cicim aylarıdır, her iki tarafında naz niyazının doruk yaptığı zamanlardır; süpersin sen çok teşekkür ederim gibilerinden cümleler mide bulandıracak seviyeye gelir.
aslında iki tarafta bunun farkındadır ama benden çıksın diye bende patlamasın diye devam ederler.
ve akabinde 7. günü göremeyeceklerdir işin komik ve garip olan kısmı buradan sonra başlar asıl, aslında o geçen 6 7 gün süre zarfı karşı cinslerin birbirlerini tartma ve birbirlerinden atak bekleme zamandır.
ve ilk haftadan sonra yazmamalar, boşluklar, acabalar, kafalara soru işaretleri dolu bir zaman başlar.
Yukarıdaki yazar kadar acımasız olamayacağım durumdur.
insanların birbirini uyandırması her sabah ise evet bu mide bulandırıcı bir detaydır. Herkeste akıllı akılsız telefon var kurarsın alarmını sabah kalkarsın. Kalkamıyorsan da senin eşekliğindir der geçerim kendi kendime.
Şeytan ayrıntıda gizlidir yâ ; bir gece çok yorulursun, sabah alarma göz açacağını bilirsin ama boktan gecenin sabahında sesini duymak istersin.
Yine eski sevgiliyi hatırlatan bir başlık. Vize dönemleri 5 alarm kurduğum halde sırf unutacak mi diye test etmek için uyandır beni derdim. Sabah olduğundan heyecandan alarmdan yarım saat önce uyanirdim. Duşumu alıp giyinirken telefonum çalıyordu. Kendi kendime uyandığımı anlamasın diye de biraz geç aciyordum. Yoksa zaten uyanıyorsun diye bi dahakine aramayabilirdi. Telefonu açıp " güne senin seninle başlamak ne güzel şey " derdim. O da "yerim seni "derdi. Ah be nasıl özlemişim.
telefondan sorumluluk yükleme meraklıları, deneme yanılma yoluyla sevgili bulmaya çalışan yıkıklar dener genelde bu yolu.
kur alarmını uyan insan gibi işte. Ne diye karşındakinin de uykusunu bölüyorsun ?
bir denemeye tabi tutulacaksa eğer, böyle davranan insandan uzaklaşmalı hemen. çünkü uyanmak için bile senden medet uman biri, ilerde ne emirler verir sana.
O neyse de bir de sabahın bilmem kaçında uyudun mu diye soran sevgililer yüzünden adamın iflahı kesiliyor. Onun yüzünden ilişkilerden kaçıyorum. Hür general olmak varken ne diye huzurumu kaçırayım ki.
aslında anlamı " beni çok sev" eşiğidir. belki içtenliği ne kadar tartışılır ama ilişki evresinin en masumane tarafı belki de. her şeyi açık açık söylemek en güzeli esasında ama böyle kaçamak yollar da ilişkinin rengi galiba. gerçi ben o rengi uzun süredir kimseyle tutturamıyorum ama neyse. bu kadar aldatmanın, yan yolların, güven zedelerinin olduğu yerde birbirini candan sevenler kıymet bilsinler.
Ben bu eşikten geçmiştim ama sevgili değildik. Hatta dost da sayılmazdık. Hiçbir şeydik bir anlam ifade etmiyorduk, bir olamazdık.
Ben çok seviyordum ama :d doğruya doğru.
O bunu bilir ve iyi kullanırdı.
Şu olaya deli gibi sinir oluyorum. Bir flört yapalım dedik beni bir hafta çalar saat gibi kullandı. Adam gibi alarm kur kalk işte ne kasıyorsun. Böyle romantizm olmaz kendinize gelin.