ilkokul aşkı

entry159 galeri5
    107.
  1. 8. sınıfta 2 ay peşinden koşup çıkmaya başladıktan sonra terkettiğim kız nermin. bu gün bir avm de karşılaştık. yıllar ona bir çok şey katmış. boy hariç. 1.50 de kalmış kızcağız.
    0 ...
  2. 106.
  3. Ahmetti ve sınıf başkanı sümeyye vardı durmadan Ahmet'in ilgisini çekmek için onu yaramazlara yazardı. Şerefsiz sümeyye.
    0 ...
  4. 105.
  5. Unutulmayandır. Adı elifti. Bide sürekli dibinde dolaşan erol diye bi hıyar vardı onuda unutmadım.
    1 ...
  6. 104.
  7. Malesef benim yok ne bileyim böyle uzun uzun anlatacak sevecek birileri olmadı ilkokulda böyle de bir anı.
    0 ...
  8. 103.
  9. kelimeler yetmez derler ben ifade edemiyorum işte, o yüzden "o" diyorum sevdiğime.
    "o" nun yanın da Ahmet vardı bi tane.. rahat bırakmazdı bizi bu ahmet.

    yan yanaydı sıralarımız, "o" orta sıra en önünde oturur, bende pencere sırasının en önünde otururdum, başımın belası ahmette en arkada otururdu.
    kafamızı sıraya yaslayıp uzun uzun bakışırdık utanarak, kızararak.

    ahmet severdi onu, ben de severdim.

    saçını çekerek kaçardık tenefüslerde, sonra peşimize takılır kovalardı bizi sıraların arasında, genelde Ahmet'i kovalardı, belki utandığından belki kıskandırmak istemesinden veya hiç ilgilenmediğindendir derdim. ama kızardım, kıskanırdım, tokat atacaksa bile bana atmasını isterdim ahmete değil.

    gözlerinin içi gülüyordu, heyecanlıydı o gün . ders arasında beni çağırdı yanına.

    gittim.

    "sana bişey söylicem".
    "söyle noldu ?"
    "başını eğde kulağına söylicem"

    afalladım önce bi an başımı eğmeye yeltendim. allahım! yine ahmet...

    nasıl, ne ara gördün be ahmet ? beni çağırdığını anlar anlamaz damladı hemen arka sıradan yanımıza. dedim ya rahat bırakmazdı bizi.
    yakaladı yine sevdiceğimin sıcak nefesini kulaklarım da hissedemeden.
    şakacı bi tavırla;
    "ne oluyo, ne diyeceksin , bana da söyle banada söyle." diyerek başını eğip birşeyler duymaya çabalıyordu ama ne kendisi bişey anlıyordu ne de ben. sonuçta yine turp sıktı güzelim ortama ahmet.

    kızamıyordum da çocuğa oda bana kızamazdı. ahmetle benimki tatlı bi zıtlaşmaydı ama severdik ikimizde.

    tekrar eğildim, kulağım nefesiyle gıdıklandı, gülüyordu sürekli.

    "ben.." dedi önce, sustu sonra. tebessüm etti.
    söyleyemiyordu.
    kelimeler tıkanıyor muydu boğazında yoksa anlamamı mı bekliyordu ?

    yine ahmet.yine ahmet yine ahmet.. merak içersinde bazen beni itiyor, kulağını eğip bizi duymayı istiyordu.
    "bana da söyle banada, ne dedi" kulağını eğip ahmette duymaya çalışıyordu bizi. evet bizi, evet beni, beni seçmişti o, ahmeti kovalıyordu ama beni seviyordu işte..

    " ben seni se.." dedi ki devamını yine getiremeden utangaçlığının allığı yüzünün her yanını bürüdü.



    aklıma bi fikir geldi anında, sonunda ahmeti uzaklaştırabilirdim. hemen plan yaptım ve uygulamaya geçtim.

    Önce 1-2 saniye uzaklaşıp kapıya yöneldim sevdiceğim nereye gidiyorsun der gibi bakıyordu. Dışarı çıkıp tekrar içeri girdim.
    "hoca geliyor, ben yerime geçiyorum" dedim ve sırama doğru 1-2 adım atar atmaz, ahmete de bulaştı panik. yerime geçtiğimi görünce sırasına doğru hareket etti hemen ardımdan.

    ahmetin yerine doğru hareket ettiğini görünce hemen geri döndüm daha sırama ulaşmadan. Ahmeti alt etmiştim.
    " ne diyecektin çabuk söyle" dedim, heyecanlıydım beni seçmişti işte.

    tüm cesaretiyle ;
    "deniz ben seni .."
    "deniz ben seni sevv.." dedi. kaldırdım başımı yüzüne baktım. sonra sustu "o", tebessüm yoktu çehresinde artık. bekleyiş vardı.masumiyet vardı. Onu öpmek yerine yine eğdim son kez başım.

    hoca sınıf kapısından gözüktü o sırada, herkes oturmuş ben "o" nun yanında kulağımı eğmiştim.

