"sormasam da adını
prangalarım söyler
iki damla göz yaşı akıtan yüreğime...
baharı unutturan sormasam da adını
soldun bir tabeladır asılan düşlerime
çaresizlik hep sana özgü müdür sanırsın
yalnız sen mi kararır,küçülür aldanırsın
beni de sömürüyor bu zalim vaveyla
intihar etme leyla...
bir muamma akşamı közlere sardın beni..
bir türlü aşamıyorum yasaklarını
ulaşamıyorum sofralarına
mıknatıslı yolların çekiyor ayaklarımı
ölü bir badem gibi öyle durma karşımda
bir ceset olup düşme hüsranın kollarına
intihar etme leyla...
maalesef geç kalmış bir uyarıydı. özürlü iki kardeşine bakması için okuldan alınıp eve kapatılınca, bir perşembe sabahı olmayan sevgilisiyle buluşmaya gider gibi giyinip kendini akdeniz'in kollarına bırakmıştı.