her tartışmada ortaya çıkmaya başlayan "bıktım, senden nefret ediyorum!" cümlesidir.
düşünür, empati yapmaya çalışırsın kendi kendine. o tarz cümleleri ona asla söylememiş olduğunu, söylemeyeceğini görürsün. onu aldatmadığını, neredeyse hiç yalan söylemediğini, arkasından tek kötü söz ettirmediğini düşünürsün; daha da için acır...
Onun her sözü içimi acıtıyor zaten. Neyi yazayım, hangisini söyleyeyim. Senle konuştuğuma pişmanım dediğini mi söyleyeyim, işkence gibisin dediğini mi söyleyeyim, bunların hiçbirini ortak noktamız görmedim dediğini mi söyleyeyim hangisi daha çok içimi acıttı bilmiyorum ki. Ben hiçbirinde nefes alamadım.
" abartıyorsun ".
Ben mi abartıyorum... Siz beni tanımıyorsunuz ki, yaşadıklarımı, gördüklerimi, duyduklarımı, hatta sustuklarımı bilmiyorsunuz ki abarttıgımı bilesiniz.
Abartmıyorum.
Ki zaten 10 aylık doğan insandan ne beklenilir sözlük... Baştan gönülsüz gelmişim.
-hayatının en mutlu anınını yaşadığın kişi kimdi!
-hatırlamıyorum.
-ne yaptı da yani bu kadar unutamadığın!
-hatırlamıyorum.
-nasıl yani insan böyle bir şeyi hatırlamaz mı!
-öğrenirsen mutlu mu olacaksın?
-söyle diyorum!
-bok konuşurum bir daha seninle.
-neden!
-bok söylerim.
-anlamadım!
-söylemiyorum
niye yaa!
-bok konuşurum bir daha seninle...
her sözü bir iç acısıydı. diyemedi, benim seninle yaşadığım her an hayatımın en mutlu günü diyemedi.. iki sene sonra beni soran birine de "hatırlamıyorum" diyecek. biliyorum..
cahil mutluluğunda yaşayabilseydim keşke. gözlerimi kapar daha mutlu yaşardım..