çalışmayı sevmemeleri ve islamda bulunan kader kavramını yanlış anlamalarıdır. belki de kader kavramını yanlış anlamıyorlardır fakat işlerine geldikleri gibi yorumladıklarından da olabilir.
islamı kendilerine göre yorumlaması, dış dünyaya kendini kapatması, baskıcı rejim uygulamaları, kadın hakları konusunda esnek olmamaları hatta kadın haklarını yok saymaları ve fazla baskı, başlıca nedenleri olarak sayılabilir.
islam bir inanıştır ve bir devlet bir dine inanamaz bu yüzden o ülke dinin afyonunu kullanan ülkedir.sovyet rusyasındada insanlar birşeylere inanırdı ama ekonomisi kalkındı.
bilimsellikten uzak bir eğitim görmeleridir. herşeyi allah'a havale etmelerinin sonucunda gelişememişlerdir. hırsızlıkları, yolsuzlukları, din tacirlerini saymıyorum bile.
sonuç olarak onlara göre gelişememelerinin bir tek nedeni vardır:
bu ulkelerin insanlarinin hayatlarinda cokca kotu sifatin yer edinmesinden oturudur. dunyayi yaratmis oldugu sebeplere dayanarak yonlendiren tanri, caliskanlik, durustluk, azim gibi iyi sifatlari bunyesinde barindiran toplumlara musluman da olsalar, gayrimuslim de olsalar ilerleme firsati sunar. ayni sekilde rusvet, adam kayirma, dolandiricilik, tembellik gibi kotu sifatlari tasiyan toplumlarin da geri kalmasini saglar. mantikli olan da budur zaten. sonuc olarak olayin islam ulkesi olmak ya da olmamakla bir alakasi yoktur, toplumun iyi ya da kotu sifatlar tasimasi onun geri kalmasini ya da ilerlemesini saglar.
islam ülkelerinin batı medeniyeti veya teknolojisi karşısında zayıf kalma nedenleridir.
Enrtylerin enaz yüzde doksanında gerçek sebepler birbir açıklanmış, tekrar tekrar hepsini yazmaya gerek yok, zaten bilinen şeyler bunlar. Başlıca neden sorgulama eksikliği elbette.
Peki. Tüm bu nedenler yeterince ortaya dökülmüşken, geri kalma sebebi olarak gördüğümüz sorgulamayı neden hala eksik yapıyoruz? Tamamlayalım o zaman... Bundan sonra asıl tartışılması gereken geri kalma nedenlerinden çok aradaki farkın nasıl kapatılacağı, bireysel ve kurumsal anlamda hangi tedbirlerin alınması gerektiğidir.
Ha, aklıma gelmişken... geri kalma sebeplerinin en büyüklerinden biri de, geri kalma sebeplerini sıraladıktan sonra eski tas eski hamam misali mevcut düzenin devam ettirilmesi, bu nedenlerin bilindikleri halde, ortadan kaldırılması için hiçbir girişimde bulunulmamasıdır.
En büyük neden kadercilik anlayışının halkın çoğunda kabullenme şekline bürünmesidir. Bir de yani beş vakit namaz , oruç derken adamların çalışmaya vakti kalmıyor.
herşeyi ben bilirimin getirdiği rahatlıktan dolayı fildişi kulelerinden çıkmamaları.
her türlü olaya dini karıştırmaları*.
birbirlerine düşmüş olmaları.
dış güçlerden güçlü olmalarına rağmen onların maşaları olmaları.
.
.
.
.
.
bu böyle gider. biz bile laik olduğumuz halde türbanı tartışırken araplara haksızlık etmeyelim.
toplam dünya nüfusunun içinde her beş kişiden biri müslümandır.
dünyada yaklaşık 1 milyar 476 milyon müslüman yaşamasına rağmen, son 105 yılda 3 müslüman bilim adamı nobel kazanırken, 14 milyonluk yahudi nüfusundan, 100'ün üzerinde yahudi bilim adamı nobel ödülü almıştır.
islam ülkelerinin geri kalmalarının başlıca sebepleri;
yanlış eğitim veya sıfır eğitim; din eksenli, sorgusuz, araştırmasız, ezberci eğitim.
islam dünyası gayri safi milli hasılatın %0,2 sini araştırma-geliştirme bütçesi olarak ayırır;
hristiyanlarda ise bu miktar %5 oranındadır.
islam dünyası;
bilgi üretemiyor.
bilgi yayamıyor. (kitap-gazete)
bilgi uygulayamıyor.
önce objektif nedenlerle başlayalım:
-hz.muhammedin vefatının hemen arkasından başlayan bölünmeler ve asırlardır süren,pek biteceğede benzemeyen meshep çatışmaları
-bölgelerdeki coğrafi ve ekolojik şartların çok iyi olması dolayısı ile insanların ihtiyaç sıkıntısı çekmemesi ve bunun getirdiği rehavet.mesela japonyaya bakarsak bulundukları konum yüzünden daima çalışıp en ufak imkanlardan bile büyük paylar çıkarmak zorundadırlar
-kendini yönetenlere karşı "kulluk" anlayışı
-özellikle arapların maddi çıkarlarını her kavramın üstünde tutması ve dolayısıyla bir "ekol" oluşumunun olmaması
benim öznel görüşüm ise:
islam medeniyeti bilime yatkın olmasına rağmen hiçbir zaman teknik konularla ilgilenmemiştir.çünkü islamiyet için bilim dini bir anlam taşır,tanrının yaratma sanatını anlamaya yönelik bi amaçtır onlar için.birşeyler bulurlar,matematiği geliştirirler,not ederler.
ancak avrupalı için bilim insani bir anlam taşır.avrupa belki bilimi,islam medeniyetindeki kitapları,yazıları,haçlı seferlerinden sonra kendi dillerine çevirerek müslümanlardan öğrenmiş olabilirler.ama bunlara "teknik anlamlar" yüklemek tamamen onların buluşu ve sanatıdır.bu yüzden islam medeniyeti çok iyi matematikçiler,mimarlar,hesap uzmanları yetiştirmiş olabilir ama aralarında mühendis çok azdır.gerçek anlamda mühendisliği avrupa geliştirmiştir ki bu da zaten yeterince fark yaratacak bir sebep bence.çalışkanlık yönünden islam ülkeleri halen biraz geridedir
bu aslında çok ilginç bir tezattır.olaya müslümanlar vs. hristiyanlar olarak bakarsanız kuran da müslümanlara sürekli çalışmaları,allah adına dünyada verimli olmaları tembih edilmektedir.
incilde ise tam aksine hristiyanların hiç kasmamaları,nasıl olsa vaftiz edildikten sonra günahsız oldukları ve isa'nın bir gün gelip onları kurtaracağı söylenir.ama filistine,mısıra,ırak'a falan bakıyorumda.isa'yı biz müslümanlar daha çok bekliyoruz sanırım
tur bindirmiş, geride görünüyordur*. "o petrol, o para bende olacak yan gelir yatarım, bir şey üretmem" düşüncesine sahip kişilerin zenginin malı züğürdün... misali eleştirmesi neticesidir. bu kişiler her ne kadar bunu inkar etseler bile "piyangodan para çıksa, yatıracan bankaya, her ay faizini yiyeceksin" tarzı konuşmalarıyla ifşa olurlar.