islam hoşgörü dinidir evet. ama bu hoşgörü yalnızca müslüman olmayanlara vardır. müslümanlara zorlama da vardır, şiddet de vardır, öldürme de vardır. diğer dinlere karşı hoşgörü vardır. böyle derler.
lakin diğer dinlere karşı ada bir hoşgörü yoktur islam'da. islam hümanist değildir. hem kendi din mensuplarına hem de başka dinlere karşı saygılı değildir.uygulamaları bu kadar çağ dışıyken hoşgörü ve insancıl özellikler barındırmamaktadır.
islam ı , Alevi yakan bir inanış olarak görenlerin olmadığını iddia olgu. Yavuz un iran seferinde alevi katlettiği iddia etmek tarihi çarpıtmaktır. Nedense kimse Şah ismail in kışkırttığı Alevilerin sürekli sorunlu bölgeler yarattığından ve sebepsiz isyanlar çıkarttığından bahsetmez. Kaldı ki ŞAh ismail bir şii , Anadoludaki olayları çıkartanlar ise Alevi dir. Mezhepleri farklıdır. Benim topraklarımda benim halkımı kışkırtacaksın , ondan sonra hoşgörü bekleyip " katletti " diye yafta yapıştıracaksın. Ayaklanmalar bastırılmasaydı Alevilerin daha çok kan dökmeyeceğini kim garanti edebilirdi ? O dönemin şartlarıyla oluşan olaylara ,bugünden hüküm vermek safdillik olur. Bu mudur beklenen hoşgörü ?! Neyse konudan saptık. Bunları başka başlıklar altında anlatırız.
Tam tamına doğru olmayan bir sözdür. Ne Türkler için nede Araplar içindir. Bu ülkede bugümne kadar din adına bir çok insan öldürülmüş katliam yapılmıştır. Arapalra gelindiğinde ise adam dinini bir elinde keleş bir elinde kuran ile korumaktadır.
(bkz: madımak olayı)
(bkz: maraş olayı)
(bkz: uğur mumcu)
ve bakınız ki daha niceleri...
Bir zamanların afganistan'ı "erkeklerin sakal bırakmak zorunda olduğu, kadınların burkalara hapsedildiği ve yalnız başına sokağa çıkamadığı, kadınlara okuma yazma öğretmenin yasaklandığı" yerdi. peki hoşgörüsüzlük islamiyette miydi? yoksa taliban da mı? kişilerin/devlet yöneticilerinin yaptığı kişisel kurallar ve yasalarla islamiyet'e hoşgörüsüz bir dindir yaftası yapıştırılamaz.
eğer; herhangi bir dini, kendi ideolojiniz doğrultusunda, devlet yönetimine yerleştirmek isterseniz, ister istemez bir otorite oluşturmak zorunda kalacaksınız. bu otorite kişi/kurumların kendi insiyatifleri doğrultusunda başkalarının hür iradelerine engel teşkil edebilecektir. Lakin bu engellik dini değil devleti/yöneticiyi hoşgörüsüz yapacaktır.
islamiyetin bağlanabileceği tek yer kur-an'ı kerimdir. Kimsenin skindirik ideolojisi yüzünden islam hoşgörüsüzdür, islam faşizandir denemez. inanmasanda araştırmak adına eline kur-an meailini alır okursun ondan sonra çıkıp sözlükte dinleri ve inançları eleştirirsin.
islam hosgörüsünü anlatmaya degil sözlük, sözlükler yetmez. amma burda birkac kücük noktaya parmak basmakta fayda görüyorum. 1. islamin hosgörüsünü anlamak icin hosgörü göstermek lazimdir. bu hosgörüyü ortaya koymak icinde hz. ali gibi derya olup, eger "o yapmissa dogru yapmistir" diyerek gecistirip, böyle birseyin olmadigina ihtimal vermek en güzel hosgörüdür. ki madem hz. ali´ye getirilen o insanlar suclu, o cezayla cezalandirmalari normaldir. biz hz. ali´den de zeki degiliz ya! o zamanin sartlarindaki kanunlari bizim bugun yargilamamiz hem yanlis hemde yersiz olur. cennetle müjdelenen bir halifenin yanlis yapmis diyerek suclanmasi akli balig bir müslümana yakismaz. 2. madem hz ali`den acildi mevzu bende bir hosgörü örnegi göstereyim sizlere: hz. ali bir savasta bir kafiri tutup altina alir ve kilicini kaldirip tam kafasina indirecekken adam hz. ali´nin yüzüne tükürür. bunun üzerine hz. ali adami öldürmekten vazgecer ve kilici indirir. adam beni niye öldürmedin diye soruncada: ilk basta seni allah rizasi icin öldürecektim ama sen yüzüme tükürünce nefsim ön plana cikti, seni bu yüzden öldürmekten vazgectim deyince, adam oracikta anlarki bu dava hak, müslüman olur. sözün özü hz. ali´yi hosgörüsüzlükle suclamak, islamin hosgörü anlayisini sorgulamak, örümcek kafaliliktir. dünyaya medeniyeti getiren hak dinimizi bilmeyenlerin islami böyle ucuz safsatalarla mesgul etmesi ne aci degil mi? tarih bilmeyen, büyük-kücük dinlemeyen, kendini 23 bin isik yili uzaktan dev zanneden insanlarda var malesef.
