inci pastanesi

entry66 galeri1
    48.
  1. başka yerde açmayacaklardı güya. ama baktılar iyi reklam yaptı türkiye de duymayan insan kalmadı istanbulda olupta bilmeyenler de neymiş bu inci beh dediler adamlar tekrardan açacaklarmış . hadi hayırlı olsun bakalım aklımda istanbul2a gelirsem birde ben bakayım şu profiterolün tadına.
    0 ...
  2. 49.
  3. türkiye adına çok büyük kayıplardan yalnızca biridir.
    0 ...
  4. 50.
  5. yeni yerinde tekrardan hizmet vermeye başlamıştır, bu karar ile sevindirmiştir.
    0 ...
  6. 51.
  7. yeniden ismini hatırlamadığım meydana yakın olan bir sokakta hizmet vermeye başlamış. profiterolün fiyatı öyle miydi bilmiyorum ama 7küsür lira olmuş. çok afedersiniz ama hazır profiterol topları alıp içini kakao hazırlayıp yememin maliyeti en fazla 10 lira ve 6-7 porsiyon. tat olarak da ahım şahım fark olmaz. o profiterollerin değeri en fazla 4,5 lira. ama sanırım hem yeri net bilinmediği için hem de kira fazla geldiği için sistemde ezilmemek için böyle absürd bir fiyat politikası izliyorlar. iyi reklam yapıp sürümden kazansalar daha iyi olur. bu sefer dükkanları da büyük, ürünü bozmasalar ve fiyatta 5 lira olsa dolar taşar orası tekrar.
    0 ...
  8. 52.
  9. Şuan Mis sokakta hizmet veren tarihi profiterol cenneti.
    0 ...
  10. 53.
  11. ulan ilk kez gittiğim zamanı hatırlıyorum bu mekana..
    istanbul'un karşı yakasında, avrupa'da, ömrümde ilk defa profiterol yediğim mekandı inci pastanesi.
    girişindeki o mermerin hikayesini anlatmıştı bana nehir. ''bu mermer bilmem kaç senedir burada imiş, sahibi hiç değiştirmemiş. bu aşınmaları falan hep o yüzden.'' diyerek.
    ne kadar da imrenmiştim. mermer bile olsa bilmem kaç senedir muhafaza edilmesi, oraya edip canseverin de cemal süreya'nın da özdemir asaf'ın da ayak basmış olabileceğini düşünmek içimi kıpır kıpır etmişti.
    bir mermer parçası, insanın içine bu kadar mı işlerdi?

    fazla abartıldığı söyleniyor.
    ben orada nehir ile ilk kez buluşmuştum. onu ilk defa görmüştüm orada. benim ''profiretol'' diyemeyişime -görüldüğü üzere aynı zamanda yazamayışıma da- ilk defa orada gülmüştük.
    dedim ya, acemiydim istanbul'da. zannediyorum ki onlar getirecekler bana, ben yiyeceğim, hesap gelecek bla bla bla..
    öyle değilmiş meğer.. giriyormuşsun, tezgahın üzerine dizili olan profiterollerden alıyormuşsun. istersen limonata da alabilirsin hatta. yiyip içip ''ben şunları şunları yedim.'' diyerek hesabını ödüyormuşsun. ve tüm bunlar maksimum 10 dakika içinde gerçekleşiyor. dışarıda bekleyenler var çünkü, onlar da ilk defa burada buluşacaklar belki de...

    +nerdesin sen yaa? nasıl başarıyorsun dümdüz yolda kaybolmayı bilmiyorum.
    -aloo. heh, ya şey işte bilmiyorum ki. kızım yabancıyım ben istanbul'a allah allah yaa. sen bi' yer söyle oraya geleyim.
    +iyi tamam, yapı kredinin orayı biliyor musun?
    -ı ıh.
    +nevizade?
    -ı ıh.
    +ooof. o zaman babylon tarafına yürü ben bulurum seni. aşağıdaki burger'ın oralardayım ben.
    -babilon ne kızım ya sikicem istanbul'unu ha!!
    +ya nasıl bilmezsin babylon'u yahu. yuh yaa.
    -ben inci'nin oraya gidiyorum gelirsen gel.
    +ee tamam işte bekle orda..

    ne güzel yerdin sen inci pastanesi. hani eski türk filmlerinde muhallebiciler olur ya. öyle nostaljiydin bana. yukarıdan yukarıdan izlerdi bir adam. ilk gittiğimde dikkatimi çekmişti. ''bu adam kim?'' diye sormuştum sesli olarak istemsizce.
    yukarıya davet etti beni. anlattı mekanın tarihini.. sıcacık, sımsıcacık bir yerdi.
    5 lira ile satın alınabilecek en güzel mutluluktu inci pastanesi.. fazla anlam yüklüyorsunuz diyenler ya hiç sevmemişlerdir ya da boş konuşuyorlardır. aldırmayınız.
    0 ...
  12. 54.
  13. mis sokakta hizmet vermekte olan tarihi pastane.

