ilkokul aşkı

entry159 galeri5
    34.
  1. kendisini facebook larda arattım tarattım ama yok. hani ilkokul arkadaşı buluyordu bu facebook.adı hiç unutulmayacak kişidir.
    1 ...
  2. 33.
  3. unutulmayacak olandır az mı saçını çekip kolunu sıkıp sevgimi göstermedim bee. o zamanlar öyle biliyorduk tabi.
    2 ...
  4. 32.
  5. 31.
  6. hiç sözlere dökülmedik bir garip iç çekme... ilk göz ağrın, ilk sevdiceğin...

    güzin isminde bir kızdı, uzun dalgalı saçlı, çarpık bacaklı, kemçük ağızlı, tebessüm ettiğinde iki yanında gamzeler biten heidi kırmızısı yanaklı... kocaman kahve gözleri, şişe dibi gözlükleri vardı...

    kalbim ritmini şaşırdı onu her gördüğümde, ona sezdirmemek için çırpındığım kaçamak bakışlarda.

    yıllar sonra güzin ismini gördüğümde, duyduğumda bile çocukca bir şekilde heyecanlandığım...

    en saf, en masum, en beklentisiz, kıskançlıktan ve acıdan uzak ilk aşktı. bilemeyiz ki belki de doğru insandı.
    0 ...
  7. 30.
  8. ilkokul sıralarında daha hayat hakkında hiçbir şey bilmezken, her şeyi yeni yeni öğrenirken aşkı da öğrenmemize vesile olan kişidir. "o yaşta ne aşkı la" diyebilirsiniz belki, anlarım ama o duygu da bambaşkadır be...

    sabah sabah nereden esti bilmem. bir anda aklıma geliverdi işte. doğaçlama takılacağım zaten. ne yazacağımı da bilmiyorum. aslında "eski sevgili"li başlıklardan ben de sıkıldım sizler gibi ama ilkokul aşkı başkadır dostlar. bir iki kelam etmeye değer.

    ben ilkokulda başımı yerden kaldırıp insanların suratına bakma aşamasına ancak ikinci sınıfta geçebildiğim için ilk aşık olduğum kişiye de o yıl rastladım. ismi lazım değil şimdi. esmer, kara kaşlı, kara gözlü bir kızcağızdı. güzeldi. aslında o yaşta ne güzelliği tabi. şirindi diyelim. he işte öyle bir kızcağıza gönlüm şey etmişti. gönlüme sıçayım. zaten nerede bütün sınıfın lavuklarının asıldığı bir kız olur benimki ona şey eder. neyse, o yıllarda karşı cinsi de yeni yeni tanıyoruz. saç çekiyoruz, silgi atıyoruz falan sevgimizi belli etmek için. evet, erkek cinsi böyle belli eder ilgisini, sevgisini. tuhafız işte. nasıl bir mantıkla öyle aptalca hareketler yaptığımızı hala çözemedim. "sağa sola çok bakıyorsun. bak bu saçı çekiyorum. azıcık da benle ilgilen lan" demek istiyorduk sanırım. ya da tamamen anlamsız bir şeydi. ne bileyim alüminyum. hepimiz ayrı manyağız işte.

