daha önce hiç yaşamadığınız, görmediğiniz yerde bir başınıza kalıp kazık yerseniz daha çabuk öğrenilir. ha bi de bu kazıkların çoğu hemşeriler tarafından atılır. ee ne demiş atalarımız 'hemşeri hemşeriyi gurbette bikermiş'.
Zaman geçtikçe daha da öğrenilen ve içselleştirilendir.
Bir zamandan sonra artık herkese endişe ve tedirginlikle yaklaşırsınız. Sonuçta yine kırılmış ve yaralanmış bir ruhla başbaşa kalırsınız. Güneşi görmek için gökyüzüne bakmayı unutarak.
insan nerede ne yapaçağını tam olarak bilmediği dönemler geçirir kendine ihanet edebilir tüm yapmam dediklerini yaptığı dönemler vardır insan bunu kendinde gözlemlerken bir başkasına sonsuz güven duyamaz en makulude budur.
insanlara güvenilir fakat her insana güvenilmez. şahsen ben hiçbir insana tam manasıyla güvenmem çünkü beşer şaşar haddini aşar. sadece Allah korkusu olan insana güvenebilirim tam manasıyla. çünkü mü'min insana güvenilir ve mü'min müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.
yaşamın belli bir döneminden sonra tam tersi için çaba göstermek de gerekebilir. insanlara güvenmeyi ya da güvenmemeyi öğrenmek diye bir şey yoktur aslında. insanlarla baş etmeyi öğrenmek vardır. şöyle bir düşün bak o güvenini zedeleyen adam zerre kaliteye sahip değildir ama sen yine de dert edersin. o yüzden kişisel gerilimlerle, psikolojik üstünlük çabalarıyla, gereksizlikle baş edebilmeyi, her şeye rağmen ilişkilerinde kendin olmayı başarabilmek vardır. gereken yerde taviz, gereken yerde rest göstermeyi başarabilmece. hadi oynayın kardeş kardeş.
genelleme yapmamak gerekir ama hayatımızda ki insanların bir çoğuna da güvenmememiz gerektiğini bilmeliyiz. güvenebileceğimiz insanlar elbette vardır ama onların da çok az olduğunu bilmekte fayda var. bunlar birer tecrübedir. ne anlatılarak ne de başka şekilde anlaşılır sadece yaşayarak öğrenilir.
O kadar zamanını verip 1 sene yediğin içtiğin ayrı gitmesin ve mesafeler girince seni unutması üstüne üstlük ayrılırken gerçek yüzünü görmek yanı kolayca seni sılmesı ve sonradan oluşan babama bile guvenmem ben mantığı.