Sanat eserlerinde geometrik desenler arasında hayvan figürlerinin ilk defa görüldüğü ve Atlı kavimler uygarlığının kurucusudur. iskit'leri barbar olarak anmak sadece Türk olduklarındandır.
Tarihçilerin bile haklarında net hükümler veremediği kavim sözlükçüler tarafından gün ışığına çıkarılmıştır.Heredotun kan kardeşleri olan bu sözlükçüler.......
Kökeni netlik kazanmamış barbar-göçebe bir kavim.Bana göre en fazla yine bir iran'i kavim olan Osetlerin atalarıdır.Muhteşem at kullanan ve savaşan bu kavim iyi bir yönetim anlayışından çok uzaktır.Zaten yıkılış sebeplerinin en büyük sebebi büyük bir coğrafyada kontrolden uzak bir yönetim anlayışı benimsemeleridir.isyanlar-Nüfusun azalması gibi faktörlerde iskitlerin sonunu getirmiştir.Nüfuslarının azalması tesadüf değildir.Zira bu halk çok fazla ata binmekte bunun sonucundada erkekleri iktidarsızlaşmaktadır.Ayrıca Heredot The Historieste şöyle bir şeyden söz etmiştir.
''Skythlerden askolon tapınağını yağma etmiş olanları tanrıça çarpmış,Skthlerde bunların işlediği bu günah yüzünden hastalanmış olduklarını söylerler,Skythia'dan geçen yolcular Skythlerin ''Enareler'' dedikleri bu adamların ne çeşit bir hastalığa tutulmuş olduklarını kendi gözleriyle de görürler''
iskitlerde cinsel sapıklıkta yayılmıştı.Erkekleri yolculara mı vurduruyordu yoksa atlara mı fısıldıyordu bilinmez.Temennimiz heredot amcamızın bunu tecrübe etmiş olmamasıdır * .
at kullanmaları ve yarı göçebe olmalarından mütevellit bu kavmin türk olabileceği iddiası vardır. iskitlerin diğer bir adıda sakalardır, osmanlı ordusunda ordunun su ihtiyacını karşılayanlar tabi bu rastgelmiştir muhtemelen ben akıl bulandırmıyım
bu kavimle alakalı yazılı kaynak var mıdır onu bile bilmeyiz ha siz kpss'ci iseniz size göre kızıl derililerde türk olmalıdır, ingilizlerde,çinlilerde,brezilyalılarda, güney osetyalılarda o ayrı.
edit : lan az kalsın unutuyordum, bu toplum avcı savaşçı atçı bir toplum olduğundan kadınları da bu işte baya iyiymiş. amazon hikayeleri bu kadınlardan türetildiğini söylerdi üniversitedeki hocam.
iskitler hakkında bilgi veren önemli kaynaklardan birisi de Hippokratesin eseridir. MÖ 460-377 tarihleri arasında yaşayan Hippokrates, antik adıyla Kos, günümüzdeki adıyla istanköylüdür. Kendisine tıptaki başarılarından dolayı tıbbın babası unvanı verilmiştir. Kendisinin tıp alanında derlemiş olduğu Corpus Hippocraticum adlı büyük eseri, günümüze kadar ulaşmıştır.
Hippokratesin yukarıda adı geçen eserinden başka kitapları da bulunmaktadır. Bunlardan biri de Havalar, Sular ve Mevkiler adlı eseridir. Bu eserin Grekçe aslıyla birlikte Fransızca tercümesi, Hippokratous, Hippokratous to peri aeron, hydaton, topon..., Parisioi, 1816da neşredilmiştir. Ayrıca, The Loeb Classical Library serisi içinde, Grekçe aslıyla birlikte ingilizcesi verilmiştir. Bu çalışma W. H. S. Jones tarafından yapılmıştır. Türkçeye henüz tercümesi yapılmamış olan bu eserin, bazı bölümleri Galip Ataçın iskitlerde Hekimlik adı altında yapmış olduğu bir çalışmasında verilmiştir.
