ille de heaven

entry461 galeri132
    407.
  1. son 2-3 gündür sebepsiz yere aklıma gelip gelip beni sanki toprağına çağıran yazar. belki zilyon gereksiz neden uğruna istanbul'a gitmeme rağmen kendisini ziyaret etmek için zaman ayırmış olmamamdan, belki sevgisinin büyüklüğünden belki de onun büyüklüğünden..

    en büyük dileğim 8 temmuz'da orada, toprağında yanı başında olabilmek... rabbim kavuşmayı nasip etsin.

    tanımlayacak olursak şöyle ibne gibim bi şey * şaka şaka mükemmel biri *
    0 ...
  2. 406.
  3. dirseğimi vurduktan sonra, bari acımı sözlükle paylaşayım diye girdiğim dirsek başlığında entrysini görüp sersemleştiğim ve acımı unutturan abla.
    acaba diyorum, affetmiş midir beni? vefasızlıklarımı, kıskançlıklarımı, triplerimi...

    hem sayesinde selena izlerken bile duygulandığım yazar kendisi.
    nickimin hades olduğu bir sözlükte, nickaltıma yazdıkları gitmiyor gözümün önünden. "koltukaltımı cortlatsam, bizim hades'imiz de koşar gelir mi acaba yanıma" derdi. yap valla gelcem ya. valla. aman be...

    ziyaretine gelemedim, biliyorsun. gücüm yok ki. henüz bununla yüzleşecek kadar büyümedim ben. hem bilirsin, işyerine bile gelemedim ya o son çağırdığında! affet beni!
    2 ...
  4. 405.
  5. bir minik portakal kabuğunda bile onu andım bugün. gözlerim doldu yersiz. o denli hayatlarımız içiçe geçmiş meğer onunla. en basitinden her gün geçtiğim yolun köşesinde şemsiyeyle bekleyen afacan bir çocuk misali duran olgun yürekli yok artık. birlikte yediğimiz -en azından yemeğe çalıştığımız- , üstümüze başımıza akıttığımız portakal reçeli maziye götürdü bir anda beni. onunla son kahvaltımızı anımsattı küçük bir dilim portakal kabuğu... bugün olsa eminim yaptıklarımla bir yandan gurur duyar bir yandan dalga geçerdi "önce beni iyileştir" diye. keşke elimde olsaydı... zamana sövmek de portakal kabuğuna sövmek kadar anlamsız da olsa onun için tüm anlamsızlıklara bile razıyım. yeterki o gitmeseydi...
    5 ...
  6. 404.
  7. üzerinize nurlar yağarken cotton candy'e göz kulak ol cennet kapılarında.
    2 ...
  8. 403.
  9. Hakkında yazılanları okuyunca gözlerim doldu, nur içinde yatsın; toprak onu şefkatle saklasın.
    4 ...
  10. 402.
  11. tanımasam da öldüğünü okuyunca üzüldüğüm yazar. allah rahmetler eylesin. kabrinde huzurla yatsın...
    1 ...
  12. 401.
  13. öldüğünü okuyunca nedense içimin burkulduğu yazar. belki de çok çok mutludur şimdi... ışıklar içinde uyusun, melekler yoldaşı olsun.
    2 ...
  14. 400.
  15. çok geç ama maalesef yeni öğrendim....
    allah rahmet eylesin...mekanı cennet olsun.inşallh mutludur.bu yazdıklarımızı görmesini çok isterdim...
    0 ...
  16. 399.
  17. gördüğüm en bölücü nicke sahip ve ingilizce propagandası yapan yazar. yazar mı, yazmaz mı orasını bilemem artık.
    0 ...
  18. 398.
  19. facebook arkadaş listemde sessizce bekleyen güzel insan...
    3 ...
  20. 397.
  21. neden bilmem ama bir anda aklıma düştü, hayatımda hiç konuşmadım, muhabbet etmedim. öyle bir anda hatırladım öldüğünü, tekrar mekanı cennet olsun diyorum. allah rahmet eylesin.
    3 ...
  22. 396.
  23. aklıma gelmiştir bir bayram gününde, tanımamama rağmen, allah rahmet eylesin...
    1 ...
  24. 395.
  25. doğum gününü kutladığım yazar.

