intihar

entry2253 galeri91 video4 ses3
    76.
  1. cesaret isi degildir cunku intihar eden kisi olmekten korkmasa da intihar ederek yasamaktan korktugunu kanitlar. ama korkaklik da degildir cunku yasamak cok fazla cesaret ister. bu yuzden dengesiz isidir..
    6 ...
  2. 77.
  3. bunalimli teenage lerin hergun yapmak istedigi eylem...
    1 ...
  4. 78.
  5. 79.
  6. bir kutu hap içip yüksek bir binanın en üst katına çıkasaksın kenarında durup kafana bir kurşun sıkacaksın...
    6 ...
  7. 80.
  8. emile durkheimın kayda değer kitaplarından bir tanesinin adı.
    2 ...
  9. 81.
  10. güçsüzlük ve aptallık belirtisi...
    insan kendi kendinin kıymetini bilmeli...
    kendi varlığının kıymetini...
    2 ...
  11. 82.
  12. insanlar genelde kolay yolu seçip intihar'a özenirler, intihar'ın arkasındakileri kurcalamaya yeltenmeden.

    moriybund sez.
    2 ...
  13. 83.
  14. hayata girme kararını veremediin br dünyada yaşamamaya karar verebilme özgürlüğüdür
    4 ...
  15. 84.
  16. hastane odasındasındır biriktirdiğin ilaçları bir hamlede yutmak istersin ilk aşama başarılıdır yutmuşsundur hapları * ya daha sonrası bir türlü beklediğin şey gerçekleşmez teşekkür notunu yazdığın dünya'ya bir türlü veda edemezsin. * *
    2 ...
  17. 85.
  18. [yurdumsun ey uçurum]

    Bazı kelimeler kolay telaffuz edilmezler. Özellikle kaçınır bazı şeyler hakkında konuşmaktan insan nesli. Adı anıldığında ortaya çıkacağından şüphelenilen korkulardır bunlar. En önemlisi, en kayda değeri, en çok kokulanı; hayatı kaybetme yollarından biri: intihar..

    Dokuz yaşında idim bu kelimeyi ilk hissettiğimde. Biliyordum daha önceleri de, duyuyordum. Aşk filmlerinde sıkça telaffuz edilen bir kelime idi; intihar. -beni terk edersen kendimi öldürürüm- Kelimeyi anlamlandırmaya ve sorgulamaya başlamam gazetede genç bir kızın intihar ettiği haberini okumam ile başladı. Sebebini hatırlamadığım bu olayla birlikte girdi hayatıma intihar düşüncesi. intihar etmemi gerektirecek bir sebebe sahip değildim. Çocukluğum zor ve kahredici geçmemişti. iyi bir aileye ve çevreye sahiptim. Neden olduğunu şimdi bile çözemediğim bir şekilde, hayatımın geri kalanında yanımdan ayrılmayacak olan bir çıkış noktasına sahip oldum böylece.

    O yıllarda edindiğim iki dostumun da bu çıkış noktasını yanlarından ayırmamaları yüzünden uzun uzun konuştuğumuz bir muhabbet konusu haline geldi intihar. Nasıl yapılır, neden yapılır, geri kalanlara nasıl bir not bırakılır. vs.

    Bu iki dosttan biri 15 yaşında konuşmayı bırakıp eyleme geçti, diğeri 26 yaşında.

    Kapkara bakan gözlere sahipti ikisi de. Evhamlıydılar, tedirgindiler.Ama yaşamaya çatlarcasına inanırlardı. işte bu nokta çok önemli. 15'inde beni intiharla yüz yüze getiren dostumun arkasından merak saldığım müntehirlerin hayatlarındaki belki en önemli ortak nokta bu; yaşamaya çatlarcasına inanmak!

    Öyle ki [düşmana inat bir gün fazla yaşamak] diyen şair [eve dönmek/kendime sarkıntılık etmekten başka nedir?/orada, arada bir beni yoklar/intihara ayırdığım zamanlar/bunlar temiz, kül bırakan zamanlardır/düzgün sabuklamalardan bana kalan] diyor bir başka yerde. intihar etmedi bunu diyen ama hâlâ aklının bir köşesinde bu duyguyu sakladığı kesin.