Hippokrates, Havalar, Sular ve Mevkiler adını taşıyan eserinde iskitlerin yaşadıkları coğrafya, hayat tarzları, coğrafya ve iklimin onlara tesiri ve fiziki görünümleri hakkında bilgiler vermektedir. Bizzat iskit Çölü denen yerin otlaklarla kaplı ve sulak olduğunu, arabalarda yaşadıklarını, bu arabaların üstünün keçeyle kaplı olduğunu, arabaların bazılarının iki bazılarının da üç odasının bulunduğunu, bunların yağmura, kara ve yele karşı korunaklı olduklarını bildirmektedir. Kadın ve çocukların arabalarda, erkeklerin ise at üstünde onların yanında gittiklerini belirtmektedir. Hippokratesin verdiği bilgiler Hun, Göktürk ve diğer Türk devletlerini kuran Türk topluluklarının gelenek ve göreneklerine uyması bakımından büyük önem taşımakta ve mukayese imkânı vermektedir. Hippokratesin iskitlerin hayat tarzı, gelenek ve görenekleri hakkında bilgi vermesi ve bizzat görmüş olduklarını kaleme almış olması, onun eserinin kaynak değerini daha da artırmaktadır. (1)
Hippokratesin iskit soylu halklar üzerine intibâlarını içeren bu ifadeler öteki Türk toplulukların yaşam tarzlar ile bire bir örtüşmektedir. Yazar bu ifadelerinden bahsederken bir yerde de iskitlerin pişmiş et yiyip, kısrak sütü içtiklerini bu sütten de Hippace adnda peynir yaptıklarını kaydeder.
Hem kısrak anlamn taşıyan hipp hem Karaçay-Malkarca sözcük ak hem de Yakutça sesli ile biten sözcüğün sonuna eklenen iyelik eki a, -eyi birleştirdiğimizde ortaya kısrak peyniri ~ kısrağın peyniri çıkar.
HiPP --AK-- E = HiPPAKE (Kısrak--Peynir--i = Kısrak Peyniri)
Sondaki sesli olayını diğer iskitçe tanrı adları sözgelimi; Herodotun bahsettiği (iyiliğin, doğruluğun, güzelliğin, erdemin tanrısı anlamına gelen) Argimpasa ya da diğer biçimiyle Artimpasaya tatbik etmek mümkündür. Artimpasanın ikinci hecesindeki baş sözcüğün karşılığı olan pas, Hakasça gibi kimi Türk lehçelerinde de hâlâ aynı şekilde mevcuttur. Buradan kelimeye şu şekilde bir çözümleme yapılabilir.
ERTEM--PAS-- A = ARTiMPASA ( Fazilet--Baş-- I = Fazilet Başı )
Üstteki tetkikler neticesinde, şimdiye dek hiçbir kimsenin düşünmeye yanaşmadığı Grekçe olduğu söylenen HiPPOS sözcüğünün kökeni, Yunanlılara değil lskitlere aittir. türünde bir iddia haklı çıkmıştır. Buna ek olarak, ak sözcüğü iskitlerin Türklüğünü doğrulayacak bir başka dilsel delili daha bünyesinde barındırır.
Mide bulandıran belli başlı ırkçılar tarafından saldırıya uğrayan halk.Batı tarihteki olayları objektif olarak ele alır,insanlarına doğru bilgiyi vermeye çalışır,Kendi kavmine barbar der.Bizimkilerde peynirden ethemden türklük çıkarmaya çalışırlar.Kaynak olarakta Kpss verirler,Ve teknolojik-Ekonomik- her kulvarda tokat üstüne tokat yiyerek batının artıklarını toplamaya çalışırlar.Kızılderilileri Türk yapmaya çalışırlar.Ve batı bunlara totosuyla güler * .
yeniden sinirlerimi körükleyen sayın yazarlar sebebiyle bir kaç söz daha yazmak zorunda kaldım:
iskitlerin, kimmerlerin, iberlerin hepsine yakını neredeyse her zaman irani olarak empoze edilmeye çalışılır. bu dayatmayı bizlere batı yapar ve neden mi yapar hemen söyleyelim: avrupalıların bildiğiniz üzere bir hint avrupa teorisi var herkes bilir. bu hint avrupa teorisine göre bütün avrupa, hindistandaki hint kavimleri, irani fars kavimleri bir atadan gelirler ve ayni dil ailesinde konuşurlar. e iskitlere sınır komşusu olan bir tek güçlü ülke var o da pers ülkesi agamenişler. e doğal olarak bu avrupalılar tarihde süper güç olmuş bir kavmi tabiyki kendi soydaşlarına dayandırırlar. bu insanların soydaş olduklarıda yalandır. ulan bir keltikle bir hintliyi ele alalım hintli olan adam keltçeyi öğrenecek ve bir de türkçeyi öğrenecek emin olun türkçeyi keltçeden kat be kat daha hızlı öğrenir. ancak bir türk hem japonca öğrenecek hem de farsça öğrenecek emin olun ilk önce japoncayı çözer bu dil ailesidir. ama yukarıda belirttiğim keltle hintli örneği tutmuyor aga bunlar kesinlikle aynı dilden gelmiyor. kimmeryayıda irani kavim sayarlar barbar konanı biliyoruz onun ülkesi yani kimmerya. ancak kimmeryayı irani sayarlar ulan tırt bilim adamlarına soruyorum sarışın yeşil gözlü bir irani kavmi varmı koca dünya da? ukraynayla iranın ne alakası var? pers kabileleri yerleşikdi amk niye göçsün? heh işte burada kopuyor şanzıman bre aga iskit mezarlarındaki kurganlarındaki halılar, yazılar, dekorasyon ve heykeller hiç iran kültürüne benziyor mu? ulan en güzelinden bir örnek: aga altın elbiseli adamın kurganından çıkan çanakta neden runik alfabeyle yazılmış yazı var? iranlıların yazısı pers alfabesi runikle hiç bir benzerlik göstermez. ikinci örnek: pazırık kurganındaki halıyla aynı dönem iran halıları neden birbirine benzemiyor tırt bilim adamları size soruyorum cevap verin? bana burda iskitler türk değil mavalı okuyanlara sesleniyorum her neyseniz kürtmüsünüz, çerkesmisiniz her ne haltsanız artık kendinizemi mal etmeye çalışıyorsunuz bu kavmi edinde akıllıca edin zaten biz türkler dünyada en çok yayılan kavimlerden biriyiz çin denizinden güney avrupaya kadar yayılmışız biz ve bizim 1000 yıl önceki kültürümüz hala devam ediyor ulan orduda veya mersinde örülen bir halıyla doğu türkistanda yani çinde örülen bir halı birbiriyle ayni sembolleri taşıyor hemide pazırıkdaki halıyla ayni semboller. iran halılarıyla bir alakası neden yok bunların? neyse çok uzun yazdım bu yazıya bugün ve ya yarın devam ederim bunları bi tartın rica ediyorum. iskitler türkdür, massagetler türkdür, iskitlerin diğer adı türk bil devletidir. neyse devam ediceğim.
macaristan ile çin arasında bulunan uçsuz bucaksız coğrafyada yüzyıllarca adlarından söz ettiren iskit kavimleri, kimmerlerin atalarıyla birlikte bugün kazakistan dediğimiz bölgeden geliyorlardı. tüm türk kavimleri gibi uzun saçlı, usta at binicisi ve usta savaşçılar olup, çatışmalarda ricat ve pusudan oluşan etkin türk taktiklerini kullanıyorlardı. mevsimlik göç yapar, yurt adı verdikleri keçe çadırlarda konaklar yuğ törenleri düzenler ve ölüleri için kurganlar inşa ederlerdi. töre ile yönetilir ayrıca gök
tanrı inancına sahiplerdi.
yaşadıkları coğrafyadaki cermen, slav, fars kavimlerini toplayarak bir devlet oluşturmuşlardır.
m. ö 1000-500 dönemlerinde asya kıtasında kıpçak bozkırı adı verilen karadeniz'in kuzeyinde ki bölgede göç hareketleri sırasında bazıları yerleşmişler bazıları ise mevsimlik göçler için dinlenme noktası olarak kullanmışlardır. bölgeye gelenler arasında bulunan kimmerler m. ö 6.yy'da şu an ermenistan sınırları içinde bulunan ''gümrü'' şehrini kurmuşlardır.
m. ö 800 ile m. ö 200 lü yıllar arasında yaşayan iskit türkleri; asurlar, kimmerler, persler ve makedonlar ile siyasal, ekonomik ilişkiler kurmuşlardır. m. ö 612 yılında medler ile ittifak eden iskitler önce asur imparatorluğunu daha sonra urartuları ortadan kaldırmış m. ö 591 yılında kızılırmak vadisine kadar ulaşılmıştır. ancak pers ve medlerin güçlenmesi ve ittifakın bozulmasıyla oluşan durumda iskitler anadolu'daki macerası sona ermiştir. iskitlerin bir kısmı urartu topraklarına bir kısmı ise partlar ile ittifak kurarak hazar ile aral gölü arasındaki bölgeye yerleşmişler bir kısmı ise hint topraklarına yerleşmişlerdir. m. ö 585'te mısıra sefere çıkmışlardır ancak mısır kralı vergi vermek koşuluyla iskitleri seferden vazgeçirmiştir. Bu süreden sonra alper tunga destanlarına konu olan iskit-pers savaşları olacaktır. persler her türlü hileye başvurmalarına rağmen iskitlere karşı kesin bir üstünlük kuramamışlardır. m. ö 600'lerde akamenid devletinin altında yaşayan bazı iskit halkları m. ö 400'lerde bağımsızlıklarını kazanmışlardır. akamenid devleti ise yunan-pers (iskender) savaşlarında kaybedince yıkılmıştır. iskender'in orta asya ve hint topraklarını ele geçirememesini M. Ö 400'de tekrar bağımsız olan iskitler sağlamıştır. m. ö 300-280 li yıllarda batıda keltler doğuda sarmatların sıkıştırmalarıyla iskitler güçten düşmüş hunlarında işe dahil olmasıyla etkisini günden güne yitirmişlerdir. m. ö 200 li yıllarda güçlenseler de sarmatların baskıları son bulmaması ve son olarak cermen got'ların vurduğu son büyük darbe iskitlerin tarih sayfasından silinmelerine sebep olmuştur. iskit devleti yıkılmalarına rağmen halk ; bosperus bölgesi, hazar Denizinin kuzeyi, anadolu ve orta asya bozkırları ve macaristan ovalarında hep var olmuşlar ve de bulundukları bölgede bozkır kültürünün devamlılığını sağlamışlardır.
Biri bana sarışın renkli gözlü bir irani halk göstersin. Biri bana runik alfabe kullanan irani bir halk göstersin. inkar edin amk atalarınızı Allahın salakoları, iskitler kıpçakların ataları amk kabul edin artık.
bilinen ilk türk topluluğu diğer ismiyle (bkz: sakalar) yazarımızın bi tanesi kadın erkil ilk türk toplumu olduğunu söylemiş, söylediği gibidir umarım.
bâkiyeleri yakut türkleri olarak kabul edilmektedir. onlar da böyle kabul ederler.
ekleme: iskitler, pers olmayan irani- prototürk bir konfederasyon olduğu için türkî bâkiyelerin ana kütlesi bugünkü sakaa türklerinin yaşadığı yakutistan'a göçüyor. kalan bâkiyeler hakkında ise bir mâlumatım yok şahsen. gerçi bunlar da kesin bilgi değil. sadece bir takım kanıtlara uyan en mantıklı izah.