her iki baskan da bir cuma günü suikasta kurban gitti.
her iki baskan da baslarina isabet eden kurşunla öldü.
lincoln'un sekreterinin soyadi kennedy idi. kennedy'nin sekreterinin soyadi lincoln idi.
lincoln ve kennedy güneyliler tarafindan öldürüldü.
lincolnve kennedy'nin koltuguna güneyliler oturdu.
yerlerine gelen baskanlarin soyadlari johnson'di.
lincoln'den sonra baskan olan andrew johnson'in dogum yili 1808'di.
kennedy'den sonra baskan olan lyndon johnson'in dogum yili 1908'di.
lincoln'u vuran john wilkes booth'un dogum yili 1839'du.
kennedy'yi vuran lee harvey oswald'in dogum yili 1939'du.
iki suikastcinin de üç ismi vardi.
iki suikastcinin de isimlerinde 15 harf vardi.
lincoln, "kennedy" isimli bir tiyatroda vuruldu.
kennedy, "lincoln" marka bir otomobilde vuruldu.
lincoln'u vuran tiyatrodan kacti, bir depoda yakalandi. kennedy'yi vuran depodan kacti, bir tiyatroda yakalandi.
her ikisi de davalari baslamadan öldürüldü.
ve son olarak... lincoln ölmeden bir hafta once maryland monroe'daydi.
kennedy ölmeden bir hafta önce marilyn monroe'ylaydi. *
Çocukken beş durak boyunca peşinden koşturduğum durması için ıslık da çalamayip bağırıp çağırdığım dibine kadar gelmişken bile beni görmeyip gaza basan şoföre kızıp oturup ağladığım akabinde arkadan gelen belediye dolmuşuna binip giderken yolda kamyon çarpıp ezik büzük olmuş az önce peşinden koşturduğum belediye otobüsünü görünce şok olduğum olay.
2009 yerel seçimler öncesi. sandık başkanıyım ve oy torbalarımızı almaya gidiyoruz. ilçe seçim bürosuna vardık. torbayı aldım ve şaşırdım.
ben o gün 31 i bitirmiş 32 den gün alıyordum, yanında bir de seçim torbası verdiler, işte numarası: 3132
aslında inanılmaz değil, ilginç bir tesadüf. küçük olsun bizim olsun.
küçükken sürpriz yumurta almak için her zamanki bakkala gittim. her zamanki gibi bir yumurta aldım, içini görürmüşcesine kulağıma götürüp sallamaya başladım. bakkal, "civciv çıkacak civciv boşuna sallama" diyerek gülümsedi. yumurtayı almaya karar verdim ve yumurtanın parasını ödedim. bakkal, "aç bak hadi, civciv çıkacak" dedi tekrar gülerek. sürpriz yumurtamı açtım, gerçekten de sarı bir oyuncak civciv çıktı içinden. şaşkınlık içinde ikimizde bir kahkaha attık. diğer sürpriz yumurtalarımdan çıkan oyuncaklar gibi o civcivi de saklarım hâlâ...
yaşanmış şaşırtıcı tesadüflerdir.
günü birlik istanbul- afyon seyahati yapmış istanbul'a dönecektik. kütahya - afyon arasında yorgun argın gecenin bir saatinde arabayla gitmekteydik. arabayı şirketin şoförü kullanıyor ben de yan koltukta uyukluyordum. bilen bilir kütahya afyon arası tek gidiş tek geliş ışıksız bozkırın ortasında kamyonların çokça kullandığı bir yoldur. tam dalmak üzereydim ki birden uyandım. şoförün ters şeride girmekte olduğunu farkettim. karşıdan gelen kamyonun farları gözümü aldı. o esnada çığlığı bastım. şöfor abi de bir panik uyanarak şeridimize geri döndü.
önümüzden giden kamyonun arkasındaki yazıyı okudum ''cennete yolculuk'' yazıyordu. yüreğim ağzıma gelmişti. kalbim gümbür gümbür atıyordu. daha alttaki yazıya ilişti gözüm ''herkes yüreği kadar korkar'' yazıyordu.
kötü bir tesadüf de olsa güldürdü beni.
Tamerlane 14. yüzyılda yaşayan Cengiz Han'ın soyundan ve zamanın çoğunu Asya'yı fethetmekle geçirmiş bir hükümdardı. Sovyet arkeologlar mezarını açtığında şu yazıyordu:
" Mezarımı açan benden daha kötü bir işgalciyi ortaya çıkaracaktır." Tarih 20 Haziran 1941 idi.
ikimizinde istanbulda yaşamadığı halde, hiç haberleşmediğimiz halde, aynı gün içinde istanbulun iki farklı yakalarında ve en kalabalık semtlerinde aynı arkadaşımla karşılaşmak.