    Selim Işık'ın yaşamak için ne kadar gayret sarf ettiğini hepimiz biliriz. intiharı için gerçek bir sebep hatırlayan var mı? Sebep, intihar vakasının en can alıcı noktası değil. Aslına bakarsanız bir sebep bulmaya çalışmak aptalca.

    Temelde 'muhatap' bulamamanın getirisi denebilir intihar için. Cân, yâr, yâren, dost, haldaş değil 'muhatap'. Kafa karıştırıyor biraz biliyorum. Dost muhatap değilse nedir? Haldaş muhatap değilse nedir? Yâr muhatap değilse nedir? Müntehir olmaya giden yol burada başlıyor. Bu insanlar için bir muhatap bulmak söz konusu bile değil. [kendini bildi bileli
    yalnız/konumuyla ilgili yalnızlığında/gerçekten yalnız olduğunu sanarak/çıldıran
    korkunç kalabalık bir adamdı dünya] Eğer kendilerini anlayabilseler idi anlatabilecek bir muhatap da bulabilirlerdi belki.

    Bütün insanların istediği bir şey aslında muhatap. Ama muhatapsızlık ancak rahatsızlığın, tedirginliğin, kuşku ve korkunun üstünü geldiğinde ölümcül bir hal alıyor. Bu gerçeğin farkına varanlar ya muhatapsız bir hayatı yaşamayı göze alıyorlar ya da ölümü muhatap seçiyorlar kendilerine. [dostlarım da/ var -intiharlar/ her akşam ıslak-yapışkan/saçlarıyla girip odama/paniğimden pay toplarlar]

    Selim Işık'ın, Mayakovski'nin, Cesare Pavese'in, Nilgün Marmara'nın, ilhami Çiçek'in, Sylvia Plath'in, Hemingway'in, Kurt Cobain'in, Gerard de Nerval'in Sadık Hidayet'in, Tuğrul'un, Bora'nın ve daha binlercesinin uğradığı bir durak, bir çıkış noktası olarak duruyor intihar. [intihar; fiyakalı bir sustalı gibi durur şairlerin arka cebinde]

    Konuşulduğu zaman yüz ekşiten, insanı geren, anlama zorluğu çektiren bu olgu belki de insan hassasiyetinin en tepe noktası. insan olmaya, insanca yaşamaya çatlarcasına inanan yüreği elinde müntehirler gelip geçiyor hayatlarımızdan. Anmaya korkmak belki aynı yola girebileceğimiz endişesinden kaynaklanıyor. Belki ölüm kokusu ile yüzleşememekten. Ayrılık sevdaya ne kadar dahilse intihar da hayata o kadar dahildir elbet. anmaya da anlamaya da değer.

    [edemediğim ve edebileceğim intiharlarla]
    -
    [kutsal yenilgi!..]
    7 ...
  19. 86.
  20. gerçekleştirilmesi için daima çok geç kalınan eylemdir.
    3 ...
  21. 87.
  22. "inandıklarınla yaşadıkların arasındaki uçurum büyümüşse, sonu cinnettir!
    ya inandıklarına sarılıp koltuğu değiştirirsin,
    ya da koltuğa sarılıp inandıklarını.
    üçüncü yol: dünyanı değiştirmektir,
    çünkü beynin kalbe ihaneti cinayettir..."
    3 ...
  23. 88.
  24. yaşam ve ölüm arasındaki gidip gelmeler neticesinde yaşamdan çok ölüme yakın olma arzusudur .. sebepleri tartışılır elbette!
    2 ...
  25. 89.
  26. mantıken imkansız görünen ama gerçekleşebilen durum.
    1 ...
  27. 90.
  28. 91.
  29. tanimi
    cok bezgin ve mucadele azmini kaybetmis olan kisinin, korkusuzlugun baslangici oldugunu düsündügü bir son.
    bir ayrim anektotu
    aktif sujenin eylemi kendini yok etmek icin olursa, intihar olur. sayet kendini baskalarini öldürmek icin öldürürse bu durumda faaliyeti yapan kisinin eylemi,
    intihar olmayıp sucta kullanilan silah sujesi durumudur.
    3 ...
  30. 92.
  31. bu eylemi deneyen bir kişinin bir daha yapma olasılığı oldukça yüksektir. Ayrıca ailesinde intihar etmiş birinin intihar etme eğilimi diğer insanlara göre daha yüksektir.
    dinen de kötü bir eylemdir. intihar eden kişilerin cenaze namazları kılınmaz. cennete alınmayacağı söylenir. çünkü insanın canını koruması farzdır. insana canı emanet olarak verilmiştir.
    1 ...
  32. 93.
  33. ki$inin hayattan herhangi bir beklentisi kalmadigi zaman her $eyden kurtulmak amaci ile ba$vurdugu yontemdir. kalip sava$mak varken basip gitmek niyedir, pes etmek niyedir; orasi da apayri bir konudur..

    ayrica, (bkz: göt ister)
    1 ...
  34. 94.
  35. öncelikle ve eninde sonunda bireysel bir tercihtir, bu bakımdan eş- dost, civar köy ve
    kasaba ahalisinin fikir yürütmenin ötesinde yargıda bulunmaya eni konu hakkının olmama-
    sı gereken bir durumdur.

    kimse kusura bakmasın, ölmeyi seçmenin korkaklara özgü bir davranış ve güçsüzlüğün gös-
    tergesi olduğuna dair görüşleri sığ ve klişe değerlendirmeler olarak almaktayım.

    koşullar ne olursa olsun, insanın sahip olduğu, bütünüyle ve tartışmasız şekilde kendine
    ait yegane varlığı hayatıdır. yine koşullar ne olursa olsun, yaşama tutunmak her canlıda
    olduğu gibi insanda da içgüdüsel bir reflekstir.

    o nasıl güçlü bir istek ve evet cesaret olmalıdır ki - kökeninde mutsuzluk, çaresizlik,
    ümitsizlik, yılgınlık vs olması cesaret vasfını ortadan kaldırabilir mi ? - insan geride
    bırakacağı, onun için hiç değilse bir zamanlar sevgili ve önemli olmuş herkesi ve her-
    şeyi bir kenara iterek, bu arada hayatta kalma içgüdüsünün de üstesinden gelerek kendini
    boşluğa bırakabilsin, şakağına silahı dayayabilsin?
    3 ...
  36. 95.
  37. kişinin kendi ölüm zamanını ve yerini kendisi seçmesi olayı.
    2 ...
  38. 96.
  39. oldukça ilginç türleri de varmış: *

    --spoiler--
    1998'de bir Fransız oldukça karmaşık bir intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı, ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştüğünde asılı kalmadı.Soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. Sudan bir balıkçı tarafından çıkarılıp hastaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü..
    --spoiler--

    (bkz: http://www.vadii.net/index_dosyalar/Page1134.htm)
    5 ...
  40. 97.
  41. tarifi olsa da anlaşılması söz konusu olmayan durumdur. en azından yaşamadan önce...

    yaşamın tarifinin bitmesi ve belki de yaşama sevincinin içinde barındırdığı, umutların, beklentilerin vs..lerin tükenişi...

    dünyaya dair kaybedecek bir şeyi olmayan insanların bunu yapmak için büyük bir cesaretlerinin olması gerekmez. kaybedecek bir şeyleri yoktur ne de olsa...

    kaostan çıkış yoludur, çoğu için ve öldürmek istedikleri kendileri değil yaşamlarıdır, aslında...

    kaçışta değildir, çünkü yüce adalet herkesi aynı derecede yormaz, yaşamda...

    belki yeniden başlamak gibi bir seçenekleri olmadığı, belki de yeniden başlamaya güçleri olmadığı için terkediştir bu...

    bir çok nedeni, bir çok derin sızısı yatabilir altında...

    kişinin kendisin de var olan ve kaybolduğun da yok olup gidecek olan...

    tercihtir bu.
    biraz edebi bakmak gerekirse, kendi hayatının sonuna kendi imzasını atmak istemesidir...
    5 ...
  42. 98.
  43. istatistiklere göre, erkeklerde intihar kadınlardan 3 kat fazla olmasına rağmen kadınların intihara teşebbüsleri erkeklerden 3 kat fazladır...
    3 ...
  44. 99.
  45. intihar, hayat denen hiçliğin bi kıyısına ruhunu kusabilmektir.
    6 ...
  46. 100.
  47. intahar edecekseniz işyerinde edin. iş kazası sayılıyor ve geride bıraktıklarınız -metresleriniz dahil- tazminata hak kazanıyor.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük