gittim , gördüm , sevdim peki anladım mı? orası muallak biraz . zaten biraz öyle olsun diyede yapılmış bir film. tadı orasında. bir kez daha seyredip anlama oranımı zorlarmıyım orası mechul , tadında bırakırım heralde.
yalnız bir konuya kafam çok takıldı , başkasının rüyasına girmek için yada başkasını rüyasına sokmak için kullanılan alet-edavatın ( esasen bir çanta ) rüya düzeylerinde nasıl taşındığı , bu bir açmaz değil mi ?
leo'nun artık iyiden iyiye film seçimi konusunda seçici davranmaya başladığını gördüğümüz film. son dönemlerde az ama öz filmlerde oynuyor. galiba oscar almak için geliştirdiği son strateji bu. umarım bu sefer tutar ve umarım hep böyle gider.
tek seferde izlenerek anlaşılması beklenmeyecek filmlerden birisidir . muhteşem bir kurgusu vardır , sadece izlemek yarar getirmez ekstradan kafa yormak da gerektirir . helal olsun dedirtmiştir .
orjinal bir senaryo olmasıyla beraber çözünürlüğü yüksek olan film, filmde ki en büyük kargaşa yaşanılan alemin rüya mı yoksa gerçek mi olduğu, rüya içinde rüyalar ile belirsiz bir döngüye yol açan senaryo haklı olarak ilgileri üzerine çekmekte.
evet film güzel hoş. fakat bana kalırsa bu kadar mükemmel bulunması abartı. bir kere film ilk başladığında matrix'ten büyük ölçüde esinlenildiği ortada -ki senaryoyu matrix'i izledikten az bir zaman geçmesinden sonra başlamış nolan- ayrıca merak uyandırayım derken konuyu oldukça dağıtmış. sözün kısası evet film güzeldi fakat bir matrix gibi lord of the ring gibi star wars gibi kült yapımlar arasına girebileceğeni söylemek zorlama olur.
çok gereksiz, son yılların en berbat filmi. verdiğim paraya acıyorum. her anlamda berbat. seneryo, oyunculuk, yapmacık hareketler, aksiyon özentisi sahneler...
Kardeşimle 'The Last Air Bender'ı Türkçe dublaj diye reddedip hadi buna girelim dediğim filmdir. Ağzım bal yesin. ne de iyi söylemişim. leonardo di caprio'nun oyunculuğu müthişti. karısına kıl olmamak elde değil. her yerden çıkan eşi ve çocukları gerilimi alt seviyeye indiriyordu. tabi iş birliği yaptığı adamla rüya da görüşmesi mükemmel bir sahneydi. ilk başta anlamakta zorluk çekseniz de izlemeye devam ettiğinizde taşların yavaş yavaş yerine oturduğunu hissedeceksiniz. ve bu filme doyamayacaksınız.
--spoiler--
-bu iş için, havalimanı elemanlarını bağlamamız gerekecek. tabi uçağıda ayarlamalıyız.
-ben başka bir şey yaptım.
-ne yaptın?
-havayolunu satın aldım.
--spoiler--
-tüm rüyaların senkronize bir şekilde gelişmesi?- dışında bence kusursuz bir film olmuş. gerçi son mutlu son muydu? ondan da emin değilim ama, olabilecek en mutlu son oldu sanki. son da olmadı gerçi, ya totem düşseydi? totem düştükten sonra ne olacaktı? böyle beyin fonksiyonlarını yaktırır işte bu film.
vay arkadaş dedirten bir yapıttır. en az bir kere daha izlenmeyi kesin olarak hak etmiştir. herşeye tamam diyeyim de o kızcağızın hazırladığı totem neden filmin geri kalan hiçbir karesinde kullanılmamıştır onu merak ettiğimle kalmışımdır. acaba filmin bir ikincisi gelir de oraya mı saklanmıştır? sonuç olarak pek ala bir film olmuştur, afferim.