insana benim ne işim var böyle bir salağın olduğu yerde dedirten tiplerdir.
alttan aldığım bir derste hoca manometreleri anlatmaktadır.
-hoca: manometrelerin boyutarının küçük olması için içine yoğunluğu yüksek olan maddeler koyarız. mesela civa meselaaa
-insanı bulunduğu ortamdan utandıran insan: pekmez.
bütün sınıf şoka girip kitlendi, adam ciddi ciddi pekmez dedi ya.
insanların gayrimeşru iş yaptığınızı anlamaları için çaba gösteren, fakat kimsenin anlamasını istemiyorum ayağına yatan, esrarengiz olma gayreti içersinde fakat insanların sempatisini bu şekilde toplamaya kararlı, bir şekilde onla takılmaya mecbur kalınan arkadaş, insan müsveddesi.
daha açık bir şekilde yazmak gerekirse, bilimum uyuşturucu madde* kullandıktan sonra veya kullanılmaya gidilirken, ortamdaki diğer insanların duyabileceği şekilde, kağıttan, cigaradan yahut torbacıdan bahseden, ve bunları belli şifrelerle gerçekleştirme çabası içersindeymiş gibi görünen kişidir kendisi. mesela cigaraya bişeyler, kağıta çarşaf, torbacı mahallesine ise mahalle diyen öküzdür. asıl amaç, "ben müptezel insanım, yaklaşmayın yakarım hee" mesajı vermektir.
ayrıca o utanç anı bambaşka bir duygudur, utançtan çok bir anlık adrenalin patlaması gibidir. gözünün altına, yani elmacık kemiği diye tabir edilen kemiğin üzerine var gücüyle bir yumruk atmak gelir insanın içerisinden. ama henüz atan olmamıştır. çabuk geçen bir sinir anıdır.
bulunduğu ortamdan utanan insanlardır. zira insan utandığı insanları ne yanında taşımalı ne de aynı ortamda bulunmalıdır. hea oldu da bir ortamda tesadüfen denk gelindi o zaman da şey var yahu sen her zaman her yerde doğruyu yapan mısın ki utanma lüksü var sende? sen kimsin ki hacu?