iskender pala

entry273 galeri1 video1
    75.
  1. Lise 2 de edebiyat hocamız sayesinde kitaplarını okuduğum ve her kitabın sonunda vay be adam döktürüyo yha ! gbi yorumlar yaptığım, Divan edebiyatı bilgisile onla kimsenin yarışamayacağı kişilik *
    1 ...
  2. 76.
  3. 14 yıl 7 ay şerefiyle askerde görev yapıp emekliliğine 3 ay kala kovulan benim için çok mükemmel bi adam.
    6 ...
  4. 77.
  5. kendisine üstad dediğim,son derece kültürlü,divan edebiyatını hatmetmiş,kitaplarının hepsini okumayı hedeflediğim(fakat sayılarını duyunca bu hedefi aşağı çektiğim) ender bulunan bir yazardır...ayrıca son derece nazik olmasının yanında yazarlara ve şairlere yakışan bir kibride vardır.. (bkz: o kadarı necipte de vardı)
    2 ...
  6. 78.
  7. aşk hakkında harikalar döktüren yazar.
    2 ...
  8. 79.
  9. an itibariyle habertürktedir. program 15 şubat 2010 yılında yayınlanan ve ruhumda derin izler bırakan programın tekrarıdır...
    1 ...
  10. 80.
  11. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tevbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için. demiş ve beni benden almış yazardır, o'nun gözüyle aşka bakıp, o'nun kalbine sahip birine aşık olası geliyor insanın.
    4 ...
  12. 81.
  13. aşkı "kendinden vazgeçmek" olarak tanımlayan edebiyat tarihçisi. çok sade bir anlatımı var, akıcı bir lisanla konuşuyor. murat bardakçı, fatih altaylı niree iskender pala nire. aralarında hemen sırıtıyor.

    edit: murat bardakçı burada galiba. eksi verme lan huylanıyom!
    5 ...
  14. 82.
  15. O ki; rüyana gireceğim diye söz verdi. Nice yıllar geçiyor ki bu söz yüzünden gözüme uyku girmedi... *
    17 ...
  16. 83.
  17. Babil'de Ölüm istanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Uzun Lafın Türkçesi gibi başarılı kitapları olan edebiyatçı.
    2 ...
  18. 84.
  19. aşk vardır ki gerisi vesairedir... dizelerinin mucidi su kasidesiyle insanı alıp götüren, divan edebiyatını halka sevdirmesiyle bilinen 21. yy aydını
    1 ...
  20. 85.
  21. 12 eylül de anayasa referandumuna evet diyecekmiş.
    1 ...
  22. 86.
  23. Nur-ı aynım, iki gözüm, bildinmi neydi sabır?

    Ya neydi kirpiğinin kıvrığına tutulup kalan burukluk. Hani neydi nesre çevrilemeyen söz. Neydi bilgiye adanmış ayazların derununu dolduran acı.

    Sabır bir aydınlık, sabır bir teselli... Büyük sahraya yağmur, istiridyeye inci... Sabır göz pınarlarını kurutan ferahlık; sabır hüzünler kulübesinin ışığı... Eyyub ile Yakub, Derviş ile Sultan...

    Nur-ı aynım, iki gözüm bildinmi neydi sabır?

    Haşre dek yokluğa hüküm giymiş bir güzelin kadehindeki iksirmiydi; son gezginin gözyaşlarıyla suladığı bir çiçekmi, ıssız harabelerin eşiğinde ıstırabı emerek büyümüş nazenin bir kelebekmi?

    Karlı caddelerin kıyısında açmış ayın ondördü zambaklar bilir sabrı, nur-ı aynım, altın şehirlere uçan ebabiller bilir. Sadık rüyalarda bir gemi Ağrı dağına çıkar sabırla ve yaralı süvariler geçer kehkeşanlardan darüşşifalara doğru. Serazad türküsüyle hercai bir bülbül konar Kitab'ın son sayfasına, sabrı şeydalanır seherler ve sabahlar boyu nur-ı aynım, sabrı şeydalanır.

    Sabır bir hazine ki... Yılanlar bekler gerçek!... Bir hazine ki...Tek miskali Yusuf'lar satın alır... Bir hazine ki...Beşiği ab-ı hayat sukunetiyle süslenen bebekler büyür hendesesinde nur-ı aynım ve tahammül renkli güzellikler yansır eşyaya bakışlarından.

    Bir hikaye anlat bana sabra dair, nur-ı aynım, bir hikaye anlat; gerçek olsun. Kalbinin rengi damlarken hani, çekik gözlü nakışlar vuruldu sevinçleri, onu anlat. Yanağına düşen her güneş damlası yeni mağlubiyetler asardı boynuna ve eksik olan şey hep bir adım önde giderdi hani, onu anlat.

