dinler, insanlar yerleşik hayata geçtikten sonra, yöneticiler tarafından tanrı maskesi arkasından yönetme ve istek emir ve arzularını sunmak için uyduruldu,
savaşmanızı istiyorum + din = tanrı ile görüştük savaşmanızı istiyor.
yani vahşi bir doğadasın ve avlanırken bile av olabilirsin. bu durumda insanlar dini nasıl çıkarttı acaba?
şiddetli doğa olayları( natürizm), ölenleri(ki ata kültü), canlı veya cansız her şeyin arkasında bir anlam aramak ( animizm)
yani bilgi düzeyin kısıtlı ve korkuyorsun, karşında dün batak attığın arkadaşın ölüyor ama bunu sorguluyorsun?
aklın kademe kademe gelişiyor ve algın artıyor, mecbur olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurmalısın.
elindeki bilgiler sınırlı ve aklın tam gelişmemiş ne yapacaksın?
tabi ki analoji kuracaksın. mesela ben sinirlenince bağırıyorum, gökgürültüsü de bağırıyor o halde birinin sinirlenmesi lazım, demek ki tanrı sinirlenmiş.
ben sinirlenince biri bana hediye verince yumuşuyorum o halde tanrıya hediye sunmalıyız. kurban ve adak.
ayrıca ilkel denen inançlar tanrılarını öyle soyut falan pek düşünmüyor.
mesela önceden kurban kesildikten sonra onu yakarlardı?
neden acaba? çünkü tanrıya onu yem ederlerdi. dumanını yukarıya gidiyor ya. onu tanrı yiyor sanıyorlardı.
yazık!
tanrı, insanın kontrolü dışında, gücünün ve aklının yetmeyeceği şeyleri anlamlandırması için oluşturduğu bir kavramdır, din aracılığı ile de bu arkadaşa ulaşmayı ve kendini sevdirmeyi hedefler.
ilgili konuda geçen ilk insan ise, yukarıda belirtildiği gibi götünün üç buçuk attığı ilk doğa olayında hemen kedi gibi pısmış ve kendince bir takım ritüeller oluşturarak "ölmemeyi" dilemiştir.
bizimkiler de kafa falan kesiyor işte bugün, duvara taş atıyorlar falan.
ilk insan ve peygamber olan hazreti adem' in dini islamdır denebilir. ama havva anamızdan başka insan olmadığı için de tebliğ edeceği bir şey varmıdır bilemeyiz.