    fransa'daki kahvehane yahut cafelerin çoğu yüzyıllık hatta alman işgalindne öncesine dayanmakta, ünlü yazarların imzalarını duvarlarında yaşatmaktadır.

    büyükbabanız ile babanızın sizinle ortak noktası olacak kadar kuşak barındırır işletme tarihi içersinde.

    türklerde mahalle esnafıyla bir anlam taşır. berber, kasap, bakkal gibidir. lümpencilik değil, kent kültürünün farklı sentezlerinden birisidir aynı eski anılarda kamış muhallebicilerimiz gibi. anne babanızın, dedenizle ananenizin tanışma fırsatı yakaladıgı yahut gizli gizli buluştuğu mekanlara ithafen.

    kapitalist düzen ve durumdan istifa etme anlamı çıkarabilirsiniz. binlerce yargılama amaçlı sözler sarfedebilirsiniz.

    ama yıllanmış şarap gibidir yahut köklenmiş meşe / çınar ağaçlarına benzer yerine asla yenisini koyamazsınız. o alana baktıgınzıda hep o ağacı hayal ettiğiniz gibidir. zamanla unutabilirsiniz ya anılarınızı?

    istiklal caddesinde yururken yeni mağazaların açıldığını, bazı dükkanların el değiştirdiğini, caddenin devir daimle farklılaştığını görebilirsiniz. cadde üzerinde çarpık kentleşme ürünü binaları ile tarihi binaları bir an karşılaştırarak "yahu yurtdışında ne güzel dış cepheye sahip binalar var bir de bizimkilere bak" diyerek hayıflanabilirsiniz.

    işte bu hayıflanma eriyen cadde kültürünün, yükselen kapitalist düzenin; tüketim toplumunun getirdikleridir.

    her zaman yeni yerinde o pastaneye gidebilirsiniz ama asla eskisi gibi olmaz.

    koca çınarı yerinden söküp başka bir yere nakledemediğimiz gibi...
    0 ...
  14. 55.
  15. Yeri değiş(tiril)miş olsa da, tadı değişmemiş, insana kattığı sıcaklık değişmemiş pastane. bugün çok hoş bir olay yaşadığım pastanedir ayrıca. canım kaç gündür tam o tadı çektiği için koştur koştur gittiğimiz pastanede 'kart geçiyor mu?' sorusunu yönelttiğimiz amca bize ' ne kartı evladım al ye lafı mı olur, bunu mu düşüneceksiniz? ' dedi ve elimize iki tabak tutuşturdu. zaten tadı leziz, bir de bu diyalogla vazgeçilmezlerimden oldu diyebilirim. samimiyetin en içteni, en önemli olanı ne de olsa.
    1 ...
  16. 56.
  17. Türkiye'nin en lezzetli profiterolünü yiyebileceğiniz pastane.
    0 ...
  18. 57.
  19. zamanında istiklal caddesinde olan fakat bulunduğu bina yıkılınca (bana anlatılana göre) tam olarak mcdonaldsın karşı sokağına taşınan, şu ana kadar yediğim en iyi profiterolü yapan pastanedir.

    adamların tuhaf huyları da var. tabaklara koyuyorlar profiterolü ve ortadan kayboluyorlar. siz içeri girip, masadan alıp giderek istediğiniz yere oturup yiyorsunuz. karışanınız, görüşeniniz yok. işiniz bitince de kasadaki arkadaşa gidip kaç tane yediğinizi söyleyerek ödemeyi yapıyorsunuz.

    eşsiz çikolatası ve harika sunumu ile bu profiterolü tatmanızı şiddetle tavsiye ederim...
    1 ...
  20. 58.
  21. Yas pastaları züte; eklerleri gibe benzer.
    1 ...
  22. 59.
  23. burada çalışan, genelde çay ocağı tarafında duran bıyıklı ve göbekli bi abi var. biraz sohbet etmeye çalışın. size ekstra dan kurabiye ve hatta sevdiyse limonata bile ikram edebilir. hatta ilk defa gidiyorsanız daha önce konuşmuşçasına numaradan abi senin kız ne yaptı filan diye de sorabilirsiniz. evet bi kızı var, danone'nin genel müdürlüğünde çalışıyor. ondan bahsetmeyi de seviyor...
    2 ...
  24. 60.
  25. 63.
  26. beyoğluna gidip inci pastanesi'nde profiterol yemeden dönmek asla düşünülemezdi...bir zamanlar.
    3 ...
  27. 64.
  28. 65.
  29. son anına kadar içerideki dekoru bozmadan varlıklarını sürdürüyorlardı. nostalji olmakla beraber yaptıkları profiterol eşşizdi.
    yeni yerlerine hiç gitmedim, bilgim yok. ama, lezzetin değişmediği düşüncesindeyim.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük