her gün sokaklarda, caddelerde, iş yerlerinde veya okullarda karşılaşılan insanlardan tiksinme ve onlardan uzaklaşma isteği ile beraber tezahür eden, zamanla ruhsal sorunlara yol açan rezil bir duygunun yavaşça ortaya çıkması ve kendisini bir yerlerde göstermeye başlamasıdır.
varlığının amacını sadece "evlenmek, çocuk yapmak ve ailesini geçindirmek" olarak algılayan, ne olduğunun, neye hizmet ettiğinin farkına varamayan, cehaletinin içerisinde amaçsız ve vasıfsız bir şekilde yüzen bu "nefes alan canlılar" ile yaşamanın zaruri olması; hayatı idrak etmeye çalışan beyinleri rahatsız etmekle kalmıyor, yaşadıkları anlardan nefret etmesine ve insanlardan yavaşça ve usulca uzaklaşmasına da neden oluyor.
fakat ilginçtir ki; öğrendikçe, bildikçe ve anladıkça mütevazılaşması gereken bu beyinlerin düşünce bazında daha alt tabaka insanlardan nefret etmeye ve onlardan uzaklaşmaya başlaması; kibrin, kendini beğenmişliğin ve yok olamamış cehaletin de ta kendisi değil midir? yahut bilgiyi, beyinleri yerine daha alt bölgelerinden anlamalarının ve idrak edememelerinin, filhakika eşekliklerinin sonucu mudur?
belki de tüm bu hisler kendini aydın atfeden bu zümrenin içine düştüğü boşluktan ibarettir.
yada bilmek ve bildiğini zannetmek arasındaki boşlukta bir o yana bir bu yana gidip gelmektir.
kim demiş bilmiyorum fakat ne güzel demiş: "tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır."
uzun lafın kısası, insanlardan nefret etmeye başlamak belki de insanlıktan uzaklaşmaya başlamak ile eşdeğerdir.
tanıdıkça devamı gelecek olandır. ne demiş düşünür dünyanın en mutlu insanları cahillerdir , insan tanıdıkça bildikçe gerçeğin pisliğini dahada dipsiz kuyuya düşer.
çevresini gözlemleyen insanın bir süre sonra düşeceği durum. bencil, duyarsız, başkalarına zarar vererek eğlenen insanları görüp de onlara hoşgörü gösterememektir.
hep aynı insanların yüzünü görmekten kaynaklanan durum. insanların iyi yanlarından öte kötü yanlarını da görmeye başlıyor. hep farklı insanlarla takılın, böylece herkesi mükemmel görürsünüz ve nefret etmezsiniz.
üniversiteden mezun olup işsiz kalmayla başlar.
zamanla büyür.
çokça sıkıntı çekip iş, ev, eş vs. sahibi olduğunuzda bile geçmez. sadece umursamaz olursunuz.
sonra da arkanızdan konuşurlar, "kendini beğenmiş" diye.
"ulan orospu çocukları, o iş öyle değil lan..." diyemezsiniz.