    Kafesi taşlara çalıp içindekini salıvermediğinden mi nur-ı aynım, yoksa bir derya mavisinde buruk bir toprak kokusuna dalıvermediğinden mi, bir imtihan içre iplik iplik bağlanmışsın şah yüreğine ve kirkitler erişlere vuruyor, argıçlar kirişlere...

    Sabır bir kilim oluyor nur-ı aynım, kilimi anlat... Sabrı bildinmi nur-ı aynım, bildinmi sabrı? Hani yağmur çamur okula gidip de tipi boran kapıda bekleyen var ya!... Hani masumiyeti kandehar tepelerinden boşluğa bir şahin gibi süzülen beyaz kuğu... Sonsuz köşeli dayatmalarda hani zamanı biriktiren nazenin yasemen varya!...

    Hani nisan dallarında vurulup kanı akmayan kanarya?... Helvaya durdu korukları, acımsılık lezzet oluyor dimağlarında. Onlar ki, soluk almadan bekleyişlerin sırrını öğrendiler kalpleri henüz durmadan ve bulamayacakları çağrelere adreslenmiş mektubların, açılacak kapılara gizlenmiş umutların sırrına erdiler; adı sabırdı!... isteksiz gülüşler serpildi kanayan yaralara nur-ı aynım, sabır adına bilinçsiz köşelere asılan afişler kirlendi, yolların üstüne uzaklar düştü, hep uzaklar... Karşılıksız sevmelerin şarkısı eski palklarda kaldı iki gözüm ve bir gece daha sancıdı yıldızlar, bir gece daha... Şimdi geceler en ince yerinden bölünmede nur-ı aynım, şehir bir denize doğru ağlamakta.

    Bildin mi sabrı nur-ı aynım, neydi sabır?

    Sabır adına ve umut adına... Kol kanat edinip umutları, bereketli baharlara bir koşu başlar mı acep?Mum gibi eriyen ve mum rengince üzülenlerin; yandıkça ağalayan ve göz yaşlarınca yananların can ipliklerinde dumanı tütmez alevler parıldıyor, aydınlıklar tel tel yüzlerine vuruyor. Mutsuzluğun beslediği uzak arzular değil oysa umutsuzluk...

    Ve yakınlarda, çok yakınlarda bir sabır heykelinin eli değiyor eline.

    Zirvede bir imtihan var nur-ı aynım,

    Zirvede bir imtihan var...
    3 ...
  24. 87.
  25. iskender pala, şah&sultan için şöyle söyledi: " yavuz'un torunu olarak yazdım şah ismail'in torunu olarak bitirdim
    4 ...
  26. 88.
  27. 89.
  28. 90.
  29. şah ve sultan kitabını okuduktan sonraki görüşümdür. entrylerimi inceleyenler onun kitaplarına duyduğum sempatiyi anlayabilirler.
    şah ve sultan kitabı içerik olarak yanlışlarla dolu ve roman olarak da çok zorlama. maalesef iskender pala kullandığı kaynaklar itibari ile süni görüş açısıyla bu kitabı yazmış ve bir çeşit propaganda haline dönüştürmüş eserini.
    kullandığı dil itibari ile ismail'i yermiş selim'i övmüş ve bazen alenen bazen gizlice aleviliği çarpıtmıştır.
    cem ayinini sanki amacı içki içip sarhoş olmak gibi yansıtmış. şah ismaile de alenen sarhoş muamelesi yapmıştır.
    selimin alevileri kırmasını çok basit bir olay gibi gösterip ismailin sünileri öldürmesini bir vahşetmiş gibi göstermiştir.
    ismailin annesini öldürmesini sayfalarca anlatırken, selim'in kardeşlerini öldürtmesini neredeyse görmezden gelmiş ve yanlılığını burada da sergilemiştir.
    uzun sözün kısası iskender pala (en iyi tabirle) kaş yapayım derken göz çıkartmıştır.
    son romanını özellikle alevilerin okumasını önerirken neyi amaçlıyordu acaba. aleviler okuyup da "yazık selime" mecbur kalmış da 10binlerce aleviyi öldürmüş mü denilmesini bekliyor.
    olmamış, becerememiş. tek yanlı kaynaklar kullanarak roman yazması yanlış olmuş. alevilerin ne sebeple osmanlıya başkaldırdığı hemen hemen hiç bahsedilmemiş. ortada elle tutulur bir sebep yokken durup dururken mi ayaklanıp ismailin ordusuna gitmiş aleviler.
    çok şey yazmak istiyorum ama ...
    iskender pala. bir okurunu kaybettin.
    3 ...
  30. 91.
  31. Sevgi neydi sahi? Bir mektubun ilk satırı mıydı; bir telefon­daki ilk ses mi? insanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan; yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan? Telefondaki bir ses insanın bir ömrünü doldursa mı sevgiydi gerçekten; yoksa yeni sesler duymaya hiç yetmeyecek ömürlerin arayışları... mı?
    Sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi; kâh hüzünle, kâh mutlulukla hatırlanan. Belki de sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına. Sevgi sınanmaktı adl-i ilahîde ve sınavı geçmekti ercesine. Sevgi bir teybeydi, nasûh kisvesinde; bir dirilişti nefsi öldürerek. Sevgi bir iyi ad bırakmaktı fena yurdunda.
    0 ...
  32. 92.
  33. 93.
  34. divan edebiyatını sevdiren asker.hala ve hala askerlik karakterini üzerinde barındıran adam.

