inside job

    1.
  1. Matt Damon'ın seslendirdiği ekonomik kriz ile ilgili belgesel..

    http://www.imdb.com/title/tt1645089/
    4 ...
  2. 8.
  3. dominique strauss-kahn neden hapse girdi sorusunun cevabı filmin içinde saklıdır.
    4 ...
  4. 27.
  5. Netflix yapımı bana bojack horseman ve Rick and Morty karışımı veren yeni kısa bir animasyon dizisi. Ben başarılı buldum ama kahkaha attığımı söyleyemem çerezlik yemek yerken izlemelik dizi yapmışlar , 2.sezonunu merakla bekliyorum.
    4 ...
  6. 18.
  7. ‘You're playing at this level, you can’t be sick, can’t get hit by a car, you don't even die. ‘
    ‘Bu seviyede oynuyorsan, hastalanamazsın, araba çarpamazsın, hatta ölemezsin bile’ 2011, Limitless

    Bradley Cooper ve Robert De Niro’nun başrollerini paylaştığı 2011 yapımı Limitless (Limit Yok) adlı filmde geçen bir replikti bu. Robert De Niro’nun, suni yollarla zeka oranını artıran bir yatırımcıyı oynayan Bradley Cooper’a uyarısıydı bu. Aslında sadece suni yollarla değil, tamamen naturel şekilde piyasada fon arz eden veya fon talep eden kişiler için de geçerli. Tamamen konsantre, tamamen dikkat ve maksimum efor! Piyasadaki en uç noktanın bu olması gerekiyor aslında, fakat buzdağının görünen yüzü bu.

    Filmle alakalı değinilecek birden fazla hadise var. Inside Job bir bankacılık krizi olarak (2008 Mortgage Crisis) piyasaya sunulmuş bir yapıt. Ancak filmle alakalı krizden öte dikkatimi çeken şeyler var, mesela kara para aklamak gibi, o paraların fahişelerle gece kulüplerinde savrulması gibi, hatta koskoca şirketlerin yatırım fonunu sırf kendi menfaatleri doğrultusunda harcamak gibi.

    Filmde geçen şu sahne beni çok etkiledi; ABD’de bir emeklinin yıllık kazancı 18.750$, Goldman Sachs çalışanının yıllık ikramiye tutarı 600.000$, aynı şirketin CEO’su Hank Paulson’un ikramiye tutarı ise 31.000.000$. Aslında bu tablo üzerine pek de konuşmaya gerek olduğunu sanmıyorum, keza ortada ne kadar büyük bir vurgun olduğunu pekala iktisatla alakası olmayan herhangi bir vatandaş bile kavrayabilir. Film yapımcısı Charles H. Ferguson, çekimler esnasında bu isimlerle röportaj yapmak için randevu istiyor, ancak adam gibi yüzlerine karşı red cevabı bile gelmiyor. Tuhaf!

    Tabi bu aslında özel sektörle alakalı bir durum olarak göze çarpsa da, 2006 Şubat’ında George Bush tarafından FED başkanlığına getirilen Ben Bernanke’nin de durumu pek de farlı değil malesef. Neden peki? Çünkü Amerikan Soruşturma Bürosu (Federal Bureau of Investigation-FBI) Ben Bernanke’nin ve yardımcılarının krizle alakalı sahte ve üzerinde oynanma yapılmış belgelerini ele geçiriyor.

    Tabi dünya bu durumdan birhaber mi, elbette değil. Ancak Wall Street’te, Süper Güç olarak addedilen bir ülkenin ekonomistleri bunu yapıyor ve bunu neredeyse global bir süprüntü haline getiriyorsa yapacak pek de bir şey kalmıyor. Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde, bir toplantı esnasında ‘üzerimize bir tsunami gelmiyor mu?’ sorusuna cevap olarak ‘her şey kontrol altında’ yanıtı ile başbaşa kalınca anlıyor ki ortada danışıklı bir dövüş söz konusu. Ya da Bernanke komutası altında yer alan Frederic Mishkin, 2008 Krizi’nin en çalkantılı günlerinde, ‘yarım kalan kitabını tamamlama’ bahanesiyle görevinden ayrılıyor. Elbette yarım bir kitabı tamamlamak önemli, ama dünyayı ilgilendiren bir sorun karşısında görevde kalıp ona yoğunlaşması daha mantıklı olan değil miydi? Elbette değil, çünkü Mishkin, krizden önce yapılan bir ankette gelir düzeyini 17 milyon $ olarak belirtiyor. 17 milyon $ bir yazar için bir piyango olsa gerek!

    Peki krizin etkileri neler bir bakalım. 2008 Ekim’de ABD Başkanı Barack Obama, 700 milyar $’lık kurtarma paketi imzalıyor, Amerikalı tüketiciler tüketimi kısıyor, uluslararası imalatçılar iflas bayrağını çekiyor ve en dikkat çekici detay; küresel kriz ve sonrasında ABD ve Avrupa’da yaşanan borç krizi nedeniyle Çin’de 6 milyon, dünya genelinde işsiz sayısı ise 207 milyona ulaştı. Her ne kadar ‘kriz bizi teğet geçti’ açıklamaları duymuş olsak da, Türkiye’nin global ekonomiye cari açık vererek eklemlenmesi de krizin Türkiye’yi vurmasını kaçınılmaz kılmıştır. 2008’in başından 2009’un ortalarına kadar geçen süre içinde OECD ülkeleri arasında ekonomisi en çok küçülen ülke Türkiye olmuştur.
    2 ...
  8. 6.
  9. öncelikle harika bir belgesel anlatan matt damon ve wall street'in içinin ne kadar pis, kokuşmuş olduğunu ve amerika'nın gün geçtikçe adaletsizleştiğine dikkat çekiyor. belgeselde benim ilgimi çeken en önemli ayrıntı insanlara yapılan bir deney sonucu para kazanan kişilerin beyinlerinde uyarılan bölgeyle kokain kullanan bir müptelanın beyninde aynı bölgenin uyarılması oldu.
    öyleyse para en büyük uyuşturucudur demek yanlış olmaz.
    3 ...
  10. 5.
  11. Tek kelimeyle "vay anasını" diyebileceğim belgesel. Hem belgeselin kalitesine, hem göz göre göre gelen krizin para ve hırs uğruna nasıl umursanmadığına gelsin o "vay anasını"

    izlenmeli, izlettirilmeli.

    Ayrıca kendini bi bok zanneden ve kendilerine utanmadan mühendis diyebilen, mühendislik kelimesinin forsunu yaptıkları işin basitliği ve kalitesizliğiyle kirleten tüm ekonomi adamlarına gelsin bu alıntı;

    --spoiler--
    Why should a financial engineer be paid four, four times... to a hundred times more than the, uh... real engineer?
    A real engineer build bridges, a financial engineer build, build dreams.
    And when those dream turn out to be nightmares,other people pay for it.

    Andrew Sheng
    --spoiler--
    3 ...
  12. 4.
  13. kapitalizmin ve para hırsının insanlara neler yaptırdığını, barack obama'nın da nasıl bir balon olduğunu gözler önüne seren ibretlik bir belgeseldir. zenginin nasıl daha zengin, fakirin nasıl daha fakir olduğunu bu kadar iyi anlatan başka bir belgesel izlemedim.
    1 ...
  14. 2.
  15. 2008 finansal krizinin nasıl göz göre göre geldiğini gösteren ve tüm iktisatçıların muhakkak izlemesi gereken mükemmel bir belgesel.
    not: türkçe altyazısı malesef yoktur.
    1 ...
  16. 9.
  17. filmde terimler falan çok karmaşık. şahsen pek anlamadım ve sıkıldım. bu işin eğitimini almamış insanların da anlayacağını sanmam. 30.dakikadan sonra atlayarak izledim. aklımda sadece somut örnekler ve ilginç istatistikler falan kaldı. mesela kokain çektiğimizde ve para kazandığımızda beynimizin aynı yeri uyarılıyomuş.

    mesela ihtiyar bi amca filmin başında bi örnek verdi. petrol tankerlerinin petrol taşıma prensibinden bahsetti. bu tankerlerde petrolün olduğu bölüm kocaman ve tek bi depo şeklinde değil bölme bölme imiş. çünkü denizde giderken bütün petrol tek bi yöne savrulur oraya ağırlık yaparsa geminin dengesi bozulabilir. ama bütün petrol aynı yerde olmayınca, arada duvarlar olunca, bütün potansiyel enerjisini bi yere yoğunlaştırıp gemiyi batıramıyo.
    amerikalılarda bi tane yasa varmış zamanında. 2 tane büyük finansal şirket birleşemez diye. ama paralı adamlar bu yasayı iptal ettiriyor ve paralı şirketler birleşiyor, bütün para yani bütün petrol aynı yere toplanıyor. ve gemi batıyor. ama geminin içindekiler şirket sahipleri değil, biziz.
    abd'deki bi bankacı kendine yeni bi yat,jet,malikane almak istiyo ve bunun sonucunda çin'deki ayda 70 dolara çalışan bi adam işsiz kalıyo. onların açgözlülüklerinin sonuçlarını biz çekiyoruz.
    2008'de milyonlarca kişinin işsiz ve aç kalmasına yol açan krizin sebebi olan insanlarsa şimdi nerede? asıldı mı? hapiste mi? hayır. onlara hiç bi şey olmamış peki bu adalet mi? hayır. demek ki bu insanlar adalet mekanizmasını ele geçirmişler. demek ki bizim abd başkanı dediğimiz insan sadece bi kukla. wall street diye bi orospu teşkilatı var, onun kuklası.
    dünyayı yöneten insanlar başbakanlar değil, kokain çekip karıya giden, hep daha fazla malı olsun isteyen insanlar. yani dünya bu insanlar tarafından oligarşiyle yönetiliyor.
    jack london'ın demir ökçe kitabında anlattığı gibi. onlar sürekli daha fazla zengin oluyolar ve biz sürekli daha fazla fakirleşiyoruz. bunun sonu yok. hukuksa zengini korumak için var. umutlarınızıysa politikacılara bağlamayın, onlar sadece kukla.
    yapabiliceğimiz bir şey yok, çünkü bu insanın doğası. aç gözlü, hırslı, bencil, şerefsisiz. koy seni beni wall street'te bi koltuğa, oh be deriz iş bulduk. üstelik maaşı da yüksek!
    ama yine de, kahrolsun kapitalizm amına koyiim.
    2 ...
  18. 10.
  19. amerikan bankalarının güç geçtikçe nasıl ülkeden bağısız hale geldiğini, bunun neticesinde amerikan ekonomisinin nasıl bu hale geldiğini, nasıl global ekonomik krize sebep olduğunu ve paranın insanların gözünü ne kadar kör ettiğini gözler önüne seren inanılmaz bilgilendirici belgeseldir.
    filmin sonunda kahrolsun kapitalizm dedirtir.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük