sözlükte, evde, okulda, sokakda ve kısacası hayatın her alanında olan tahammülsüzlüktür. namaz kılmalarına, oruç tutmalarına, ayin yapmalarına, çan çalmalarına ve ezan okumalarına en ufak eleştiriyi saygısızlık olarak kabul eden bu insanlar en doğal hakkınız olan rahatsız edilmeme hakkınızı talep etmenize bile saldırmaktadırlar. evet arkadaş ezan sesi rahatsız ediyor, çan sesi rahatsız ediyor. kimse sizin çağrılarınızı dinlemek zorunda değildir, kimse sizin aç kalmanıza saygı duymak adına aç kalmak zorunda değildir. madem sen saygısızsın benden de saygı beklemeyeceksin. kaldı ki ateistler saygı değil tahammül demektedirler. her fırsatta inançsızlığı hayvanlıkla eşdeğer tutabilen bu insanlar yine aynı hayvanlıkla sizin inançsızlığınıza saldırmaktadırlar. velhasıl inançlılara saygı duymak zorunda değildir kimse. nasıl ki siz kendinizden olmayanları aşağılama ve kötüleme hakkına sahipseniz, sizden olmayanlar da aynı hakka sahiptirler. bunu asla unutmayınız.
hiç bir inanan inançsız gördüğü zaman "aaa bu inançsızmış dur şuna tahamülsüzlük edeyim" demiyor, bu bir reflex olarak gelişiyor çünkü. eğer bizi çekemiyorsakta bizim gibi insanların olduğu yere gidecekmişiz ; bak sen küçük enişteye , adama demezlermisen kimsin ulan diye. işte mantık burda bozuluyor arkadaşım, bi orta yolu bulayım, bir anlaşma sağlansın yok, her zaman ya sev ya terk et mantığı içerisinde gelişiyor. ayrıca sorarım burdan efenim, kimin düşüncesi dogmalara dayanıyor, kim şüphe edemez?.ben kendi inançsızlığımdan şüphe ederim, ben kendi inançsızlığımı yerden yerede vururum gerekirse, ama sen yapabilirmisin bunu? yaptırabilirmisin yada?.kabul edin çoğunluktasınız ve ordan kazanıyorsunuz, düşünün bir grup inançsızın içinden geçerken müslüman olduğunuzu belirtilin bakalım ne tepki alıcaksınız, bide tam tersini deneyin bakalım, inançlı bir grubun içinden geçerken inançsız olduğunuzu belirtin.*
dedim ya çoğunluktan kazanıyorsunuz diye, sevinmeyin.**
inançsızların inançılara olan tahammülsüzlüğü kadar doğaldır. her iki tarafta birbirinden nefret ederler ama bu daha çok ateistler için geçerlidir. bazı! inançsız arkadaşlarımız inançlı kişilerle arkadaş olabilirken bazısı ise daha çok inançlıların düşüncelerini kaale alıp dinimizin farz kıldığı şeylerle skandal,rezalet gibi kelimeleri kullanabilmektedirler. sorarım size madem inançlılar inançsızlara tahammül edemiyorsa inançsızlar burada sanki bir mağdur olarak gösterilmiş. önce siz kendi yaptıkğınız hatalara bakmalısınız. sonra kalkıp hangi dinle dalga geçerseniz geçin, o şahsi durumdur ama.
gelişmiş toplumların düşünen kesimlerinde yükselen "dinin saçmalıklarına inanmama" akımının insanlarına karşı bin yıllık, iki bin yıllık dogmatik kurallara inananların, herkesin hayatına karışma cürretini gösteren sapık kafaların yaptığı. şimdi muhtemelen aşağıya kuran'dan ayetler konacak, kimileri (#8943251)'daki gibi saçmalayacak, bazıları da karşı atak deneyip "ama onlar da göstermiyor ki" diye ağlayacak.
inananlar için hikmetinden sual edilemeyecek kadar büyük ve kutsal olan herşeye karşı durup sorgulayan ve sonrasında inanmamayı seçen insanlara "ezik azınlık" diyebilmek sadece bir yansıtma psikolojisi olmasın ? öyle ya bu nasıl bir güçtür, nasıl bir kendine güvendir, nasıl da kolayca ve alenen inanmıyorum diyebilir bu insan, ben her türlü cümlenin önüne bile aman yanlış anlaşılmasın diye "haşa" sözcüğünü getirmeyi unutmamaya çabalarken hem de. şimdi bir daha tekrar edelim, ezik mi ? ulan adam senin sormaya bile tırstığın şeylere tanımam sallamam diyor, ne eziği ? allaaan eziği.
