prompter olmadan konuşan başbakan sözü. 5 sene boyunca takımların gelirini cebinden verecek heralde. fb değil de başka bir takım olsaydı yine bu sözleri söylermiydi o da ayrı bir merak konusu ya neyse.
ingilizler onurlu duruş göstererek gitmediler ve o günden sonra ingiltere ligi dünyanın en ilgi çekici ligi oldu. biz gitmezsek tamamen onursuzluğumuzdan, bazı şahısların şahsi menfaatlerinden ötürü gitmeyeceğiz. zaten türk futbolunun içine ettiniz iyice dibe vursun. önemli olan bazılarının alacağı oylar, bazılarının yiyeceği paralar nasılsa. biz de burda sen şikecisin, ben değilim, hakemler çok ipne falan gibi tartışmalara girelim. evet asıl aptallar bizleriz. aptal yerine konuluyoruz ve buna layık davranıyoruz.
hemen hemen her maçında olay çıkan ingiliz kulüpleri.
tribünlerin tamamında alkolik ve junki taraftar grupları.
her maç günü savaş alanına dönen kent merkezleri.
yakılan stadlarda ölen taraftarlar
galeyana gelen taraftarların altlarında ezilerek ölen diğer taraftarlar.
bir kaç yıl içinde futbol anarşisinden ölen kişi sayısı 300 ü geçer ingilterede.
sonra faşizan bir hanım başbakan ingiltere de iktidara gelir. demir leydi. meşhur olayı yani ingilizlerin 35 italyanı öldürdükleri son olayı da bahane eder.
bu bir milattır ingiliz ligi için. uefa ile bir anlaşma yapılır ve uefa ingiltereyi 5 yıl süre ile dondurur.
o beş yılda ingiltere de öyle bir ayıklanma, öyle bir zapturapt olur ki, öyle bir eli sopalı durum. gak diyene hapis, guk diyene ömür boyu futboldan men.
boşalan stadlara çevredeki ilkokul öğrencileri götürülür maçlarda. dersler stadlarda yapılır. maç izlettirilir. piknik yapılır hep beraber. alkol ve uyuşturucu stadlardan uzaklaştırılır.
sonucunda şu an anda dünyanın en kaliteli ligi ingilterededir. en büyük lig geliri ve en fazla kazanan kulüpler de ingilterededir. futbol için NBA dir ingiletere ligi. çok da değil tüm bu dönüşüm 10 yıl gibi bir sürede sağlanır. premier lig bir şirkettir. şirket gibi yönetilir. şirkete zararı dokunabilecek herkes direkt olarak atılır işten. şu anda hiç kimse sahaya yabancı madde atamaz ingilterede. ırkçılığın iması bile direk cezadır.
türkiye de ne olacak peki? önümüzde ki beş yılda şike daha da organize bir hal alacak hepsi bu. kendi kendimizi kandıracağız başka da bir şey olmaz.
ingiltere nin en önemli 10 takımı deloitte de bilmem bu adamın bir fikri var mı bu konuda. neyse anladık ki yokmuş, olsaydı bu lafı edecek kadar... neyse sustum.
sonuç olarak premier ligi nin hiç reklama ihtiyacı yok uluslar arası 5 tane lig sıralamasında ispanyadan sonra 1 olan bu lig, super ligi 3e böler 4le katlar. adamların bir kere paraya ihtiyaçları yok lan. adamlar uzak doğu benim ligime önem versin diye yayın haklarına öküzler gibi para yağdırıyorlar. tabi benim memleketimin başbakanı tutup ulan gitmeseler ne olur diyor. ne olacak ulan zaten ülke olarak siyasetin amına koymuş bulunmaktayız futbolada iki tane amına götüne çakarız.
