başta kendinden emin, küstah ve yüzsüz israil sözcüsünün savaş gemisi lafını duyunca yüz ifadesindeki değişim, bunun ciddi olduğunu duyunca ikinci değişim tekrar tekrar izlenmesi gerekir.
+ la olm türkler bi gemi daha yolluyomuş ya la
- yollasın aq
+ olm yanında savaş gemisiyle gelecekmiş
- hassiktir lan
+ ekmek incil çarpsınki
- olm bak şaka etmiyon demi?
+ git sor la
- neyse kanka benim işim çıktı hadi by
Spiker çocuğu koymuştur diğer mala. Türkler'e olan güvenini de açıkça belli etmiştir.
Spikerin bize güvendiği kadarını biz yapabilir miyiz? Tabii ki. Koyarız çocuğu. ikiz olur hemde.
snow: ayar veren ingiliz sunucu.*
regev: ayar yiyen israil hükümet sözcüsü. *
-- o an --
snow: türkiye ile ticaret ve turizm alanında ilişkileriniz vardı ve onlara ödülü türkiyeden gelen gemilere saldırıp, türk vatandaşlarını öldürerek verdiniz. bu dost kazanmanın harika bir yolu değil mi?
regev: evet bu gerçekten çok talihsiz. son birkaç aydır türkiye ile olan ilişkilerin geçmişteki gibi pozitif bir atmosferde olmadığı aşikar. biz türkiye ile daha pozitif ilişkiler istiyoruz ve türk hükümetinin de aynı şekilde hissetmesini umut ediyoruz.
snow: yani türkiyeden özür dileyecek misiniz?
regev: ne için?
snow: vatandaşlarını öldürdüğünüz için...
regev: bu olayı ve bu olayın nasıl gerçekleştiğini açıklığa kavuşturmak gerek. dün 6 ele geçirme oldu. hepsi israil donanması tarafından yapıldı. beşi barışçıl, şiddetsiz ve insanlar zarar görmeden gerçekleşti. bir tanesinde ise maalesef, gemide açıkça aşırılıkçılar vardı. onlar şiddet kullandılar. ve operasyondaki askerler kendilerini korumak zorundaydı. tehdit altındaydılar ve cevap vermeliydiler.
snow: son 48 saatte yaptıklarınızdan bir şey öğrendiğiniz mi? şu an biz konuşurken yine gazzeye doğru hareket etmekte olan rachel corrie gemisine saygılı davranacak ve haklı olarak gazzeye yanaşmasına izin verecek misiniz?
regev: neden haklıymış? burada birçok mesele var. eğer yapabilsem, hepsine cevap verirdim.
snow: bm gazzeye olan ablukanın kalkması için varolan iradenin haklı olduğunu söyledi çünkü. son olarak güvenlik konseyinde dile getirildi bu.
regev: abluka eğer bir çatışmanın içindeyseniz meşrudur. biz de biliyorsunuz gazzedeki hamas rejimi ile çatışma halindeyiz. bm kurallarına göre denizden abluka tamamen meşru bir uluslararası davranıştır. birleşmiş milletler şartının 47. maddesi de bunun yasal olduğunu söyler. sizin neden bahsettiğinizden haberim yok. gazzeye uygulanan yaptırımlara gelince, bunlar da gazzenin uyguladığı şiddete cevaptır ve uluslararası hukuka tamamen uygundur.
snow: peki rachel corrieye ne yapacaksınız?
regev: biz, yardım götürmek isteyen herkese, 'aşdod limanına getirirseniz, hepsinin gazze şeridindeki insalara ulaştıracağımızı garanti ediyoruz' diyoruz. eğer bizimle uğraşmak istemiyorsanız, müslüman bir ülke var: mısır. o da el ariş limanı aracılığı ile benzer bir öneri sunuyor.
snow: ama kimsenin önerinizi kabul etmemesinin nedeni, malzemelerden kesinti yapmanız. gazzeye giden yardım malzemelerinin yüzde 78ine el koyuyorsunuz. bunu kızılhaç ve bm raporları söylüyor. sizden geriye malzemelerin yüzde 20si kalıyor.
regev: hadi burada açık olalım. bizim teklifimizi kabul etmiyorlar, çünkü blokajı kırarak siyasi bir mesaj vermek istiyorlar. malzelemelerin gönderilmeyeceğine inandıklarından değil. ve izin verirseniz, size neden bu ablukaya ihtiyacımız olduğunu anlatayım. bu abluka olmasa, gazzeye iran ve suriyeden çok tehlikeli silahların gireceği açıktır. gazzeden israil şehirlerine ve israilli sivillere binlerce roket atıldığını biliyorsunuz. kısa menzilli roketler gazze şeridinde yapılıyor. ama uzun menzilliler, savaş başlıklı olanlar suriye ve irandan geliyor. bu yüzden gazzeye giren kargoyu kontrol etmek zorundayız.
snow: eğer müttefiğiniz türkiye, yani hala müttefiğiniz olan türkiye , savaş gemileri ile yeni bir yardım filosu göndermeye kalksa ne yaparsınız? çünkü bunu yapacaklarını söylüyorlar.
regev: bu varsayım...
snow: hayır. türkiye başbakanı bugün mecliste bir sonraki filonun büyük ihtimalle askeri bir gemi eşliğinde geleceğini söyledi. ne yapacaksınız?
regev: ben bunun ciddi olduğunu düşünmüyorum.
snow: ne yapacaksınız?
regev: ciddi olduğunu düşünmüyorum.
snow: oh, tabii ki ciddi! bu kesinlikle ciddi bir durum.
regev: emin misiniz?
snow: bu büyük bir savaş haline yol açabilir.
regev: bana türklerin israile saldırmak için savaş gemileri yolladığını mı söylüyorsunuz?
snow: niye telefon açıp onlara sormuyorsunuz?
regev: bunu nereden öğrendiniz?
snow: bana soracağınıza türklerle konuşun.
-- o an --