"hayır biz tahammülsüzlük göstermiyoruz" derken bile kendilerinde "git başka yerde yaşa ezik" deme hakkını gören muhteşem ötesi hoşgörülü insanlardır bu inançlılar. o sebeple siktir olup gitmemiz gerekir böyle bir şeyi dillendirmekten ziyade.
yavuz hırsızın ev sahibinden baskın çıkması ile ilgili bir atasözünü hatırlattı bana bu başlık. inançlıların gösterdikleri tahammüle bile tahammül edemiyorar yaw, hadi hayırlısı...
inançsızların inançlılara olan tahammülsüzlüğü kadar iğrenç durumdur. bütün bunların tartışılması, 2 tarafın birbirinin fikrini birbirine empoze etmeye, üstün olmaya çalışması kadar bir sonuca varmayan başka bir tartışma daha yoktur. herkesin fikri kendine olduğu düşünüldüğünde, kimseye faydası olmayan bu ve bunun gibi başlıklar baymıştır artık.
olmayan, aksine inançsızların büyük bir çoğunluğunda var olan kendini bir bok zannetme huyundan kaynaklanan durumdur.*
arkadaşım bu ülkede hristiyan, yahudi, budist, baptist vs ne ararsan sorunsuz yaşayabiliyor da neden sen sorun yaşıyorsun?
el cevap: bir kişi eşek diyorsa aldırma, 5 kişi diyorsa git kendine semer al. zira sen eşeksin.
örnekte de anlatıldığı gibi, bu kadar insan sana tahammül edemiyorsa kusura kalma sen tahammül edilemeyecek hal hareket ve tavırlar sergileyerek inanç sahiplerine saygı göstermediğinden kaynaklanan durumdur. saygıyı önce karşındakine göster, sonra karşındakinden bekle.
yıllardır aynı mevzu. ben inançsızım diye bana bıdı bıdı bik bik vik vik vs. siktir git ulan, sen ne kadar saygılısın inananlara.*
ramazan geldi ya birilerine batmaya başladı gene. ulan bir ramazan arefesinde de biriniz çıkıp ramazanınız hayırlı olsun deyu tebrik etsin be.
sonra da tahammülsüz olur inanmayanlar, çorumlu şakir nasıl diyordu;
(bkz: yalancıyı sikmiyorlar ya)
olan tahammülsüzlüktür.
bu ülkede oruç tutan kimse dayak yememiştir. ama oruç tutmadığı için dayak yiyen, hırpalanan insan çoktur. üniversitede ezan okunurken bateri çaldığı için tekme tokat girişilen öğrenciyi hatırlayanlar vardır.
maskeli sözde inançlıların inançsızlara karşı var olan tahümmülsüzlüğüdür. kim yok derse yalan beyan etmiş olur.
samimi inanca sahip olanlar ise -özellikle müslümanlar- karşısındaki insanı tahammülsüzlük gibi itici tavırlarla kendinden soğutmak yerine onu nasıl kazanırımın peşindedir.
(bkz: mevlana celaleddin rumi)
içlerindeki boşluğu, yaşamdaki varlıklarını ruhani bir varlık üzerinden tanımlayanların, varlıklarını maddelere dayandıran,bilimselleştiren, içinde emek olmayan hiç bir açıklamayı kabul etmeyenlara besledikleri tahammülsüzlüktür.
bir insanın içinde nasıl boşluk olmaz anlayamazlar.
bir de yaftalarlar bu inançlı arkadaşlar, inançsız arkadaşları. neymiş efendim, içinde allah inancı olmayan insanlar bencil olurlarmış, gaddar olurlarmı.
şimdi küçük bir karşılaştırma:
din safsatası yüzünden çıkan savaşlar, dökülen kanlar, ölen ve öldürülen insanların varlığını ne ile,nasıl açıklıyorsun arkadaım sen? hangi bencillik, hangi gaddarlık?
ikiside bir seçimdir saygı duymak lazım.inançsız eğer inanmak için bir çaba gösteriyorsa yardım etmek üstüne gitmek lazım fakat istemiyorsa onu rahatsız etmeye hiç gerek yok.
senelerdir rastlarım. bazılarının sebebi şöyledir; taklid i iman sahibi inançlı kişisinin hayatı boyunca ihtimalini bile düşünmediği tanrının olmaması fikrinin anaforunda gelen düşünme zaruriyeti. ne güzel inanıyoduk, kimse ispat falan demiyodu...oh! senelerdir verasetle aldığın inancının ve uğruna sabah akşam namaz kıldığın dininin arkasında hiç bir istinat aramamış olmak, kuru kuru hayat adamak fevkalade aptallık olmalı. bir de yüzüne vurulursa. kötü bi durum.
tahammülsüzlük kelimesinin hafif kaldığını düşündüğüm durum. keşke durum yaradılışçıların ateistlere veya ateistlerin yaradılışçılara yaptığı saygısızlık seviyesinde kalsaydı dedirtecek cinsten. kirletilen ve temizlenemeyen bu garip dünyada, hiçbir ateist yaratıcıya inanan birini öldürmedi fakat birçok ateist düşünceleri yüzünden bir çok yaradılışçı tarafından katledildi. konunun kısaca özetidir benim için.
ellerinde olsa kafamızı kesip kanımızı emecekler, en ufak bir otorite çökse ilk saldıracakları biziz ama ne yapacaksın gerçekler insanın yakasını bırakmıyor, keşke gözümüz kör olsa da yobaz olup mutlu mesut yaşasak ama öyle olmuyor ne yazık ki.