    Söylediklerinin yeterli oldugunu düşünmüş olacak ki
    "deniz sen tam bir salaksın" dedi "o" başımı son kez eğdiğimde. "bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş" derler. bir "salak" kelimesinin benim geleceğimde bu kadar etkili olacağını sanmazdım.

    hoca girdi içeri sonra. ayakta gördü beni ama bişey demedi. hoş ne derse desin artık. dokunurmuydu bana. bişey diyememiştim sevdiğime o yeterdi bana. diyemiyordum da. erkekliğe adım atmaktı o cesareti göstermek ama ben "salaktım" bir defa. o günden sonra kırk defa söylemeye gerek kalmadan salak olarak kaldım. Hala" deniz sen tam bir salaksın derim kendime. o günün hüznü ve salaklıgı içimde uktedir.

    yüzüm soldu, durgunlaştım, diyemedim kimseye bişey eve gidene kadar. Sebebini ben de bilmiyorum, korku, çocukluk, hafife almak belki olanı biteni. o günden sonra "o" da yüzünü astı hep ama gözlerini kaçırmıyordu, umut bakıyordu "o"nun gözlerinden. Benden cevap bekliyordu kız haliyle. ben ise susuyordum erkekliğimle. korkuyordum hala. Veremedim cevabını ona "ben de seni seviyorum" diye. uzaklaştı benden. değil saçını çekip kaçmak yüzüne bakamıyordum artık. ahmet bile şaka yapamıyordu bağırıp çağırıyordu hemen. tokat bile yiyemiyordu ağız tadıyla çocuk.

    ahmet, "ne oldu ona" derdi arada bana.
    ne olacak benim gibi bi "salağın" yüzünden diyemezdim tabi... yıl bitti, söyleyecektim artık seneye, büyümüştüm biraz daha bekliyordum sabırsızlıkla. sonraki sene gelmedi okula. okulu bırakmış. Belkide kız oldugu için ailesi okuldan almış. siz siz olun çocuklar "ona" sevdiğinizi söylemekten korkmayın!
    0 ...
  10. 102.
  11. 101.
  12. okuldayken de gidip konuşamamıştım. twitter da takip ediyorum hala konuşamadım. konuşsam büyüsü bozulur gibi hissediyorum.
    2 ...
  13. 100.
  14. gitmiş sınıfın en yaramazına aşık olmuştum ya.
    2 ...
  15. 99.
  16. çirkin olmuş benimki. içim soğudu yeminle. ilkokulda bana aşık olduğu idda edilen bi hatun vardı. şişman değişik bişidi, o da taş olmuş evlenmiş çocukları var.
    nalan beni duyuysan boşan o salaktan ben çocuklarına bakarım naaalaaan.
    1 ...
  17. 98.
  18. çirkindi. sonrakiler de hep çirkindi. çirkin seviyorum.
    0 ...
  19. 97.
  20. Hatırladım bütün okul hayatımı mahveden aşktı . Sınıftaki hatta okuldaki bütün kızlar çocuğa aşık ben salak da o çocuğun kız kankası. Sonuç ilk okuldan bir tane kız arkadaşım yok.
    0 ...
  21. 96.
  22. O sıralar sırf pofudugum diye bana bakmamisti kendileri. Keşke şimdi karşılaşsakta pişman etsem kafası yaşıyorum her kız gibi.
    0 ...
  23. 95.
  24. Sınıftaki tüm erkeklere sirayla asik olmustum. itiraftir.
    0 ...
  25. 94.
  26. unutamıyorum anasını satıyım kaç yıl geçti.
    0 ...
  27. 93.
  28. hala benim için bilinmez bi obje ne ben onun farkındayım ne de o benim farkında.
    0 ...
  29. 92.
  30. 91.
  31. 90.
  32. her aşkta olduğu üzere can yakan eylemlerden oluşur. tek hatırladığım saç dipleriminin sızısı.
    1 ...
  33. 90.
  34. Şu an nerde olduğu bilinmemektedir. adı asenadır. Çok guzel Mavi gözleri vardı. Bakmaya kiyamazdim. Çalışkandı.
    Hatırladığım tek anım: ben onun ellerini tutmuştum ve gozlerimizin içine bakiyorduk.
    0 ...
  35. 89.
  36. evlenmiştir, çocuğu olmuştur, karısı cadı karının tekidir, yazık oldu küçük enişteye.
    2 ...
  37. 88.
  38. geçici bir aşktır tabi ki ama insan yıllar sonra tekrar gördüğünde o günleri hatırlayıp bi heyecanlanıyor.
    1 ...
  39. 87.
  40. Geçici ama ilerde hatırlanacak bir aşktır.
    2 ...
  41. 86.
  42. 3.siniftayken dogukan diye bir çocuk seni seviyorum demisti bana. Bende ağlayarak anneme gidip şikayet etmiştim çocuğu. Surekli notlar yazıp sirama koyuyodu bende hic tinmiyodum falan bildiğin kezbanmisim o zamanlar. Neyse gecen gün izmirde karsilastik o tanidi beni . Yanında da yeni sevgilisi vardi. Beni bir zamanlar pesinden koştuğum cimcime diye tanitti yeni sevgilisine. Pek de bi yakisikli olmus buyuyunce o zamanki kezbanliklarim icin pisman oldum.
    1 ...
  43. 85.
  44. şu anda ilk okuldaki kadar güzel değildir. kilo almış ve tam bir kezban haline gelmiştir.
    1 ...
  45. 84.
  46. Aşk olduğunu söyleyebilir miyiz o tartışılır ama çok safiyane duygular olduğundan akla geldiğinde çok tatlı hisler uyandırır insanda. Henüz 8 yaşındasınızdır. Mesela bir kız sınıfın en aklı başında güçlü ağır başlı çocuğuna hayranlık besler.kovalamaca oynarken kolunu tuttuğunda dünyanın güçlü kuvvetli insanı gibi gelir ona o çocuk. Okula girmek için sıraya girildiğinde hep yakınında olmaya çalışılır, ilkokul çocuklarının eşyalarını arkadaşı olmayan kimselere vermedikleri gibi bir gerçek var o çocuktan kırmızı kalem alındığında en güzel anı olur. Kol seçmelerinde acaba o da bana oy verdi mi diye günlerce aylarca düşünülür. Sonra başka şehre gidilir falan...
    Sadece ilkokul aşkı bahsi geçtiğinde akla gelen tatlı bir anı olarak hafızaya yerleşir.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük