o ona laf ediyor, öteki cevap veriyor. çocuk bahçesi gibi olmuş. "o bana vurdu, hayır önce o bana vurdu, hayır hocam o bana vurdu." sorsan 20-25 yaşında adamlardır bunları yazan.
sırf sözlüğe reklam olma amaçlı hareketler bunlar.
tavşana eziyet eden kıza olsun kız güzelmiş diğeri alt tarafı tavşan geberse bizene diye abazanca yorum yapan insandan lafını esirgemediği için, regl bir kadının oruç tutmaması gerektiğini bilmeden saçma salak konuşan bir herife cevap verdiği için taşlanan yazar. hatta kezban ilan edilen ve hatta yollu diye aşşağılanmaya çalışılan yazar.
benim yolum bu kardeşim, hayvanlara edilen eziyeti hoşgören, bi bok bilmeden başkalarını aşşağılıyan insanların her zaman karşısındayım. ama söylediğim gibi sadece insan olanların, çünkü bazıları laftan anlamıyor ve ben sizler kadar çirkinleşemiyorum. *
bana küfürlü girdiğim bir entryden ötürü uyarıda bulunmuş, iğnelemişti. ben de akabinde kim lan bu lavuk diyerek entrylerine falan bakayım demiştim ve çok kaliteli entryler girdiğini gördüğüm yazardır. şimdi de anladım ki sanırım kızmış, ergen kız diyenler var hatta erkek arayan ergen yazar diyenler bile var. neyse neticede bir tutam yazar. hatta bir tutamdan biraz daha fazla yazar. lavuk kısmını geri aldım tabi sonra. neyse sen yaz biz okuruz bacım, bir de polemik hoş şeyler değil boşver, rahat ol.
(bkz: #16153648), (bkz: #16206502), (bkz: #16272175) nick the chopper gibi egosu kendinden büyük bir yazarı asla sevmemiş ve sevmeyecek olan yazardır. sürekli söylediğim gibi, bazıları sevilince sorun yokta sevilmeyince kıyamet kopuyor. öyle değil mi?
popüler olmak istesem bunu bu şekilde yapmam şuan gündemde olmamın tek sebebi sinirlerime yenik düşüp sizin gibi absürt insanlara laf anlatmaya çalışmamdır.
sözlüğe girdiğim entrylere adam gibi bakmadan sadece son yazdığım 5-10 entry'e bakıp. "aaa kısa bu entryler hemde kendisiyle ilgili." diye yağma yapmaya çalışanlara da çok gülüyor. bunu yazacaksa 948 entrymin en az 474 tanesini okumuş olması gerekiyor. *
asıl popüler olmaya çalışanlar "aman sevilmiyormuş bu nick altına rencide edicek şeyler yazayımda kapayım şukuları hem belki mesaj falanda gelir." diye düşünenler. ya da, "hmmm bu kız beni sevmiyordu, bakayım ne yazmışlar nick altına. amanın! sataşıyolar lan buna, ben de aradan bi kaç laf sokuşturayımda kaçayım. ehehhe" diye düşünenlerdir.
ha son olarak yaşımı kimseye kanıtlamak zorunda değilim ve eğleniyor muyuz gençler diye komikli bkz verenlere de iki çift lafım edeceğim, koşun koşun panayır var! ***
anladığım kadarıyla durduk yere o'na buna sataşan yazar. ancak anlamadığım şu ki; bir insana kendi kendine ne diye laf atar bir insan. o insan sana ne sokmuştur da, sen çıkaramamışsındır ki böyle bir kuyruk acısıyla saldırıyorsundur.
kimsenin kimseyi sevme zorunluluğu yok diye kimsenin de kimseyle her hangi bir genel ya da özel bir davası yokken, nick altına gidip sıçma zorunluluğu da yok. biz de pek çok kişinin yazdıklarıyla düşüncelerimizi bağdaştıramıyoruz diye, nick altına gidip bitmesi gereken yazar filan mı yazmalıyız? kimsenin sevilmeyince kıyameti kopardığı filan da yok gördüğüm kadarıyla. kimse de kimseden sevgi dilenmiyor ya da beni sevsinler diye entry girmiyor. neticede düşüncelerin izin verildiği ölçüde paylaşıldığı bir yerdeyken, özünde; kendisi sevilmiyor diye dikkat çekmeye çalışan yazar gibi geliyor bana. ayrıca, ne entrysiyle, ne nickiyle her hangi bir şekilde karşılaşmamışken nick altında kendisi hakkında atılıp tutulan yazarların kendisini sevmemek en doğal haklarıdır diye düşünüyorum. zira kendisi gelip de nick the chopper'ın nick altının içine etmeye başlayıncaya kadar kendisi hiç bir şekilde dikkatimizi * çekmemiş bir yazardı.
netice itibariyle sanırım sözlükte popüler olan nickleri bulup, nemanlanmaya çalışan bir tür canlı.
(bkz: #15327638) numaralı entrysiyle hayal kırıklığına uğratmış yazar. her paragraftan sonra tamam birazdan aşık olacak dedim ama yok... koca yazıyı büyük umutlarla okudum ama hüsranla sonuçlandı.
bir şeyi savunuyorsanız sonuna kadar savunmalısın her şekilde ''ama zevk için seks için olursa olmaz, karnını doyurmak için olursa olur'' gibisinde hem emmeye hem de gömmeye gelmeyen bir mantık yapısı varken bendeki aklı yargılamak sizin terazinizin kaldıracağı yük değildir, siz her türlü o çiçeklerin sapını hakediyorsunuz efendim, bir ömür çiçeksiz kalınız,, belki gül çorbası yaparsanız o zaman o çiçeği koparmanızın haklı nedenleri olur değil mi, mideyi doldurmaktan ziyade kalpleri doyurmaktır mühim olan, kalbinizin güzelliklerle dolmasını diliyorum, ben aklımı kullanayım haklısınız ama siz lütfen kullanmayınız, size bir adet kalp lazım vel hasılı kelam.
* güller biz koparıp birbirimize verelim diye mi yoksa gül reçeli yapalım diye mi var sizce? gül çorbası gibi saçma bir varsayımdan yola çıkarak söylüyorum bunu. doğanın kanunu, büyük ufak olanı yer. ama karnı aç olmayan ayı bile bir tavşana dokunmaz. bunu sadece insanlar yapar, zevk için kuş avlar, domuz avlar. öldürmekten zevk alan tek canlı bizleriz öyle değil mi? kalbimi bir canlının ölmesini izlemekle doldurmaksa boş kalmasını tercih ederim. velhasıl çiçeklerin saplarını da almayayım ben. onu koparanlar alıyor zaten. **
duygular da birer ihtiyaçtır,tıpkı yeme içme ihtiyacı gibidir, insanoğlunun en temel ihtiyaçlarındandır,insansanız eğer buna ihtiyacınız vardır bilmiyorsanız (bkz: maslowun ihtiyaçlar hiyerarşisi)ne bakarsanız 3 kademedeki ihtiyaç olduğunu görürsünüz, bunu inkar etmek yaradılışı inkar etmektir ama tartışmaya gerek yok siz nasılsa sekizinci nesilsiniz bakınızlı yıldızlı işaretlere gerek yok, kalbinizin ısınması dileğiyle, güllere olan samimiyetinizi takdir ettik, eyvallah...