    ne diyorduk? ha, benim aşık olma gafletinde bulunduğum bu kız diğer hemcinslerimin de dikkatini çekmişti tabi. her teneffüs biri gidip saçını çekiyordu. öteki tüftüf saldırısı yapıyordu. biri kalemini alıp kaçıyordu. en hayvanları eteğini kaldırıyordu. herkes bir şekilde ilgisini belli ediyordu yani. kızcağız arada telef oluyordu ama biz pek anlayacak durumda değildik. bütün bu hayvani ilgi gösterilerinin yanında ben napıyordum peki? kızı güldürmeye çalışıyordum. anlayacağınız ben altı yaşından beri kız güldürüyorum lan. ama bir boka yaradığı yok söyleyeyim. etek kaldıran hayvan kızları tavlarken ben sap sap bu günlere geldim. sen taktiği doğru uyguladığına emin misin derseniz bilmem derim. ne bileyim, daha yedi yaşındaydım. taktik olsun falan diye de yapmıyordum zaten. gülüşü hoşuma gidiyordu ben de şaklabanlık yapıyordum. evet, aslında yaptığım tam olarak şaklabanlıktı. bir de gelmiş güldürmek işe yaramıyor diyorum. damına konduğumun anteni, güldürmek var güldürmek var. sen "bir tat bir doku" tarzı komedi yaptın da mı işe yaramadı? 7/24 olacak o kadar izleyip de komik olacam ben dersen öyle mallığınla kalırsın işte.

    her ne ise efendim, benim bu güldürme girişimlerim sonuç verdiyse de yani kız güldüyse de netice itibariyle benimle ilgilendiği yoktu. ayrı kıtaların futbol takımları gibiydik. ben fenerbahçe isem o boca juniors'du. yollarımızın kesişmesi o kadar zordu ki... hazırlık maçı talebinde bulunamayacak kadar da korkaktım. kabul etme ihtimali de yoktu zaten. kısacası ben uzaktan onun maçlarını izledim hep. o benim farkımda bile değildi.

    ama günün birinde yetti gayrı dedim. gideyim söyleyeyim artık dedim. iyice hazırladım kendimi. tam teneffüste yanına gidip açılacakken samimi arkadaşlarımdan biri gidip kızın saçına asıldı. işte benim bittiğim an budur. kız bu yapılan hareketin anlamını bilmediği için her zamanki oturup ağladı. ama ben saç çekmenin ne demek olduğunu biliyordum. nasıl yapacaktım şimdi arkadaşım da ondan hoşlanıyorken. sokam böle işe diyip vazgeçtim. öyle demedim tabi aslında. terbiyeli çocuktum ben. sonradan öğrendim böyle şeyleri.

    peki hikaye burada bitti mi? bitmedi tabi. daha çoook uzun bir kısmı duruyor. ama anlatacak gücüm yok şimdilik. belki başka zaman. ilgili olarak bir de aylar önce yazdığım şu entry var: (bkz: #5072557)**

    son olarak facebook'a da lanet olsun. bırak da ilkokul aşklarımızı hafızamızda saklayalım, eskisi gibi hatırlayalım. mecbur musun gözümüze sokmaya!
    3 ...
  9. 29.
  10. onu hiç unutmayacağım, o olmazsa kimse olmaz, ona bir şey olmamalı diye salya sümük ağlatan ama çabuk unutulan şahıstır. her akla geldiğinde nerdedir ki belki ölmüştür diye düşündürür.
    1 ...
  11. 28.
  12. asla ulaşılamayacak kişidir kendileri. zira zaman ve mekan bu aşkın önünde engel teşkil eder. nice zaman sonra kucağında bir çocuk ile görüverirsiniz.
    0 ...
  13. 27.
  14. büyük saati olduğu için aşık olunmuş,
    ön tavşan dişinin biri olmayan ve adı volkan olan biri olabilir bu şahsiyet.
    0 ...
  15. 26.
  16. yıllar sonra görüp de "ulan ne kadar çirkinleşmiş " denilmesi olası ilk göz ağrısıdır.
    0 ...
  17. 25.
  18. iki tane ah arasına sahane yakışan isimleri tasırlar ve öyle anılırlar. (bkz: ah eren ah)
    1 ...
  19. 24.
  20. ilk okul aşkı desek daha doğru benimkine,hayatımda ilk kez okula severek gidiyorum,gidiyordum daha doğrusu artık uyanamıyorum, uyuyamadığımdan olsa gerek.*
    1 ...
  21. 23.
  22. 22.
  23. seneler sonra karşılaştığınızda beyaz atlı prense dönmüş olduğunu görürseniz, görmezlikten gelmeniz ve koşar adım uzaklaşmanız gereken kişi. zira öpülünce kurbağaya dönüşme ihtimali çok yüksek.

