biraz daha isyan lazım biraz daha ilhancığım dediğim müzik adamı. parçaları güzeldir ama olmazki hep öyle tavernacı gibi. bize gelmez, bize uymaz. rahipler dinlesin.
O kadar yumuşak bir ses tonu var ki istemese de etkiliyor insanı. Yalnız yaşadığımız dünyada biraz fazla romantik kaldı gibi geliyor. insanların bu derece bir duygusallığa ihtiyacı kalmamış görünüyor. Tabi hala hayranları var ve sevilmeye devam ediyor.
hayatım boyunca dinlemekten vazgeçmeyeceğim bir sanatçı. her yeni bir gün bir şarkısını içime sindiriyorum ve her dinleyişte yeni şeyler keşfediyorum allahım nasıl sözler bunlar diyerek.
havalar nasıl sizin şehirde anlat bana güzel kızım, yağmur yağıyor buralara durmaksızın durmaksızın...uludağ'ın yollarında marmara kıyılarında geziyor seni düşünüyorum...
tüm şarkılarını ezbere biliyor ve inanılmaz derecede seviyorum...
melek tozları, kanat sesleri... bu sevgili abimiz evlendiği zamanki bir gazete küpürü aklımdan hiç çıkmaz. irem'in kendisinden evlilik üzerine bir aforizmaydı sanırım: parodoksal devinimde son nokta !
evlilik ancak böyle tariflenirdi. uzaydan gelmiş polyanna. bu dünyaya çok iyisin sen abi. aynı patates cipsi gibisin yani. [ burda ironi yok ]
Türkiye'de istanbul ne ise
istanbul'da rumeli ne ise
Gecede yürümek ne ise
Yürürken düşünmek ne ise Seniunutmamacasınadüşünmek ne ise
Unutmamanın anlamı ne ise
Seni sevmek ne ise
Saklayayım yok söyleyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise Herneyse .... "-anlatılmaz yasanır!" tanımı kesinlikle bu adamın konseri için soylenmiş bi cümledir...
kolay kolay kategorize edilemeyecek kadife sesli abimizdir. her şarkısı dinlendiğinde insana bir şeyleri hatırlatır ve her hatırlatma insanı geriye döndürür. içersinde yaşadığı metafizik gerilimlre bazı şarkılarına kaynaklık etmiştir. anlasana bunun klasik bir örneğidir. kendi kaset kablarındaki cadı ağacı ya da porselen kanatlı melek silüeti ilhan irem'in sonraki dönemlerinde ayağını yavaş yavaş yerden kesilmesine neden olmuş, daha çok metafizik yönü ortaya çıkmaya başlamıştır. bu açıdan bazı albümleri oldukça başarılı olabileceği gibi, son albümündeki gibi bir felakete de dönüşebilir(bu sadece benim fikrimdir)
zamanında psikologlar tarafından tavsiye edilmesine rağmen insanı derinlere sürükleyecek nitelikte karamsar şarkıları da mevcuttur.
80'den sonra bir anda ortadan kaybolmuştur ve uzun bir küslük dönemi sessiz çeşme konserleri ve ard arda çıkardığı the best of serileri ile seslenmiştir. küsme nedeni genellikle türkiye'ye arabesk kültürün yerleşmesi olarak ifade etmiştir.
bir kez konserini izleme isteği içimde senelerce hızla çoğalarak artan sanatçı. '' kalsaydın yokluğunla yok olmazdı bu şehir kaçmakla mutluluklar bulunmuyor bunu bil...''
Ama iki çeşit sevgi vardır.
insanı sevmek,
ve insanlığı sevmek...
Biri olmadan diğerinin değeri yoktur.
Birincisi özel ve sıcaktır...
Diğeri bizim dünya ile olan bağlantımızdır.
Bütün o eserler sevgiyle yaratılmışlardır...
Sevgi üretilmelidir...
Yok edilmemelidir...
Biraz sevgi ve cesaretle,
insanoğlu herşeyi başarabilir... ilhan irem