o kadar çok okul değiştirdim ki. bu yüzdendir çok sağlam dostluklar kuramadım ilk okulda. gerçi daha sonra orta okulda telafi ettik. hala görüştüğüm çok sıkı iki dostum var.
o yüzden arkadaşlarla ilgili pek fazla şey hatırlamıyorum, affetsinler beni.
bir kızı hatırlıyorum ismi aslı olmalı, evet aslıydı. hatta babamın arabasının plakasının harf kısmı "a" ile başlıyordu ve bu yüzden arabamızı çok severdim.
aslı benim ilk aşkımdı. uzun sürmedi o sene başka yere taşındık ve vedalaşamadım bile. hiç beceremem zaten vedalaşmaları ben. büyüdüm halen beceremem. belliymiş işte...
her baktığımda aslı'ya yüzüm kızarırdı. onu sevdiğimi anlamış mıydı? bunu hiç bir zaman bilemeyeceğim.
sonra o büyük kavgayı hatırlıyorum. 4-a ile 4-b'nin o muhteşem kavgası. atatürk ilk öğretim okulundaydım. ne zamandan beri 4-b ile atışıyorduk. çocukça atışmalar işte. sonra turgay(hatırladığım iki arkadaşımdan birisi) 4-B'deki bir çocuğa vurdu sonrası malum.
benim alnım açılmıştı. hocamızın ismini hatırlamıyorum ama soyadı nedense mıh gibi aklımda; "albayrak"
hemen annemi aramış. tabi müdür yardımcısıydı sanırsam onun arabasıyla hastaneye gitmiştik. dikiş atıldı vs. annemde geldi tabi.
hatırladıklarım bunlar tabi beslenme çantaları, koro takımı(o sesle beni nasıl aldıysa hoca) 23 nisan kutlamaları, masumiyet...
radyoda bu şarkıyı duyunca hatıra gelendir, insanın içini tatlı bi hüzün kaplamaktadır. meğer ne kadar melankolik bir çocukluk geçirmişim. dalavera'ya selam olsun.
her pazartesi tırnak ve mendil kontrolü yapıldığı,
cuma günleri beslenme çantasında muz ve salamın serbest olduğu, onun dışında çocukların gözü kalır diye yasak olduğu günlerdi.
yerli malı haftası ve biz okulda pastalar yiyeceğiz diye annelerin telaşla pasta börek yapması, sıraların sınıfta u şeklini alarak sıralanması. öğretmenin beden derslerinde ve boş derslerde matematik işlemesi. vs.. vs..
okula aşık olduğumuz ve hocalara ve kız arkadaşlara karşı hiçbir kötü düşüncemizin olmadığı zamanlardır. bide şu var tabi ki bütün derslerimiz 5 olurdu.
nefret ettiğim sınıf öğretmenim dışında hemen herşeyi güzel olan günler. okuldan kaçıp tüm maltepe emniyet teşkilatını ayağa kaldırdığımı da dün gibi hatırlıyorum.
boyna asılan delikli silgi. yağmur yağdığında dört köşesine düğüm atılan beyaz mendiller. ayağa zarar vermeyecek tüm materyallerle oynanan futbol maçları. aşkı konu alan çocuksu alayları. ve şirinyerin güzel sokakları...
ilkokulun son haftası hatta çarşamba günü * bir çocuğun size çarpıp düşürüp kafanızı yarmanıza sebep olması, aynı zamanda dizlerinizin de parçalanması gibi asla unutamayacağınız izler bırakan günlerdir.