3. islam olmasaydi suanda hosgörü kelimesi bu sözlükte yer almayacakti.
islam ın hoşgörüsüinsanın hoşgörüsü değildir. bu ikisi birbirine karıştırılmamalı.eğer islamı müslümanlar üzerinden değerlendirmeye alırsak elimizde sadece insanın hoşgörüsüzlüğü kalır.
kendisine inandığını söyleyenlerin amelleri ile tartılmakta olan hoşgörüdür. tabi bu ne kadar islam'a bağlıdır, ne kadar onu kendi çıkarlarına alet eden muktedirlere burası tartışmalıdır.
bu bakışla ampirik olarak olduğu da olmadığı da rahatlıkla ispatlanabilir bu hoşgörünün. örneğin dinle ilgili açılan her başlığa "aman da dinime hakaret ettirmem" nidaları ile hakaret döşenen bir mümini görünce kimsenin aklına hoşgörü gelmemektedir.
"öncelikle hangi islam' ın" diye soru sordurtan konu.
hangi mezhebin, hangi tarikatin, hangi cemaatin, hangi ülkenin, hangi hocaefendinin islam anlayışından bahsediyorsunuz?
birinin kuran dan anladığı "kafirleri asla dost edinmeyiniz" iken bir diğeri tam aksini uygulayabiliyor.
biri başörtüsü dinin farzı değil derken bir diğeri tam tersini uyguluyor ve uygulatmak istiyor.
birinin kuran dan anladığı "eşini uyar, seni dinlemezse hafifçe vur ona" derken bir diğeri aynı ayetten daha farklı anlam çıkarıyor.
biri islam devleti diye bir şey olmaz derken bir diğeri dine dayalı bir devlet yönetimi kurmak istiyor.
örnekler daha çok uzayabilir. mesele şu ki, en ideal düşünce ve sistem dahi uygulayıcılarının onu nasıl yaşadığı ile tanınır ve bilinir. hoşgörülülüğü ya da hoşgörüsüzlüğü soyut olan inanç ya da ideolojilerde değil de, daha çok bunları benimseyen veya uygulayan insanlarda aramalı.
konuyu bir başka açıdan ele almak için bakalım dünya tarihine. savaşların, çatışmaların tarafları hep kendilerini haklı görmüş ve tanrı nın hep kendi yanlarında olduğuna inanmış veya inandırılmışlardır. yapılan zulüm ve haksızlıklar için her zaman bir kılıf bulunmuıştur. bugün şeriat diye, allah ın kanunu diye sözde adaleti sağladığını zanneden ülkelerde yaşananlara bakınca herhangi bir hoşgörüden bahsedemeyiz. zira buralarda bireyin yaşaması için gönderilen bir din devletin dayattığı kurallar haline gelmiştir ve böyle bir ortamda dinin hoşgörüsü değil devletin hoşgörüsü söz konusu olur.
sözün özü, dinin hoşgörüsünden ziyade onu yaşadığını iddia edenlere bakmalıyız. hoşgörünün olabileceği ortam ancak insanların başkalarına din ya da başka bir ideoloji merkezli baskı kurmadığı, dayatmalarda bulunmadığı, rahatsızlık vermediği yerde olur.
birilerinin bir tarafına batmasından dolayı islamı yanlış yorumlayan kişilerin hatasını tüm islam alemine yaymak eşekliktir. Ayrıca ibnelerden oluşan bir kavim helak edilmiştir (bkz: lut kavmi) (bkz: pompei) yani ibnelik normal birşey değildir.
öylesine hoşgörülüdür ki, kur'an'Da açıkça "ey inananlar, (islam'a yönelmeyen) babalarınızı, annelerinizi dost edinmeyin..." ya da "islam'ı din edinmeyenlerle boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın," yazılmıştır.
" Muhammed, Allah 'ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler." (fetih suresi 29) islama karsi savasan kafirlere karsi pek cetin olacagiz. onun disindakilere karsi ise yumusaklikla muamele etmek icap eder.
"Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır."
tevbe suresi'nde, farklı inançtaki ana, baba ve yakınları için allah'Tan mağrifet dilenmemesi emredilmiş ve buna istinaden muhammed, kendi öz anası olan emine için, müslüman olarak ölmedi diye dua etmekten kaçınmıştır.
bu listeyi uzatmak gayet kolay ve bu örnekler maalesef bizim insanlarımızın dinsel inancını pekiştirmekte. "islam hoşgörü dinidir," sözü tamamen arapların masalıdır.