    (bkz: koprunun altindan cok sular gecti)
    0 ...
  24. 21.
  25. en temizi ve güzeli. gülşah'tı benim ilkokul aşkımın adı. keşke geri dönebilsem o masum günlere bu interaktif manyaklıktan.
    0 ...
  26. 20.
  27. unutulmak istense bile unutulmayan hep akılda tatlı bir tebessüm bıraktıran en masum sevginin kaynağı. canana olan hislerin muhasebesi yapıldığında bile o günlerdeki kadar heyacan vermediği kesin olan en büyük kıpırtı.
    1 ...
  28. 19.
  29. uzunca bir süreden sonra adını duyup, yüzünü gördüğünde zaman durur. ortamdaki oksijen miktarı düşer. nefes alamazsın. yüreğin göğsüne sığmamaya başlar. aşağıdan yukarı doğru yanmaya başlarsın.
    on gün önce ayrıldığın, hayatımın kadını dediğin kızı görsen bile bunun dörtte biri kadar yamulmazsın.
    üstünden tır geçse, onu bırakıp gittiğinden dolayı, aramayıp sormadığından dolayı yandığı kadar yanmaz canın.

    başkadır ilkokul aşkı...
    0 ...
  30. 18.
  31. açıkladığınız vakit annesine, öğretmenine söyleyebileceği eylenceli bir aşktır.
    0 ...
  32. 17.
  33. facebook vesilesi ile tanışılır, evli olduğu öğrenilir, çocuğu olduğu görülür; ama ne hikmetse hatun gelir size ilgi gösterir. lan uzaklaş benden gene mi aşık edicen kendine ? 10 yıl unutmaya çalıştım seni tüm çocukluğum bombok geçti; hala ne arıyosun başımda? yok, çocuğunun doğum günü varmış ona gidecekmişim. nah giderim. üstüne üstük gece fasıla gitmişiz, ardından bi gece kulubüne gidiyoruz sen kocanla gelip bize katılıosun. olacak şey mi ? sarhoş sarhoş konuşucam senle uzun uzun tabi, kocan olacak o hıyarağası da bana tip tip bakıcak bundan doğal ne var? ertesi gün de "sen sarhoştun galiba?" yok ebeninkiydim ilkokul aşkı, ne yapmamı bekliyordun? uzun süren mutlu bir ilişki geçirmişsin, evlenmişsin, çocuğun olmuş, kocan zengin çalışmana gerek yok; bense neredeyse lise bitene kadar sana aşık kaldım, 3 tane üniversitede okuyup bi skim para kazanamadım, bırak evlenip çocuk yapmayı; kendi evime çıkıp eve köpek bile alamadım. çıkmayı denedim para yetişmedi baba evine geri döndüm. sen kazandın hayatta, ben sıçtım; neyini tartışıcaksın benimle yaşamının ?

    dellendirir adamı, hala taş gibiyse yaşamdan nefret ettirir.
    3 ...
  34. 16.
  35. 15.
  36. 14.
  37. 13.
  38. 12.
  39. kızlar arasından "saçım seninkinden uzun olsun" deyip saçlarını çekmelerine vesile olmaktadır.
    * *
    0 ...
  40. 11.
  41. bir nevi üniversite servisine dönmüş otobüsün (bkz: 129t) bir diger üniversite servisi niteligindeki kardeş otobüsünün (bkz: 129l) duragında görülen ve yok canım o degildir denilip selam verilmeyendir. cidden unutulmaz, bir de niyeyse başarılarıyla mutlu olunur.
    3 ...
  42. 10.
  43. pastanecilerin sponsor olduğu aşktır. yaş pasta alana limonata bedavadır.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük