eğer sabaha karşı izlediyseniz (saat 6 sularında bitti) diyaloglardan, görsel anlamda doyuruculuğundan (retro ve fütürizm sentezi) tekrar izlenmeyi hak ediyor. müziklerin uyumsuz olduğunundan çok yakınılmış (Doğu tarzı, oryantal idi çoğu) ama bence o bile sırıtmamış.
Normalde Amanda seyfriede uyuz olurum pört pört bakar. ama bir saç nelere kadirmiş, allahına kurban. son olarak Mesajını bu kadar apaçık vermesi gerekmediğini fikrine katılıyorum. gözümüze soka soka (Göz boyamak oluyor biraz)
modern zamandaki zengin- fakir ilişkini anlatan sıradışı konusu olan filmdir. robin hood hikayesinin modern zaman uyarlanmış olmasının yanında robinin sürekliliğini sağlayamadığı ve düzene sonradan boyun eğdiği konusundan ayrılır film, var olan düzeni yıkarlar.
filmin çıkış konusu vakit nakittir vecizesi olduğunu düşünmekteyim. filmin konusundan bahsetmicem zaten diğer entrylerde ifade edilmiş;fakat size şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki izlenmesi gereken filmlerden biri, bu film.
hayatımda gördüğüm en güzel kurgulardan birine sahip film. ama! o senaryo olmamış be tatlım. güzelim film heba olmuş ki bu konudan 2-3 sezonluk çok iyi bir dizi de çıkartılabilirmiş. mükemmel bir kurgu çöpe atılmış.
ilk defa silah kullanan biri polisi omzundan vuruyor hem de arada 15 metre kadar varken.
araba düz giderken polis amca arkadan bunlara değdirebiliyor ama araba geri geri giderken vuramıyor.
araba kanala düşerken oyuncak araba kullandıkları nasıl belli olmuş ama. ulan düşerken arabanın içinde insan yok.
polis justin abimizin zamanını alıyor iki saat bırakıyor tahliye için. tamam. adam akşamleyin partiden kızı kaçırıyor, polis falan kovalıyor, nasıl olduysa 20 saniyede yoldan çıkıp köprü altına girebiliyor. orasını da geç hadi. polislerden kurtulduklarında justin'de 1 buçuk saat zaman var. amanda vermiyor. adam sabaha kadar idare edebiliyor. yuh amk.
bunlar düştüklerinde hırsızlar kızın on yıllık zamanını çalıyor. kızda yarım saat kalıyor. arkadaş adam önce eski arkadaşının evine gidiyor öldüğünü öğreniyor. orada düşünüp rehinciye gidip kızın küpelerine adam 2 gün veriyor ki nokta bu değil. justin abimizin hala zamanının bitmemesi. ne bereketli 2 saatmiş arkadaş.
justin ağbi ile bağyan amanda denize giriyorlar babası kızı arıyor. onlar hemencecik denizden çıkıp, kumsaldaki elbiseleri giyip, eve geçiyorlar ve ikisi de tertemiz ve kupkuru. adamın takım jilet gibi, kızın saçlar dümdüz. e öhh.
justin ve annesi birbirlerine koşuyorlar. annesinin süresi justinle aralarında yarım metre kala bitiyor. galiba adama daha çok acı çektirmek için.
bir stockholm vakası daha. zaten amanda gibi kızları hep justin abimiz gibiler kaçırır ve aşık olurlar.
adam ölür ve aşağı düşer. justin onu kurtarmaya gider. ama yetişemez. şansa bak ki tam düştüğü yerin arkasındaki direkte kamera var ve yukarı aşağı doğru hareket ediyor(sanki havayı kontrol ediyor amk. normalde sağ sol değil mi?). adamın düştüğünü görüntülemiyor ama justin'in onun cesedine baktığını görüntülüyor. bence adam ibneliğine yaptı.
arkadaş zaman konusu çok hassas bir konudur. öyle direk fantazi yazmaya gelmez. bir sürü senarist bu zaman kurgulu senaryolar için yıllarca çalışıyor. mal mı onlar?
ama şunu söyleyeyim. amanda seyfried mükemmel bir kadın. olivia wilde de öyle. şahsen ikincisi çıksa izlerim. değişik bir şey ama sürükledi. ah bi de klişe olmayıp mantık hatası yapmasalardı imdb top 250'ye girerdi. zaten büyük ihtimalle de 2. si gelecek.
hikayeyi dugu'dan duyup heyecanla tv başına geçirmiş film olmakla birlikte, senaryonun ve film işlemenin içine sıçıldığını gördükten sonra hevesi kursakta bırakan film olmuştur. uzun süredir ilk kez bir fikir için bu kadar heyecanlanmıştım bir filme başlamadan önce.
abicim nolan'a gidip "benim böyle bir fikrim var" deseydin keşke sıvama yapmadan önce.
özellikle will salas'ın annesine doğru koştuğu sahne, sinemadaki izleyicileri heyecanlandırmıştı. hatta biraz duygulanmadım değil. güzel, hoş bir filmdir. alttan alttan mesajı da veren filmdir. izlenmesi tavsiye edilir.
konu açısından ilginç olmasına karşın, kötü kurgu, yeterince özümsenmemiş senaryo, özeti verilmiş karakterler, bi de koca gözlü kısa saçlı kızın tripleri derken güzelim konunun bok edildiği filmdir efendim.
film köken itibariyle şu an dünyada egemen olan sistemi kapitalizm'i eleştirmiş. fakirlerin fakirliğinden zengin olan zenginler artan faiz oranları ve enflasyonun sürekli artması çok yabancı şeyler değildi filmdekiler tabi eğer zamanı paraya çevirirseniz.
amanda seyfried izlerken kendine hayran bıraktırdı saçlar böyle kalsın sarıdan daha hoş olmuş.
justin timberlake bir şarkıcıdan beklenmeyecek derecede iyi, çok iyi bir iş çıkartmamış ama sırıtmadı da yani izlerken.
filmin bitişindeki o devasa banka insanlığın değiştirmesi gereken sistemi temsil ediyor olabilir.
filmin senaryosunu harcamışlar. Mükemmel bir fikir aslında, zaman ile her şeyi yapabilmek. çok iyi düşünülmüş ama senaryo bu kadar mı kötü olur. yine de izlenilmeli beğenebilirsiniz.
ismi zamana karşı olarak çevrilmiş, konusu itibariyle harika bir bilim kurgu filmi. günümüz kapitalizmine en iyi gönderme yapan filnmlerden. esas kız o minnacık elbisesiyle nasıl aksiyon yaptıysa da o bir gıdımcık kaçmayan çorbı beni benden almıştır. izlenilmeye değer filmlerden. vakit nakittir