    üsküdar'daki divan edebiyatı vakfında düzenli olarak seminer vermektedir.
    2 ...
  35. 94.
  36. adam gibi romanları olan yazar. duvarlara bakıp roman yazmadığı eserlerinde belli oluyor, çünkü belli bir araştırmanın sonuncunda yazmış karavana sallamamıştır. ilk onu kırk ambar kitabı tanıdım, beni o adamı özümseten azmi oldu sen çık git askeriyeden sonra divanı edebiyatında ülkede parmakla gösterilen birisi oldu helal olsun.

    ve ayrıca nurallah genç ve iskender pala ''yağmur''

    http://www.dailymotion.com/video/k6PpzvrHui33IuaNVN#from=embed
    2 ...
  37. 95.
  38. son çıkardığı kitap olan "şah ve sultan" ile diğer eselerindeki gibi rekorlara imza atan divan edebiyatının şahı ve sultanı yazar...
    0 ...
  39. 96.
  40. "gülü solan bir dal nedir ki" yazısıyla kadının o narin ruhunu ortaya koymuş yazısıyla beni benden almıştır;

    ....
    mîrim, bilir misin, kadın bizim an'anemizde beyaz bir çiçek gibidir, mavi bir ışık gibi; hani el değince bozulan ve gölge düşünce küsen...

    lekesi olmaz kadının ve asla leke kondurulmaz. böyle kavl ü karar kılınmış ezelden mîrim, böyle yazılmış alnımıza emanet kaderleri. bereket fidanlarını büyüten süslü bahçelerce verimli kıldılar kendilerini kadınlar, serdiler ayaklarımıza mutluluğu, sevinci. kahkahalarında papatyalar açtı hep.

    ....

    ecel akıncıları gelmeden mîrim, durma, var git, tut ellerini ve sevdiğini söyle ona, sevgini söyle. kerpetenler bir bir sökmede çivilerini yapının ve bir çocuk belki bir kilim deseninden damperli kamyonuyla şefkat kumlarını toplamaya çalışmakta. bir baba nedir ki mîrim, bir anne olmadan; gülü solan bir dal nedir ki?!..

    mîrim, var git, aklını bulandıran zulümleri yıka elinden ve ver hakkını her dem taze baharın. yakasına bir beyaz çiçek tak; yaprağı tebessüm, tomurcuğu sevgi olsun. sonbaharlarca savrulan hasretleri topla bir bir, saman sarısı rüzgârlar alıp götürmeden. son kuşlar da göçmeden bir sıcaklık sun kadına, bir ışık yak ruhunda, bir mavi ışık.

    evren yüklü çağrıların başlığıdır bir kadın mîrim, hayat yüklü güzellemelerin kafiyesidir. en kara ilk akşamlarda bahtımıza en parlak doğan ilk yıldızdır o. şen sahnelerin perdesini açan da, kapayan da hep bir kadındır yüreklerde. bir kadın mutlu ise elbet mutludur erkek de. ev yapan ve ev yıkan da; karları toprak eden ve yeşili yaprak eden de odur. hanım da, hanımcık da; sevgili de, sultan da...

    gözüm cânım efendim sevdiğim devletlu sultanım...

    ....
    2 ...
  41. 97.
  42. 24 te cumartesi günleri incir çekirdeği adlı programı olan yazar.
    1 ...
  43. 98.
  44. 99.
  45. çok kaliteli bir yazardır. son dönem yazarlarımızdan belki de en iyisidir. kitapları bitmesin istenir.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük