islam da köleliğin kaldırılması

entry5 galeri0
    1.
  1. Köle ve cariye hür bir insanın malı olan, kendilerine ait hakları yok denecek kadar kısıtlı bulunan kadın (cariye) ve erkek (abd) insanlardır.. Kölelik ve cariyelik islam'dan çok önceki devirlerden beri vardır. insanların köle ve cariyelere bakışı, onlara tanıdıkları haklar ve muamele biçimleri de değişik olmuştur. islam geldiğinde dünyada ve Arabistan'da kölelik çok yaygın bulunuyordu. Köleliğin birden kaldırılması sosyal ve ekonomik birçok probleme yol açacaktı; köle sahiplerinin ekonomik ve sosyal hayatları kölelerin varlığı üzerine kurulmuştu. Hayatlarında hürriyeti tanımamış ve tatmamış olan köleler de birden serbest bırakıldıklarında ne yapacaklarını şaşıracak, belki eski efendilerine başvurarak köle olmaların isteyeceklerdi. Bu yüzden islam, köleliği birden kaldırmak yerine önce kölelerin durumunu ıslah etmeyi, onlara -kendi iradeleriyle çalışıp bedellerini ödeyerek hür olmak dahil- bir takım haklar tanımayı tercih etti. Zaman içinde köleliğin tamamen ortadan kalkması için de tedbirler aldı, kurallar koydu.
    Kölelerin durumlarını ıslah için alınan tedbirlere bazı örnekler vermek gerekirse: Kölelere hakaret ve işkence etmek yasaklanmış, sahipleri ne yiyor ve giyiyorlarsa onlara da onların yedirilip giydirilmesi istenmiş, güçlerinin yetmediği veya zorlanacak işlere koşulmamaları, koşulurlarsa sahiplerinin onlara yardım etmeleri emredilmiştir. Bu haklar o kadar geniş tutulmuştur ki Cevdet Paşa bu yüzden şu vecize cümleyi ifade etmek durumunda kalmıştır: "islam'da köle almak, köle olmak demektir."
    Zaman içinde köleliğin tamamen ortadan kalkmasına yönelik tedbirler içinden şu kadarını hatırlatalım:
    a) Bir köle bedelini ödeyerek hür olmak isterse -kölenin durumu müsait olduğu takdirde- sahibi bu teklifi kabul edecek ve ona bazı günler bu maksatla çalışması için izin verecektir.
    b) Kölelerin bedelleri ödenerek azat edilmeleri için zekat bütçesine ödenek konmuştur.
    c) Sahibi, kadın köle ile karı koca hayat yaşar da cariye çocuk doğurursa bu çocuk hür olduğu gibi anasının da statüsü değişmekte, "ümmü'l-veled" adını alan cariye artık alınıp satılır olmaktan çıkmaktadır.
    d) Devamlı köleleştirmenin kaynakları ortadan kaldırılmış, geçici olarak ve daha ziyade misilleme zorunluluğu yüzünden savaş esirlerinin köle olarak gazilere dağıtılması uygun görülmüştür. Bunun dışında hür bir insanı köleleştirmek şiddetle yasaklanmış, Hz. Peygamber (s.a.) "Bunu yapanlar kıyamette karşılarında dâvacı olarak beni bulacaklar" buyurmuştur. Harp esirlerine yapılacak muamele hakkında karar vermek devletin yöneticilerine bırakıldığı için yöneticilerin "karşılıksız salma, bedel ile serbest bırakma, müslüman esirler ile değişme" gibi bir karar vermeleri halinde köleliğin hiçbir meşru kaynağı kalmamış olacaktır.
    e) Yemin edip vazgeçme, Ramazan orucu tutarken cinsel temas yaparak oruç bozma, kaza yoluyla adam öldürme gibi birçok durumda kölesi olana köle azat etme mecburiyeti getirilmiştir. Böyle bir mecburiyet olmadığı halde köle azat edenlere büyük mükâfatlar vadedilmiştir....
    Bütün bunlara rağmen islam tarihinde köleliğin devam etmesi ve bu insanlık ayıbını başka milletlerin, oldukça geç de olsa müslümanlardan önce kaldırmaya teşebbüs etmeleri müslümanların kusurudur; dinlerini iyi anlamamaları, Allah ve Resulü'nün maksadını gerçekleştirme konusunda titiz davranmamaları, dünya menfaatini ahiretinkine tercih etmeleri yüzünden bu böyle olmuştur.
    3 ...
  2. 2.
  3. yalandır.

    islam'da köleliğin kaldırıldığını savunan birine peki neden muhammed'in cariyeleri vardı diye sorun, ve geri çekilip izleyin.

    eee, çünkü kuranda vesaire vesaire, çünkü o peygamberdi vesaire vesaire, o kadınları koruması altına aldı vesaire.

    cevaplar hep aynıdır.
    4 ...
  4. 3.
  5. sen doğrudan kaldırma, sonra "ıslah" etmekten dem vur!.. insanların düzeni, doğru bildikleri allah'ı neden bağlasın? yetimleri evlat edinmeyi engellemek, evlatlığının boşandığı eşiyle evlenmek gibi hususlarda allah o zamanın insanlarının doğru bildiklerine hiç aldırmamıştı.

    madem ki islam'ın emirleri, yasakları, helalleri, haramları ebediyen geçerlidir, köle edinmek helaldir.

    bugün bile müslüman askerler bir kenti işgal ettiklerinde o kentin halkından uygun bulduklarını köle edinebilirler. yakaladıkları kadınlara, erkeklere ve çocuklara köle olarak el koyabilirler. kadınlar cariye statüsünde oldukları için, kocaları sağ bile olsa, nikah gerekmeden onlarla yatabilirler. öldüyse daha kocalarının, çocuklarının cesedi soğumadan esir kadınlarla yatmak serbesttir. esirleri istediklerine satabilirler. kadınları çocuklarından ayırabilirler. bunların tümü dinen helaldir.

    müslüman askerleri ganimetten alıkoymak ise haramdır. ele geçirilen insanlar ganimettir. ganimetin beşte biri devlete aittir. bir islam devletinin, askerleri ellerine geçen esirleri serbest bırakmaya zorlaması islam'a göre zulümdür. zira esirler de dahil, savaşarak elde edilmiş ganimetin beşte dördünün mücahitlere ait olduğu kuran'da bildirilmiştir.

    maide 44'te buyurulur ki:

    "...Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir."

    keza maide 87:

    "Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez."

    durum böyle olduğu için geçmişteki vahhabi ayaklanmalarından biri, osmanlı ingilizlerin baskısıyla köleliği yasakladığı sırada "osmanoğlu allah'ın helal kıldığını haram eyledi, zalim ve kafir oldu" bahanesiyle çıkmıştı.
    1 ...
  6. 4.
  7. kimisine göre islam köleliği kaldırmış, hizmetçiliğe dönüştürmüştür.

    sorular:

    - hizmetçini satabilir misin? çocuklarından ayırabilir misin?

    - hizmetçinle, istemediği halde, nikahsız yatabilir misin?

    - hizmetçi edindiğinde, hizmetçin otomatikman kocasından boş mu olur?

    - hizmetçini dövebilir misin?

    - hizmetçin ayrılmak istediğinde zorla hizmetinde tutabilir misin?

    siz herkesi kör, alemi sersem mi sanırsınız? ağababalarınız ağzına vermiş üç beş yalan bıkmadan geveleyip duruyorsunuz. hadi cahilsiniz anladık ama üç beş soru sormak da mı bu kadar zor?

    başka? efendim "köleyi serbest bıraksan sudan çıkmış balığa döner"miş!

    varsay ki hıristiyansın. ordun müslümanlarla savaşmış, yenilmiş, kentini ele geçirmiş. sen savaşa katılmamışsın bile... elinden karını, kızını, oğlunu alsalar ne düşünürsün? seni köle olarak pazarlarda satsalar ne düşünürsün? asıl o zaman "sudan çıkmış balığa" dönmez misin?

    üstelik seni eşinle, dostunla, çoluk çocuğunla, işinle, gücünle, ticaretinle kendi haline bıraksalar "sudan çıkmış balığa" mı dönersin? niye dönesin? zaten hayatın böyle. tamam atıyorsunuz ama biraz usturuplu atın...

    açıkça görülüyor ki din, bebeklerde bile bulunduğu bilimsel olarak tespit edilen empati duygusunu, insanların bir çoğundan gideriyor. empati duygusu gittiği gibi, sağduyu da kalmıyor. çocukların bile inanmayacağı yalanlara inanıyorlar.
    1 ...
  8. 4.
© 2025 uludağ sözlük