    allah rahmet eylesin ve mekanı cennet olsun inşallah...
    14 ...
  26. 394.
  27. 41 bin kişilik ailesi ailesine ve bize baş sağlığ diliyorum
    umarım öbür tarafta en güzel şekilde kutluyordur doğum gününü.
    2 ...
  28. 394.
  29. doğum gününde rahmetle andığımız yazar arkadaşımız.
    2 ...
  30. 393.
  31. nickaltına yazmaktan bıkmadığım ve bıkmayacağım canım dostum. göçüp gitti ama zaman onu unutturmadı asla. unutturmayacak da biliyorum. unutturmasın da zaten... yazacağı, devamını getireceği çok yazısı vardı şurada. kader, kısmet, hayat işte... ya da neyse o...
    özlediğimi hissettim, eskisi gibi dertleşmek istedim ve üç gün önce yanına gittim. yeni konmuş mezar taşına baktım. tertemiz duruyordu. çok olmamış konalı belliydi. "seldam, ciğerimizin köşesi seni hiç unutmayacağız" yazmışlardı üstüne. nasıl kanıma dokundu anlatamam. baktım uzun uzun... toprağına dikilen çiçeklere dokundum belki ondan bir şeyler geçmiştir diye. otlar vardı az çok. söylene söylene kopardım onları. sonra oturdum ayak ucuna, konuştum, ağlamamak için kendimi tuttum ama yapamadım. ağladım gözüm o taşa her takıldığında. içimden bir şeyler gitti adeta. sonra gidişiyle olanlardan bahsettim. özlediğimden, hayatta hala boktan şeyler olduğundan, kendimden, ondan, onun sevdiği insanlardan konuştum. her zaman yaptığı gibi ben derdimi anlatırken gene sadece dinlediğini hissettim. dediklerimi duymasını, hissetmesini temenni ettim sadece. bugün onun doğum günü... yıllar önce bugün dünyaya gelmişti dostum. iyi ki doğmuş... en önemlisi şu kısa hayatında iyi ki tanımışım onu. saatlerce vakit geçirmiş, birlikte aynı şarkıları bağıra çağıra söyleme fırsatı bulmuşum. yaşasaydı eminim şu saatlerde bir arada içiyor, kahkahaları peşi sıra patlatıyor, yeni yaşıyla, bir yaş daha yaşlanmasıyla ilgili geyik üstüne geyik yapıyor olurduk. aslında ne çok isterdim geçen sene olduğu gibi; "nice senelere dostum" demeyi. ne yazık ki şimdilerde sadece "hayat işte..." diyebiliyor insan. ne bir kutlama, ne kahkaha, ne geyikler aranıyor... boğazda düğümlenip söylenemeyen sözler yetiyor da artıyor bile hatta... *
    18 ...
  32. 392.
  33. başlığın tekrar canlandığını görünce heyecanlandığım, foyası meydana çıktı dediğim ablam, canım ablam.. kabullenemedim ki..

    bayramın mübarek olsun ablacım. yakındır, bir de orada bayramlaşırız.

    ben de şeker istemiyorum, benim de rüyama gel yeter.
    2 ...
  34. 391.
  35. bayramlar hayal ederdik birlikte. bayram günlerinde kapı kapı dolaşıp poşetlerimizi şeker doldurcak, sonra bayılana kadar onun şeker hastalığına aldırmadan şekerleri yicek, şeker kağıtlarından koleksiyon yapacaktık. biraz büyüyünce alıp başımızı gidecek, eskiyi silip her şeyin "yeni"siyle hayata başlangıç yapacaktık. yeni bir ev, yeni insanlar, yeni arkadaşlar, yeni sevgililer, yeni bir ömür... geçmişinden hatta bugününden sıkılan, kaçmak isteyen iki insanın tek hayaliydi belki de... ne çocukça hayallerimiz vardı. basit, ufak, anında güzel gelip sonradan gülümseyerek anımsadığımız... sadece bundan ibaret değildi elbette... gençliği, evliliği, çoluk çocuğa karışmayı, onlarla vakit geçirmeyi, yaşlılığı, yaşanmayı, ellerimizin buruşuk buruşuk olduğunda bile aynı kahkahayı atabilmeyi hayal ederdik. hayal olduğunu bilir bir de onun için kahkaha patlatırdık uzun uzun... hayaldi ama hep güzeldi o hayattayken. onunla anlamlıydı onlar. en azından hayallerimize bile birlikte gülüyor, birlikte dalgasını geçiyor, birlikte saçlamayana kadar kuruyorduk da kuruyorduk... her gün o anların tadını özlemek, "keşke"lerle yaşamak kadar kötü bir şey yokmuş hayatta. insanın tek dostunun, tek sırdaşının, tek ablasının, tek kardeşinin yokluğu eksileceğine kat kat büyüyerek ekleniyormuş her geçen gün...

    onsuz geçen ilk bayram... sıkıcı, boş, anlamsız gibi gelen, bir yarımın eksik olduğu bayram... bayram gibi olmayan bayram da denebilir. aylar öncesinde; "bizim daha çok vaktimiz nasılsa geldiğinde. ne güzel o zaman hep gülcez lan di mi" deyişi kulaklarımda. acı bir hatıra gibi... ona inanıp kalkıp gidişim ise pişmanlığımın temeli. o gün onu son görüşüm olduğunu bilememek de isyan sebebi adeta. "bu gidişe sen beni gömersin kesin turp" dediğimde o kadar ciddiydim ki halbuki. ölümü hiç kabullenmemiştim o an için. ne ona yakıştırıyordum ne kendime... başa gelince kondurabildim mi? o da ayrı bir sorun ya neyse... zaman zaman hala inanmamaktan, bir yerlerden çıkıp geleceğini düşünmekten alamıyorum kendimi. neyin umudu varsa hala içimde...

    saatlerce konuştuk uzaktayken, telefonumun hiç susmadığını şimdi anlıyorum. bir arayan oymuş meğersem. çok buluştuk, sohbet ettik, yedik, içtik, uyuduk, zirveler yaptık... hep birlikteydik. dönüp baktığında koca bir hiçi görmekle benim bile içimin acımasına neden olan arkadaşlara(!) sahip dosttu aslında. mevlidi vardı geçen ay... kimse yoktu. ne acı... onlara en çok muhtaç olunan anda bir allahın kulu yoktu. zirvelerde o kadar atıp tutan, sözlükte pohpohlayan onlarca insan uçuşa geşmişti anında... her şeyin yalan, söylenen her sözün aslında palavra, sırtı sıvazlayan her elin aslında ne kadar riyakar olduğunu bana öğretti. her şeyime yardım ettiği, bilmediğim birçok şeyi öğrettiği gibi... keşke öğrenmeseydim de o hala yaşasaydı...

    tanım: anılarda hala yaşayan, her an akılda olan, hissedilen, telefondaki kayıtlı ismine, numarasına baktıkça insanı eski günlere götüren, kahkahasının duyulamamasıyla zaman zaman insanın gözlerini dolduran yazar. hayallerin ortağı, hatta üstüne kurulan bi ton hayalin sahibi... sevilen, çok fazla özlenen, her duada ismi geçen, oradaki ilk bayramı kutlanılası yazar.
    *
    ellerinden öpüyorum ablacım. bayramın mübarek olsun... **
    7 ...
  36. 390.
  37. 389.
  38. bir sabah her sabah telefonunuza gelen günaydın mesajları olmadan uyandığınızı düşünün.

    bir sabah güzel bir gülüşe hasret kaldığınızı.

    bir sabah canınız her sıkıldığında bıdı bıdı yapıp kafasını şişirebileceğiniz birisi olmadığını artık.

    istanbul'da deprem olmuş diye duyduğunuzda (3.5 büyüklüğünde) telaşlanacağınız biri yok mu artık?
    sigaramı yakar mısın dediğinizde "lan burnunla üfürme şuna salak söndürüyosun" diyen birisi de mi yok?
    güzel kahkahaları ve güzel çığlıklarıyla hayatın monotonluğunu yırtamıyor mu artık o melek...

    ve daha yazamıyorsanız onun hakkında içinizde düğümlenenleri...

    o heavendir ve çoktan heaveninda yerini almıştır.

    seni çok seviyorum...

    ve sana ufak bir sürpriz yapmak istiyorum bu fani diyardan, aynı bizler gibi fani ve gelip geçici bir şey belki ama sonsuzuna al ve onu kabul et heavenım...

    http://www.facebook.com/group.php?gid=143474691104
    6 ...
  39. 388.
  40. Allah anneciğine sabır versin. kendisinin de mekanı cennet olsun. genç ölümü yaşamış biri olarak çok zor çok. O yüzden kelimeler yetersiz kalıyor.
    2 ...
  41. 387.
  42. 386.
  43. Ruhuna fatiha okursak bir nacizane faydamız olur.

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. Errahmânir'rahim. Mâliki yevmiddin. iyyâke na'budü ve iyyâke neste'în, ihdinessırâtel müstakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn amin.

    Allah Mekanını Cennet Eyler inşallah...
    6 ...
  44. 385.
  45. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet, toprağı bol olsun. Sevenlerine ve ailesine sabır diliyorum.
    1 ...
  46. 384.
  47. 16 ağustos pazar günü, öğle namazını takiben uğur mumcu, yunus emre camiinde mevlidi olan dost. gelmek isteyen arkadaşlara duyurulur...
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük