insanlar der sophenaur; "çoğu hayatlarının sonunda geriye dönüp baktıklarında molalarda yaşadıklarını görür. Takdir etmeden ve zevk almadan geçip giden şeyin aslında hayatları olduğunu gördüklerinde şaşırırlar. Ve böylece umutlarla kandırılan insan ölümün kollarına koşar." Sonsuzluğun payından alacakları yalnızca yıkım ve tutarsızlıktır.
karamsarlık gibi olmasın ama , aslında pekte azınlıkta olmayan bazıları için; günümüzde artık kendilerini hoşgörülü , iyi biri olmak için uğraşmak yerine, bile bile kendinden nefret ettirmek, bunun için ciddi ciddi uğraşı vermek haline gelmiş olan topluluk türü.
birisi susmuş,küsmüş, niye
diğeri der ki,her şey zevkte
biri de durmuş sadece bakar
öteki kafayı bozmuş yemekle
güneşi sevmez,hep geceyi bekler
koşuyor sanır,sadece emekler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapsın insanlar
geceye doymuş şu dünyada
yürü de düşme,şansın varsa
en iyisi oyalan sen kendinle
kimseyi yorma boş derdinle
verince alır,fazlasını ister
seninle uyur,başkasını düşler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapmış insanlar
II
Her zaman, fakat, bilhassa
Beni sevmediğini
Anladığım zamanlarda
Görmek isterim seni de
Annemin kucağından
Seyrettiğim insanlar gibi,
Küçüklüğümde...
I
Ne kadar severim o insanları !
O insanlar ki, renkli, silik
Dünyasında çıkartmaların
Tavuklar, tavşanlar ve köpeklerle beraber
Yaşayan insanlara benzer
bir kısmı iyidir, bir kısmı kötü. şimdi bu iyi ve kötünün kime göre iyi ve ya kötü olduğuna değinmeyeceğim. genelleme dedik ya, kaldı ki ben yazıyorum, o halde bana göre!
iyiler hep kaybeder, kaybetmek zorundadırlar.
kötüler kazanır! aslında kazanmış gibi görünürler.
hani kaybetmek olumsuz olduğundan, insanın zoruna gider. gitmesin. bir şeyleri kaybederken, muhakkak kazanırsınız başka şeyler. para kaybedersiniz misal, ama tecrübe kazanırsınız. yar kaybedersiniz mesela, ama onur, gurur kazanırsınız.
ama kötüler, hani o kazananlar. kazandığını sananlar... ne kadar acınacak haldeler değil mi? kazandıkları sadece menfaattir, paradır, sahte bir aşktır, kendilerinin bile inanmadığı.. peki ya şeref nerde kaldı? hani onur, hani gurur ve kişilik!
ben genellememi yaptım, varın siz karar verin hangi tarafta olmak istediğinize...
Kendim dahil, herkesten her şeyi bekliyorum. Böylesi daha bir rahatlatıyor beni.
Paranoya yapmıyorum. Tetikte olmayı bıraktım.
Olsun, deyip geçiyorum.
Eskiden olsa kendimi kahredip perişan edeceğim şeylere tek bir kelimem var: olsun.
insanın, Hayatın panzehiri gibi.
Olsun...
teoman'ın en güzel hikayem adlı albümündeki sözleri pek bi manidar olan şarkısı:
Gel olduğun gibi
Tuzla buz et beni
Camdanmışım gibi
Bana hatırlat
Nasıl bir şeydi
Bir şeye inanmak
Tutkuyla tutkulanmak
insanlar dünya düşmüş üstlerine
Kıpırdıyamıyorlar
insanlar denemiyorlar bile
Gel dudaklarımı sar nefesini ver
Tat bırak ağzımda
ilk sayfaya döndür beni
Hadi alt üst et iyileştir
Gel hadi acıt beni
O bile yeter
Çoraklığımda istemezsen
Eğer gelmezsen
Öldür ama affet beni
insanlar dünya düşmüş üstlerine
Kıpırdıyamıyorlar
insanlar denemiyorlar bile
tip tip insanlar bulunur. bilim sözde meşru rolüyle kategorize eder ya var olanları, bazı insanlar da hakikaten kategorize edilebilir.
size bir tip anlatacağım sözlük. özellikle karşı cinsten biri size bu bahsedeceğim insanın özelliklerinde yaklaştığında, tanıyacaksınız.
bu insan size sorular sorar. ama sorularının genel-geçer cevapları mevcuttur. yani, aslında soruyu sizi tanımak için sormaz. sırf konuşmuş oluyor olmak için sorar. cevap verdiğinizde de, sizin radikal, benim deyişimle, geneli yıkar şekilde verdiğiniz cevaplara "ahahahah" diye tepki verir. özellikle daha basit düşünen bir cinsiyet grubuna mensup olduğunuzu düşünüyorsa bu kişi. sizin kendinizi açığa vurur cevaplarınızı yadırgar ve özgünlüğünü yadsır ve kahkaha patlatır. adeta siz böyle düşünüyor olma hakkınızı elinizden almaya çalışır. öyle düşünmenizin imkansız olduğunu hissettirir. zaten en başından sizi varsaydığı için çeşitli anlamlarda, verdiğiniz cevapların sınırlarını ve içeriğini, kendi anlam şemalarına uydurmaya çalışır, uyduramayınca da "ahahahah" deyip, alemsin ya der. benimsediği şekilde konuşmayı , size biçilen rolü oynamayı bıraktığınız anda bu tip, size ahahah diye gülerek anlatmaya çalıştığınız şeyi yok sayar. bu tipler sizi yontar,büker ve onlara sürekli kendinizi açıklamak zorunda hissedersiniz.
- senin neden whatsapp'ında fotoğrafın yok?
- çünkü kendi görüntümden hoşlanmıyorum.
- ahahahahahahaha. alemsin.
- ben ciddiyim.
-insan kendi görüntüsünden hoşlanmazsa nasıl mutlu olur ki?
- mutlu olma zorunluluğumuzu nasıl temellendiriyorsun? mutlu olmak zorunda değiliz ki.