--spoiler--
filmde birilerinin fikrini çalan bir ekip var. bu ekipten fikir çalmaktan ötesine gidilmesi isteniyor. istenen şey fikir aşılamadır. karısının ölümü nedeniyle suçlanan leonardo di caprio evine gidememekte ve eğer bu işi yaparsa tüm engellerin ortadan kalkacağı vadediliyor.
hal böyle olunca kabul eden leonardo ekibini daha da güçlendirerek fikir aşılama işi için tüm planları yapıyor. fikir aşılanacak kişinin rüyasına girerek yapılacak bu işlem için 3 katmanlı rüya görmesi sağlanıyor. filmin sonuna gelecek olursak benim şahsi görüşüm filmin devamı geleceği için öyle bir son yapıldı. dönen nesnenin tam olarak durduğunu görmüyoruz fakat dönmesindeki stabilite biraz bozuluyor gibi. zaten yönetmenin de aklımızda bunu hissettirmek amacında olduğu kesin.
--spoiler--
üstad nolan; di caprio'nun yerine christian bale, denzel washington vs gibi çok daha üst düzey bir aktör ile çalışsa dünyayı yerinden oynatıp sinema tarihini değiştirebilirdi. ama di caprio'ya rağmen bu film sinema tarihinin en iyi filmi olarak geçiyor.
inception demişken;
- you have to buy the entire cabinet.. and the first class flight attendents.
+ I bought the airline. it.. seemed neater.
öncelikle çok objektif bir gözlem söyleyeceğim: konu kesinlikle orjinal değil, film sadece işlemeye hatta düşünüp ortaya çıkaramaya cesaret edilemeyen bir konuya sahip. yönetmen abimiz kafa yormuş, herkesin hayatında bir kez düşündüğü bu "rüya içinde rüya" olayının önce iskeletini kurmuş, sonra dallandırıp budaklandırmış. lakin iyi iş çıkarsa da bence burda asıl iş montajı yapan abilerde. nasıl montajladınız abicim, nasıl kafanız karışmadı, nasıl başınız ağrımadı?
belki de ağrımıştır.
neyse, çok güzel film filan da nedense bir türlü hayran kalamadım filme. di caprio oynuyor diye sanırım.
bu filmi izlediğim günden bugüne rüyalarımın gidişatı değişti o derece. abartısız gözdüğüm 4. katman rüyayı hatırlıyorum hatırladığım rüya sayısında rahatsız edecek kadar bir artış var.
son sahnesinde insanı fırdöndüye kilitleyen film. ayrıca filmden bağımsız bir tespit yukarda bi yerlerde bir entryde beyblade vari topaç denmiş buna sanırsam vay be amma yaşlanmışım fırdöndü benim zamanında kalmış yeni nesil bakkallarda bile satılan fırdöndüyü böyle tanımladığı yada tanımlayamadığına göre dedirtti.
şu ana kadar izlemediğim için pişmanlıktan kafamı duvarlara vursam az olan filmdir. bildiğin diğer filmler (birkaçı hariç) bunun yanında bok yemiş yahu. öyle zekice kurgulanmış, öyle mükemmel bir deha ürünü ki anlatılmaz, izlenmesi gerekir. en kısa zamanda christopher nolan'in ellerinden öpmeye gideceğim.
o lanet beyblade vari topaç da düşeydi iyiydi. ama zaten cobb gerçekte birkaç kere denediği için rüyada olmadığını anlamış olduk. bu kısımı bile ne kadar özenle yapıldığını anlatmaya yetiyor. yalnız filmde tom hardy'nin oyunculuğuna bittim.
iki mistik olay konunca ve bu olaylar arap saçı gibi karıştırılnca "ohaa yhaa mukemmel yhaa" diyen dalyaraklar türeten film. Film tam bir anlam karmaşası. Güzel mi ? Değil.