cinayet işlediklerini sanan arkadaşlarının sorguda birbirlerini suçladığı zaman cinayet mahallinde olmamasına rağmen "ben yaptım. tek başıma yaptım. kimsenin suçu yok" diyecek kadar arkadaş sever.
sigortalı işe girince sigortam var bana birşey olmaz diyerek 8-10 katlı binadan atlayan, hiçbir şey olmayınca da sebebin evliyalığından değil sigortalılığından olduğunu sanan.
şeytanı temsil eden Benjamin mahallede herkesin aklını çeler ve birbirine düşürürken inadına şeytanın dediklerinin tam tersini yapan.
annesinin evi "renkli bir hayat istiyorum" diye terketmesinden dolayı belki annesi görür ve geri döner diye hep renkli, parlak ve pullu kıyafetler giyen.
babasının ölümünü kabullenemeyip "o söz verdi o gemiyle gelecek" diye yıllardır denize el sallayan. *
--spoiler--
mecnun: abi o son dediğini anlayamdım?!
ismail abi: o gemi bir gün mutlaka gelecek mecnun!
mecnun:ah be abi ne gemiymiş o... gemi de gemi, gemi de gemi... ne var ki o gemide o kadar!?
ismail abi: babam var mecnun!! babam!
--spoiler--
toz duman ettin ismail abi bizi... kül ettin... hiç ettin yemin ediyorum...
ismail abi affet beni. o gemiye el sallama meselesini senin mallığına veriyordum. halbuki o geminin ne acıklı ve safi bir hikayesi varmış. yav kendimden tiksindim.
mecnun: naptın.
ismail abi : midemi yıkattım.
m : naaasıl.
i.a : midemi yıkattım.
m: noldu da.
i.a : bişey olmadı, öyle iç dış bi temizleteyim dedim, o kadan iyi geldi ki mis gibi oldu yemin ediom.
bir dostu olsa insanın yaşlanmaz. ömür geçer , bir ömür hatta.. gemi gelsin diye el sallarız , annemiz görsün geri gelsin çevremizdekiler sönük olduğumuzu düşünmesin diye renkli giyiniriz. bir ıslık ile taksi çağırmayı öğretir de yağmurlu günlerde ıslanmayız mesela.. babasının diktiği yeşilçamın kozalaklarını toplarız. yaparız be ismail abi. kralsın senle ölüme gideriz..