filmde sesi hayli kalın kabadayı tarzı bir hanım seçilmiş. fazlasıyla maskülen.
"seni takip etsem yanına otururduk dimi" gibilerinden sonuna yrrraaaaam eklenilesi bir sahne var fragmanında kızın halile atarlandığı.
yani nasıl bir iticiliktir yahu.
kadın naiftir, kırılgan, estetik, falan filandır. her saniye "bi sigara ver lan skerim toynağını" diyecekmiş gibi hal ve hareketlerde bulunan bir ses tonu ve gereğinden fazla kabadayı mizaç...
o değilde yaptın birincisini iyiydi, ikincisinde çivi çiviyi söker minvalinde bir hikaye tutmuşsun da olmamış be paracıkoğlu*
eee noldu o kıza, ölüyü örterler ... dürterler gibilerinden...
en büyük aşklar bile geçer başka bir aşkla hesabı, yani adam intihar mı etsin napsın ölenle ölünmüyor amma ve lakin ki; çok yavan, vasat. "daha değişik sen ne yapabilirdin yarraaam" diyebilirsiniz tabi. ama ben devamını yapmazdım aga. zaten birinci filmide yapamazdım da neyse yani işte...
başka bir aşk hikayesi yazsaydı, yönetseydi belki bir şansı olabilirdi ama birincinin kredisini kullanan filimlerden olacaktır çok büyük ihtimalle.
incir reçeli tek bir hikayenin senaryolaştırılması gibi, bir kavanoz reçel gibiydi yani; tadı sadece o kavanozda bulunabilecek olan.
2 nedir aga?
aynı incir reçeli hikayesine sahip ve hıv pozitif birisinin daha oynanması, anlatılması gerekir. öyle değil midir?
neden zorluyorsun? bırakmışsın damaklarda buruk bir tatlılık; kal onunla, insanlar birbirine anlatsın "çok güzel bir film, kesin izlemelisin" diye.
ah be arkadaş! yapılmasa böyle hatalar diyor izleyici ama sonuçta "beşer şaşar" efendim.
bunu izlemek için, bu akşam ilkini izleyeceğim. ergenlerin diline dolandı diye ön yargılı bakıyordum. pek yakında'yı beklerken, sinemada fragmanını gördüm ve ilgimi çekti. umarım değer.
Uc yil once sinemalarda yogun ilgi goren incir Receli adli filmin ikinci serisi.Basrollerini Halil Sezai ve Safak Pekdemir 'in paylastigi film 17 Ekimde vizyona girmesi bekleniyor.
20-30 erkek gitmeyi planladığımız film. ortamıza çift gelirse öküz gibi bakacağız. eğer çekinmeden yanımıza otururlarsa mısır ikram etmeyi planlıyoruz.
birinci filmde ölen kadını tekrar diriltiyor mu, yoksa mumyalanmış vaziyette yanında mı takılıyor diye sorulması gereken saçma devam filmi. türk halkı olarak illa bi'şeylerin bokunu çıkaracağız zaten. halil sezai'yi de gram sevmiyorum, teşekkürler sözlük.
uludağ sözlük'ten ankara'da ikamet eden bir hanımefendi ile gitmeyi düşündüğüm film. düşünüyorum gerçi ama ortada kız yok. biletler de benden üstelik. bak bak kıyağa bak. eğlenceli olabilir halbuki.
üçüncüsününün finalinde acıların adamı Halil Sezai boğaz köprüsünden tam atlarken kafasından vurulur ve 1 saniye sonrasında jet uçağının kendisine çarpması sonucu martılar gözyaşlarına boğulur. Halil Sezai ghost olup ışığa doğru yürürken bir elinde kaşık diğerinde incir reçeli yerken ağlayacaktır bitiş yazılarından hemen önce.
Girmek için bekledigim filimdir. içinde bulunduğum durumdan dolayı nasil çıkacağımın belli olmadığı filimdir. Erkek adam ağlarmi deyiminin kontrol edileceği filmidir.
Bugün vizyona girmiş filmdir. Okuldan çıkar çıkmaz koşup izledim.
Öncelikle söylemek isterim ki, 1.sinin yanında solda sıfır kalmıştır. Incir reçelini izlerken tüylerim diken diken olmuştu, bu konuda izlediğim en iyi Türk filmlerinden biriydi. Özellikle sonu malum, ciğerimizi dağlamıştı.
2. Versiyonu da izlenebilir düzeyde. Sıkmıyor, sürüklüyor elbette. Fakat o acıyı tam alamadım ben. Daha dramatize beklerdim açıkcası.
Her neyse, filmin ilkini izlediyseniz tabiki bunu da izleyin. Fakat büyük beklentilerle gitmeyin...