasıl yaşanır galiba şimdi daha iyi anlayacağız.
dürüst ve iyi bir siyaset adamıydı,mekânı cennet olsun.
'' nezaket, gerçek entellektüellik, insancıllık, inanılmaz başarılı bir kariyer ve tahsil hayatı, zerafet, dünyayı en doğru şekilde yorumlayabilme yeteneği, tertemiz bir gazetecilik geçmişi, bitmek bilmeyen bir edebiyat ve sanat aşkı ve dürüstlük aynı anda bir insanda nasıl can bulur? '' sorusunun yurdumuzda bulunan çok çok az cevabından biriydi ismail cem... hayat işte, hep iyilere vuruyor tokadını... Ama yine de sen artık Türkiye'nin ölümsüz siyasal figürlerinden birisin... Karizmatik politikacı ve güzel insan seni hiç unutmayacağız, Türkiye milletine '' ananı da al git'' demeyen, sadece kendi ülke insanlarına ve politikacılarına değil; diğer milletlerin politikacılarına da anlayışlı ve nazik bir diplomasi ile yaklaşan bilgi dolu bir evladını kaybetti, başımız sağolsun...
türkiye üzerine yaptığı araştırmalar ile türkiyenin yetiştirdiği nadide insanlardan biri olduğunu ispatlamıştır. dış politikada eşi bulunmaz bir siyaset adamını kaybettik. ölmemesi gereken bir siyasetçiydi. sonsuzluğa sevgi ve saygıyla uğurluyoruz.
(bkz: toprağı bol olsun)
onun genel müdürlüğü zamanında trt'nin yayın politikası ve yayınlarının kalitesini anlatan ablam; halen trt'nin o kimlik ve kalitesini yakalayamadığını, ve cem döneminde halkın eğitilmesi ile ilgili trt'de gerçekten kaliteli yapımlar olduğunu anlatır dururdu. her insan gibi hataları olmuştur tabi ki.ayrıca türkiye'de geri kalmışlığın tarihi adlı kitabı okunmalıdır. allah rahmet eylesin.
felaket tellalı sol frame sayesinde ölüm haberini aldığım. hüzünlere gark ettiğim, gerçek anlamda insan. müstakbel oyumun sahibi olacaktı. kısmet olmadı, olamadı... sadece siyasi kimliğiyle değil, tüm hayat tarzıyla gençlere örnek olabilecek idealist bir insandı. huzur içinde ol...
sürekli tebbessüm halindeyken görülen güleç yüzüyle gönüllere taht kuran ve gün itibariyle aramızdan ayrılan "adam gibi adam", eski dışişleri bakanı...
hangisinin bildik ki kıymetini, onun bilelim? ilk defa aktı gözyaşlarım 10 kasımlardan başka bir günde bir siyasetçi için. ileriye umutla bakmamı sağlayacak bir elin parmağını geçmeyecek insanlardan biri daha ayrıldı aramızdan. etrafımızdaki aç kurtların kucağına koşa koşa bilinçsizce götürüldüğümüz, kardeşliği ve dostluğu her kim olursa olsun unuttuğumuz, politika da olsa insan olmanın öneminin ne olduğunu unuttuğumuz bu yıllarda belki de bunu bizlere hatırlatacak ender insanlardan biri idi.
peki ne olacak, üzüleceğiz. hep yaptığımız gibi. ve yerine koyabileceğimiz biri geldiğinde yine aynı umursamazlıkla kaybedene kadar sırtımızı döneceğiz ona.
ve aslında başka bir sebepten daha üzgünüm. o da şudur ki; bu ülkenin aydınlık genç nesli olarak adlandırılan her daim sessiz ve elindekinin kıymetini pek bilmeyen topluluğunun, ülkenin gerçekleri, içinde bulunduğu tehlikeler, içeride ve dışarıdaki tehditler, başımızdaki virusten haberdar olabilmesi, amiyane tabirle gaza gelmesi, titremesi ve kendine gelmesi için ancak ve ancak bu şekilde infialler gerekiyor ancak ve ancak. ya bel bağladığımız veya bağladığımızı sonradan farkettiğimiz, ya da kaybedince aaa çok değerli biriydi tuh dediğimiz birilerini kaybettiğimiz zaman ortaya çıkan infial bizi ayağa kaldıran. ve bu değerli insanın aramızdan ayrılırken, son bir kuvvetle içimizde yaratacağı infial de alevlenemeden sönüp gidiyor hızlıca bir çok yürekte, televolelerden, gereksiz gündemlerden, futboldan, abuk subuk bir sürü mevzudan.
kötü günler bekliyor türkiye'yi. her geçen sene daha zor olacak. elimizden almak için her yolu denedikleri ülkemizde tek belini kıramadıkları ordunun bile ekonomik yönden elini kolunu yavaştan bağlamaya başladılar. bir çok ihale, alım, güçlendirmeden vazgeçildi son senelerde. bacaklarımızı kırıp dizlerimizin üzerine çökertmeye çalışıyorlar. 2001 krizinde bir kez çöktük, kalktık. ikincisi çok yakın. pes etmeyecekler. biz ise her zaman olduğu gibi saf saf, bilinçsizce sahilde kum oynayan çocuk gibi ortalıkta dolanalım. ananı da al git buradan diyen biri başında iken ve onu başa getiren bir topluluktan ne beklersin ki zaten. ayıp hepimizin.
gitti bir can yeleği daha. az kaldı gemideki can yelekleri...
hala hrant dink kıyaslarına girenlerin, azmettirici kılıklı siyasilerin koca cumhuriyet tarihi boyunca cirit attığı bu muhafazakar coğrafyada yetki alabildiğince aydınlık işlere imza atmaya çaba göstermiş güzel insan.
ölümünü duyunca hüzünlenidren, 1940-2007 yılları arasında yaşamış, Allah rahmet eylesin dedirten değerli kişilik. 1970 yılında ''türkiye'de geri kalmışlığın tarihi'' kitabını yazmış, bu kitabı da en çok ses getiren kitabı olmuştur. 1974-75 seneleri arasında yaklaşık 500 gün boyunca da, trt müdürü olarak görev yapmış, 1997-2002 yılları arasında da, dışişleri bakanı olarak görev yapmış, 87-91 yıllarında shp'den istanbul milletvekili seçilmiş, dışişleri bakanlığı zamanında da, o zamanlar patlak veren yunanistan sorununu yola koyan kişi olarak da bilinir. son 3 yılını feda ettiği akciğer kanseri'ne maalesef, aynı gün 14 sene önce vefat eden kendisi gibi başarılı bir gazeteci olan uğur mumucu'nun öldüğü gün yenilmiştir...
kıymeti gerçekten de bilinmemiştir. halbuki ne zamandır gelmiş midir böyle, entelektüel, bilgili, duyarlı, hümanist, çevresindeki sorunlara karşı pozitif olabilen bir kişilik... en çok da, ''r''leri söylememesi, konuşması anında, onu daha da, bir şirin, daha da bir sıcak, samimi yapmıştır... allah rahmet eylesindir, geride kalanlarına sabır versindir...
rahmetli ismail cem'e 16 yaşındayken birincilik kazandıran ilk şiiri:
"Bambaşka olur sabah sokaklar
Çöpçü vardır sokaklarda
Ve üşüyen ameleler.
Çöpçüler vardır sokaklarda;
Hepsi sıla hasreti çeker.
Türkü söylerler
Bıyık burup, çöp kokan elleriyle
Küfrederler.
Pislik ve ümit kokar sabahleyin sokaklar,
insanların yüzlerinde okunur iyilik.
Çöpçülerle ameleler vardır sokaklarda,
Yüreğime dokunur
istanbul 1956"
şiirinde dediği gibi sessiz sedasız bir ölüm ile dünyadaki görevini tamamlamış kişi. bu noktadan sonra söylenecek çokta fazla birşey yok. allah rahmet eylesin.
iyi insanları çok seviyor tanrı, hemen yanına istiyor, "tamam" diyor, "bu olayı çözdü, ama herkes yalnız başına bu yolda, kendi başlarının çaresine baksınlar" diyor, o da gitti diğerleri gibi, gaffar okkan gibi, uğur mumcu gibi, aynı günde hemde.. allah taksiratını affetsin.
Bazı kesimlerce kökeni yahudi olduğu söylenen.insanın özünden çok biçimine önem veren az gelişmiş insanlara bilgi ve becerisiyle çok iyi cevaplar vermiş.Şansmıdır kadermidir bilinmez hep devletin sıkıştığı kurumlarına atanmış büyük kurtarıcı olarak görünen. Dışişleri bakanlığı döneminde Türkiyenin sürekli puan kazandığı ama türkiyenin o dönem içte mutlu olmadığı zamanının büyük devlet çalışanı.Allah rahmet eylesin.