"türk ordularının başkomutanı" anlamındaki soyadını hakeden, yeni genelkurmay başkanı. 30 ağustos'ta görevini ışık koşaner'e devredecek; ışık koşaner ise atila ışık'a...
o zaman görün siz, -hulki cevizoğlu'nun deyimiyle-, "başbuğ'un ışık'lı ordusunu"...
genel kurmay başkanlığı için yapılan devir teslim töreninde yaptığı konuşmada bir an darbe günlüklerinden bir demet sunduğunu düşündüğüm komutan. ulus devlet, üniter devlet, cumhuriyetin değişmez nitelikleri, ataturk milliyetçiliği, ulusal değerler vs. diyerek baymıştır adeta. bir ara ağzından demokrasi kelimesi çıktı allahtan. çölün ortasında bir damacana su bulmuş gibi oldum. eee ayağında postal, sırtında militarizm forması, cv'lerinde birçok darbe ve darbe teşebbüsü bulunan kişileri bu kadar konuşturursan olacağı budur.
kimi dimaglarda buyukanit'in genelkurmay baskanligina basladigi donemdeki turden bir heyecan vermis sahistir. hem kursellesmeye sovup sayip hem abd ve natoyla iliskilerimiz mukemmel demek nail bir kafa yapisinin urunudur bilemem ama o 2 yil sonra yine imali sozlerle gonderilip, hadi kosaner pasam sen kurtar bizi diyecekler icin simdiden uzgunum..
son genel kurmay başkanı yaşar büyükanıt'ın aldığı hediyelerle gündeme oturmasına binayen, kendisinin doğu görevi sırasında farkı anlamlar çıkmaması için köylülerin yemek davetlerini geri çevirdiği bilinir.
Akepe ile işbirlikçilik çizgisinden uzak tavır sergileyerek, silahlı kuvvetlerin durması gerektiği yerde durduğunu gösteren genelkurmay başkanı.
Büyükanıt paşa döneminde yaşadığımız hayal kırıklığını bizlere yaşatmayacağını umut ediyoruz.
yeni genelkurmay başkanı, ilk geldiginde içine girdigi hadiseler, eski günlere dönme sinyali barındırıyor olması dolayısı ile insanı geriyor, türk milleti olarak kendisinden, ergenekoncuları ziyaret etmesini degil, daglıca baskını ile ilgili, o 1 yıl önce internete birligi ile ilgili bilgileri giren, o gencecik çocukların kanına giren, o bunlar pkk işbirlikçisi diye sucladıgı çocuklardan af diletilmesini istiyoruz, yargılamalarını bekliyoruz türk milleti olarak, kendilerinden.
dünyayı içine sindirememiş gelişimin ve ilerleyişin çok çok uzağında kalmış hala üniter-ulus devlet zihniyetine sahip bir de üstüne üstlük genelkurmayın adını hükümleri belli olmayan ama çok ciddi bir suçtan yargılanan iki general'e kurum adına yaptırdığı ziyaretle gündeme bomba gibi bir giriş yapmış genelkurmay başkanıdır. şüphesiz ki ordunun sahibi değildir ama öyle davranmaktadır. devletin en güçlü adamı olmanın verdiği avantajı şu birkaç gün içinde sorumsuzlukla kullanacağının sinyallerini vermiştir. ama bu güç geçicidir; kalıcı olan güç ise halkın çıkarlarını gözeterek kazanılan güçtür.
kendisini eleştirmek seri eksi oy nedenidir. bu konuda önemli olan eleştirinin mahiyeti ve gücü değildir. üç odalı zihinlerde ilk odasında entryi okuyabilen ikinci odada bu entry'nin bir eleştiri olduğunu kavrayan ve üçüncü odada hemen eksi oy verme eylemi komutunu verme gibi bir etkiye sahiptir.
06.09.2008 tarihli sözcü gazatesinin başlığında hakkında şöyle denmektedir. "Bir cumhurbaşkanının yapması gereken 'uzlaşmacı misyonu' üstleniyor. Bir başbakanın görevi olan 'sorun ve dert dinleme'yi yerine getiriyor. Bir valinin yaratması gereken 'güven, saygı ve sevgi' ortamını yaratıyor, besliyor. Bir belediye başkanının işi olan 'hizmet ve sorun çözme' yi gerçekleştiriyor. Bu yorumların olmasına gerekçe ise ilker Başbuğ'un güneydoğudaki terör olaylarına çözüm sağlamak için gittiği Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşu yöneticileriyle görüşmesi olmuştur. Genelkurmay Başkanı boyutunda böylesine bir temas ilk kez olmuş ve bu kuruluşlarca milat olarak değerlendirilmiştir.
ergenekon terör örgütü sanıkları asker eskilerini ne sebeble genel kurmay adına ziyaret ettirdidigini açıklama ya gerek görmemiş, kişidir, cumhurbaşkanı ve sayın basbakandan bir an önce derhal görevden alınmasını diliyorum, yeter artık bu siyaset,
pkk ile ortak uyusturucu kacıran asker eskilerini mi savunuyorsun, neden daglıca yı pkk ya peşkeş çeken adamı görevden almıyorsun, yoksa iyi çocuk mu, yoksa sizin de mi haberiniz var olaydan.
göreve gelmesiyle birlikte, şeriatçı, dinci kesimin, kaçacak yer arayıp bulamadıktan sonra çeşitli karalamalarla görevden etmek istediği paşamızdır.
genelkurmay başkanı olmak kolay olmadığı gibi görevden edilmesi hiç kolay değildir.
ha akpli arkadaşlar; işinize gelince demokrasi, akp halkın sesi, ne yaparsa doğru oluyor da, başbuğ paşanın da başkanlığını onaylayan akp ve abdullah gül sonuçta bu halkın sesi değil mi *
bırakın bu işleri devlet su işleri diyorum bu dinci,yobaz arkadaşlarımıza...
-hilmi özkök olmadı, zaten cemaatçiymiş galiba, tipe baksana ya. yaşar paşa gelsin ümüğünü sıkar bunların.
(yaşar paşa gelir)
- yok ya büyükanıt'ta da iş yok, bi şey yapamadı bunlara. zaten dolmabahçe'de birşeyler görüşmüşler başbakanla. kesin oyuncağı oldu. bunda da iş yok ilker paşa geldi mi varya, tamamdır.
tanım: steril laik, chp zihniyetinin yeni umudu. beklentilerin karşılanması için evvela beklentileri değiştirmek gerek bu noktada sanırım. zira beklenen anlamda darbe vs olmayacak. ben ne mi bekliyorum? siyasi arena ile uğraşmasın, akp geldiği gibi gider sandıkla. merak etmeyin, kadrolaşma vs herkesin yaptığı iş. bundan sonraki iktidar yine kendi adamlarını getirir. paşa'ya düşen görev gerekirse ilk yaptığı iş olan diyarbakır ziyareti gibi, sivil toplum kuruluşları ile görüşmek gibi işler yapıp pkk'ya öldürücü darbeyi vurmasıdır. terör noktasında siyasetle çatışmaması ve elbirliği ile bu işin çözülmesidir.
ABD'yle işbirliğimiz mükemmel seviyede... Bu nedenle önemli görevlerimizden birisi de bu işbirliğinin korunmasıdır...".
sizce bu sözler kime aittir? yeni genelkurmay başkanımız ilker başbuğ' a tabii.
askeri anlamda abd ile işbirliği yapılmasına anlam veremeyenlerin sulçladığı paşamızdır..
kendin de bişeyler üretmek için bazı teknolojilere gerek duyarsın, peki tamam abd ile işbirliği yapmayalım, irandan mobilet alalım üstünden katruşya atarız. *
koltuğa oturduktan sonra bir iki kükremesi oldu ama bence yanlış alanlara kükredi. tamam beyefendi sizi gördük tanıoz bilioz kendini göstermek için bu kadar hareket yapma bence.avrupa ve birçok dış görevlere gitmiş birisin medeniz ülkelerde bir genelkurmay başkanı ne zaman konuşur ne konuşur bunu sen bizden daha iyi bilirsin.bildiklerini uygula gerisine boşver bence.bak yaşar paşada sizin gibi kükredi ama sonra birden sesi kısıldı.