tek başına ruhunuzu kurtaran imandan bağımsız olarak, kurumsal dinlerin hepsi sermayenin halkı gütmek adına kullandığı, zamane koşullarını yansıtan, doğruluk, iyilik, güzellik gibi değerlerden alabildiğine uzak siyasi araçlardır.
havva, gözlerini aden bahçesinde açtığında tanık olduğu ihtişam, akp nin, tarikatların, patron sınıfının islamıyla açıklanabilecek bir ahenk ve güzellik değildi!
kusursuz, eksiksik bir mekan olan cennet bahçelerinde dine, devlete, millete, halifelere, din adamlarına ihtiyaç da yok zaten!
ruhunuzu maddi alemden ve onunla birlikte çürümekten kurtarmaktan için olmadık gaflet dehlizlerinde çare ve teselli arayan sizsiniz.
islamiyet'in kelime anlamı barış demektir. islamiyet ahlaklı ve dürüst bir toplum oluşturmayı amaçlar.mesele burada islâmiyet değil, islâmiyetin algılanışidir. Gazali ile içtihat kapısının kapanmasınin da etkisiyle, bilim ve felsefe alanında gerileyen islâm dünyasının, sömürge çağında edilgen konumda kalması neticesinde etki alanıni arttıran islamcı hareketlerin fıkhı günün koşullarına Uygun Bir şekilde değil Kendi geleneksel anlayışları doğrultusunda yorumlamalarınin ve modern eğitim metodolojisinin gelişmemesi islâm dünyasının geri kalmasında önemli iki faktör olmuştur. günümüzde islamcı hareketlerin tabanını daraltan sosyolojik değişim ise bu cografya dahilinde dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir tarihsel değişimi ifade etmektedir. Konunun derin tarihsel, siyasi ve sosyolojik temelleri vardır. Fakat ana mesele islâm dini değil, dinin tasavvufi ve fikhi açıdan nasıl değerlendirildigidir.
bakalım islam barış dini midir?
- dünya savaşlarını çıkaranlar müslümandı,
- başka bir ülkeye nükleer bomba atan da müslümandı?
- kendi toprağı olmayan toprakları doğal kaynakları için sömürenler de müslümanlar.
- kendi kıtasında bile olmayan yere savaş açıp, sonra yenilip yenilgisi üzerinden tonla kahramanlık filmi çekenler de müslümanlar.
- afrika ülkelerini sömüren, ibret olsun diye ellerini kesen, sonra da onun sembolünü çikolata yapıp satan da müslüman. (sen bozkurt işareti yapınca g.tlerine batıyor ama.)
- önce kendi terör örgütlerini kurup sonra da "yersen" onlarla savaşanlar da müslüman. ne müslümanlarmış be. rakip olduğu dinin kilisesini ele geçirdiğinde cami yapacak bile olsa sanat eserlerine zarar vermeyecek şekilde kapatan, yıllarca kendi toplumu içinde yaşayan müslüman olmayanlara zulmetmeyen bir neslin torunları olarak aramızda bu yorumda bulunanların olması çok acı. bu yaşıma geldim, çevremdeki bir tane müslümanın kimseyi katlettiğini, kimseyi öldürdüğünü görmedim.
bugün ortadoğu dediğimiz yerdeki karşıklıklara bakınca hiçbirinin kaynağının müslümanlar olmadığını görmek, müslüman topraklarında da olsa, zulme uğrayanın, acı çekenin müslümanlar olduğunu görmek, ve hep demokrasi ve barış getirdiğini iddia eden batının bunlara sebep olduğunu görmek bu tezi bir kez daha doğrular. sahi bu coğrafyada batının ne işi vardı ki? afganistan'da, ırak'ta, suriye'de ve filistin'de ne işleri vardı? nasıl bir korku verdin sen kalplerine yarabbim? kuran'ı okuyan, islam'ı araştıran, müslüman oluyorken, nasıl korku varsa kalplerinde kendi çıkardıkları savaşlardan, katliamlardan bile müslümanları sorumlu tutabiliyorlar. sonra da "oslom boroş donodor, hohoho" diye hönkürüyorlar.
islam'ın hoşgörü ve barış dini olduğunu anlatmak amacıyla "Çağrı" filmini çeken Suriye asıllı Amerikalı yönetmen Mustafa Akkad, 2005 yılında Ürdün'de kaldığı otelde islamcı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda kızıyla birlikte hayatını kaybetmiştir...
allah'ın dini islam için evet...
zaten adı da barış dini anlamına gelir ama bazı Müslümanların dini için geçersiz (burada sayısız örnekler verilip aslında - çoğunluğun din algısına göre diye - entry uzatılmamıştır) hatta tam tersi anlayış vardır.
o barışı da kafa keserek katliam yaparak ve ölenlerin eşlerini cariye yaparak sağlamaya çalışır. barış yöntemlerinin sert olduğu doğru ama gerçek islam bu değil...
Din dinin içerisinde sorgulanamaz. Dinliler evirip çevirip ayetlere ve hadislere istedikleri anlamları yüklerler. Sen de hala dinin içinde olan bir insan olarak bu konuda bilmediğin şeyler olduğu için iddiaları içine sinmese de kabul etmek zorunda kalabilirsin. Ama din somut bilimsel gerçekler ile mücadele edemez. Evrim, fizik, astronomi, tarih gibi kaynaklardan edinilen bilgiye göre din diye bir şey olmadığı ispatlanıyor. Bilim 1850 den beri aynı felsefeye yaptığı gibi dini de yenmiş ve bitirmiştir. Üzerine tartışılacak bir şey bırakmamıştır. Gerisi tamamen boş konuşmaktır.