talihsiz bir açıklamadır. ancak fenerbahçe şikeden yargılanıyor ee hadi ona ceza verelim kafasını yaşayanların yaptığı açıklamalar kadar talihsiz değildir. adama sorarlar "bu ligde şikeyi sadece fenerbahçe mi yapmış?" çünkü yapmışsa ceza değil ödül vermek gerekir. biraz kafası çalışan insanın söyleyeceği sözler değildir. bunu uefa diyor evet onların da kafası çalışmıyor. ne yapalım yani mantıksızca hukuksuzca bir mantığı kabul mü edelim? bunu yıllar önce italyada juventusa yaptılar şimdi italya fedarasyonu 440 milyon luk bir tazminatla baş başa kaldı. avrupaya gitmemeye gelirsek eğer 5 sene gitmezsek çöker türk futbolu. öyle bir dünya yok. eğer uefa inat edip fenerin cas davasını çekmesini bekliyorsa çok bekler. bu davayı çekmiyor diye de türk futbolunu cezalandıramaz. zaten uefa kongresinde platini * böyle bir durumun olmayacağını da söyledi. görüyorum ki hasır altı edilmiş yine milletimiz "aman yarabbim felakete bak hep fenerbahçe yüzünden" gibi bir komedi mantığına kendini kaptırmış.
fener'ime kıyamam, ne de olsa edirne'den öte hedefi yok demek. Türk takımlarının Galatasaray hariç edirne ötesi hedefi yoktur. galatasaray'ın uefa kupasını kazanması bile galatasaray içindeki bazı kesimlerin dahi hışmını çekmiştir. çünkü futbol uluslararası oldukça şike ve teşvik gibi eylemler azalacaktır. aklıma şu geldi
neyse bakalım şu beş yıl ceza alan ingilizler sportif açıdan ne durumdaymış?
76-77 şkk liverpool
77-78 şkk liverpool
78-79 şkk n. forest
79-80 şkk n. forest
80-81 şkk liverpool
81-82 şkk aston villa
83-84 şkk liverpool
84-85 şkk finalist liverpool
şimdi şu tabloya bakarsak ingilizler şiddet olayları olmasa belki bir on yıl daha bu kupaya ambargo koyacaklardı. ancak şiddet yüzünden hem uefa hem de ülke yönetimi çok ağır cezalar verdi ve thatcher döneminde çok sert kanunlar çıktı. öyle 6 ay sonra değişen kanunlar değil?
şu demek; bizim cemaat ele geçirmek istedi fenerbahçeyi ve bu amaçlada götünden bir dava uydurdu.fakat günler geldi geçti fenerbahçe demir lebleli çıktı.vermedi anahtarları.artık yumurta kapıya dayandı.feneri diz çöktürmek için de zamanında uefayı da işin içine katmıştık.e uefada artık bir karar verin diyor.fenerbahçe suçsuzdur desek olmaz cemaat madara olacak.fenerbahçe suçludur desek milyonlarca fenerbahçeli akp'yi sandığa gömecek.
ne yapsın tayyip.arada kaldı.hem suçlu ilan edelim hemde hiç ceza vermeyelim diyor.e uefa buna sessiz kalır mı diye soranlara da; uefanın amk sana bişey olmasın. diye cevap veriyor. bu 5 yılın türkçesi budur.
- ingiliz futbol kulüpleri çok köklü ve isimli kulüpler ( büyük olanlarından bahsediyorum. zira olan hep küçüklere olur)
- köklü oldukları için de 5 yıl avrupaya gitmeseler bile belirli kalitede yabancı futbolcu transfer edebilirler
-ayrıca söz konusu dönemde futbolda para şu anki kadar önemli olmadığı ve hala yarı amatör oynandığı için avrupaya gitmemenin kaybı çok da büyük olmamıştır.
şimdi ülkemizde ne olur ona bakalım;
- asla yabancı futbolcu gelmez, var olanları tutamazsınız.
- gelen yabancılar bile sadece avrupa maçlarında kendini gösterip lig maçlarında yattıkları için avrupa kupalarına takım göndermeyen bir ligde oynamazlar. illa öyle bir lig isterlerse katara giderler ve daha fazla para alırlar.
- avrupadan gelecek para olmazsa şu anda büyük gibi görünen istanbul kulüpleri iflas ederler.
- yayın haklarından alınan para da azalır. çünkü yabancısız, avrupasız bir lig doğal olarak reyting kaybeder. iki haftada bir küfür edilen alanzinho'nun bile yerli muadilinin çıkmadığı bir ligde kimi izleyip heyecanlanırız bir düşünün.
- ligin kalburüstü yerli oyuncularının hepsi yurtdışına gider ve seyir zevki sıfıra iner.
- şu anda maddi olarak zaten zor durumda olan anadolu kulüpleri, yayın geliri azalınca kapılarına kilit vurur ya da amatöre döner.
olabilecek tek iyi yanı şudur ki; kulüpler futbolcu yokluğundan mecburen altyapılarına önem verir. ki bu da kesin değil, çünkü istanbul kulüpleri taraftarlarının gazını almak için katardaki yaşı geçmiş yıldızları getirmeye çalışabilir.
ağlak ve kıvrak galatasaray taraftarının hoşuna gitmeyen söz. zamanında sayın başbakanı size hediye ettiği stadda yuhalarken iyiydi. sonra onu temizlemek için başkanız çıkıp bilmem kaç milyon galatasaraylı ak partiye oy verdi dedi. büyüg başgan ünalınız aysalınız. haydi ağlaşın şimdi toparlaklar sizi. evet.
fenerlileri sevindiren haberdir. hacı biz şike yaptık evet ama başbakan da size stad verdi. işte bu tam bir düşünce yoksulu ifadedir. ali sami yen stadyumunun arazisi kaç paraydı devlete ne kadar kar kaldı düşün bakalım bir. ama neyse düşünmeye gerek yok aziz başgan çoh yaşa...
şu lafı eden başbakan'a oy veren galatasaraylıyım demesin.açık ve net."högümet bize gomplo guruyo yeaa" diye kafa s.ken tatlısu muhalifi fenerliler gelsinler bi de burdan baksınlar olaya.
allahın cinconluları son 6-7 senede kaç kere avrupaya gitdiniz diye sorarlar adama? eleme turlarında rezil olup geldiniz tromsö, karpaty lviv, steau bükreş unutmayın bunları. duyanda barcelona sanacak bu kedileri beter olun isterse 20 sene gitmeyelim gıcıklık değil mi.
futbol'un 27 yıl öncesiyle değerlendirilemeyecek kadar geliştiğini bilmeyen kafaların "işine gelirse" kabaca tabirle "yersen" hesabıyla söyledikleridir.
27 evvel futbol, şifreli kanaldan yayınlanmadığı gibi bu derece tv gelirlerine sahip değildi.
27 evvel futbol, bu derece dünyaya dağılmamıştı. globalleşen dünya, gelişen yayın araçları, teknoloji ve internet ile beraber izlenmesi, ulaştığı kitle de doğru orantılı olarak fazlasıyla artmıstır.
27 evvel futbol, şampiyonlar ligine ve katılan takımlar için de böyle bir ayak bastı parasına sahip değildi.
27 evvel türkiye futbolu, henüz emekleme devresinde idi, ingiliz ligi gibi bir izleyici kitlesine sahip değildi.
şimdi bütün bunları üst üste koydugunuzda 1985 heysel faciasının günümüz ingiliz holiganlarınca gerçekleştiğini ve de ingiliz başbakanı'nın ingiliz takımlarını 5 sene boyunca avrupadan men ediyorum dediğini düşünün!!
chelsea, manchester city, manchester united, liverpool gibi futbol takımlarına kaynak aktaran para baronlarının vereceği kararı ve ingiliz ekonomisinde yaratacağı etkileri düşünün !!
anlaşılan yıldırım demirören'in tff başkanı belli olmasının etkileri tez yayılıyor ve bazılarının kafasında nifak tohumu ekiyor. bir beşiktaşlı olsam da del bosque davası ve dava sırasında söylenenleri unutmuyorum.
balık beyinli bizler ise unutmaya devam ediyoruz.
futbola yatırım yapanları geçtim, ülke puanının 5 sene boyunca ne kadar düşeceğini, takım puanlarının ne kadar gerileceğini varın siz düşünün. ondan sonra neden ilk turda eleniyoruz diye düşünmeye devam edin.
futbol takımlarımızın yabancı futbolcu ve teknik adamlara tonla para yedirmesine rağmen son yıllarda avrupa da bi bok yapmadığını gören adamın söylemidir (beşiktaş ın 2. turda elenmesini saymazsak). zira takımlarımızı avrupa ya gönderip rezil olmamak için şikeyi bahane ediyordur. kendince haklıdır.
gönül ister ki başbakan ingiltere'yi; halkın refahı, düşük faiz, düşük enflasyon, ucuz benzin, kaliteli futbol ligi, adil hukuk sistemi, eğitim sistemi, trafik düzenlemeleri, metro hattı vb. konularda örnek alsın. ala ala bunu örnek aldı. e tabi işine ne geliyosa. aslında bu da işine gelmemeli ama düz mantık işte.
başbakanımız sayın recep erdoğan'ın şike soruşturmasına bakış açısıdır.
5 sene avrupa'ya gitmesek ne olur?
50 senedir avrupa birliğine girmedik de ne olduysa o olur.
bu cümledeki şifreleri çözümlemek gerek.
demek ki sayın recep erdoğan'ın platini ile yaptığı görüşme pek randımanlı olmadı, tff şike soruşturmasında adı geçen kulüplere yaptırım uygulamadığı takdirde, uefa kesinlikle taviz vermeyecek...
bu durumda ne yapmak lazım? recep erdoğan'da onu yapıyor.
bir insan hedefsiz yaşayabilir mi?
ama bir koyun pekala yaşayabilir.
hedefsiz bir toplum yaratan akepe, şimdi de hedefsiz bir futbol yaratmaya çalışıyor.
evet, suçu ispatlanana kadar herkes masumdur, hatta ben özellikle fenerbahçe'nin şike soruşturmasında aklanacağına inananlardanım.
ama uefa'nın olmazsa olmazları var.
ya hemen bu soruşturmayı hükümlendireceksin, ya da soruşturmaya adı karışan takımlara gerekli cezayı vereceksin. aklanırlarsa ne ala, haklarını ararlar, ama gerçekten suçlu bulunurlarsa önlemini peşinen almış olursun...
şimdi bu durumda uefa kriterlerine göre 8 kulüp ya ceza alacak, ya da uefa'ya ve fifa'ya posta koyup tribünlere oynayacağız.
hangisi?
8 kulüp mü önemli yoksa geriye kalan yüzlerce kulüp mü?
8 kulübe ceza vermeyeyim diye avrupa'ya 5 sene gidememek türk futbolunu avrupa'nın dibine iter.
5 sene sonra avrupa kupalarına 5 değil, 3 takımla katılırız, şampiyonlar liginde ve avrupaliginde 3'er adet öne eleme oynar, seri başı takımlarla eşleşiriz, milli takımımız kuralara 5. torbadan girer ve bu haldeki türk futbolunun da avrupa'da söz sahibi olması takdir edersiniz ki imkansızdır.
30 küsür senedir futbol seyrediyorum ve artık istanbul kulüplerine olan bu yavşakça ilgiden ve türk futbolunun bunlardan müteşekkil olduğu anlayışından artık iğrendim.
iyi bir bursaspor'lu olarak kulübümün haklarını her platformda savunmak vazifemdir.
tarihimizin en iyi zamanlarını yaşadığımız şu son senelerde futbola vurulacak böylesine bir gem, bursaspor ve diğer kulüplerimizin yakaladıkları ivmeyi sıfırlamak anlamına gelir.
buna kimin hakkı var?
ne tayyip erdoğan'ın, ne de yıldırım demirören'in...
yıldırım bey kendi alacaklarına istinaden beşiktaş'ın ceza almamasını elbet isteyecektir, keza tayyip erdoğan taraftarı olduğu fenerbahçe'nin ceza almasıyla büyük oy kaybedecektir, peki ya trabzon'lu bakanlar? trabzon ceza alırsa o şehre bir daha girebilirler mi? trabzon taraftarı onlara hayasızca "hani ince ince çalışıyordunuz" demez mi?
bu çağdışı ve ahlaksız kaygılar türk futbolunu yokoluş sürecine sokmuştur.
insanları mutlu etmek adına hukuksuzluğu ve ahlaksızlığı savunmak...
sadece bu ülkede görülebilir.
8 kulüp düşmesin, ceza almasın diye diğer kulüplere sus payları dağıtılacaktır.
tek isteğim, insanların vicdanlarını dinlemesi...