ilhan berk

entry262 galeri3
    112.
  1. "ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılmaz. kurşun kalem kendini ağaç sanır. ufuk, hüthüt kuşu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için başka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk dediğimiz budur.

    nerden başlasam yine oraya geliyorum. ben gidiyorum. ölüme, o büyük tümceye, çalışacağım."
    2 ...
  2. 111.
  3. "adlarla doldurdum sessizliği. şeyleri kodladım. gökyüzünün, ağaçların çocukluğunu bilirim. ağaçlardan arkadaşlarım oldu. hala da var. samanyolunu anlamadım sayıları da (sayılar daha bulunmamış gibi davranıyorlardı.) yalnız sekizle (5+3) içli dışlı oldum. (kim olmamıştır ki?) biraz da sıfırla (sıfırın bulunması kolay olmamıştır.) üç için çok kötü şeyler söylenmiştir. niçin? bilmem. bilmek sayıdır. bir de biri tanıdım. bir ile düşünülmüyor. bazı sayılar suçlu doğmuştur. bir de bunlardan biridir..."
    1 ...
  4. 110.
  5. türkçe'nin büyük şairi. filhakika akşamları okumanın en zevkli olduğu şairlerden. o şiirlerinden biri:

    güneyde bir orman
    bir buğday büyüyorsa şimdi türkiye'de
    yeminle aşkla büyüyor.
    yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor.
    koyunlar, keçiler, sığırlar
    mısır, pirinç, yulaf
    aşkla büyüyor dünyada.
    binlerce senedir nehirler dünyayı görmeye çıkarlar
    binlerce senedir böyle öğrendik dünyanın birçok yerinde akan
    ırmakları, büyüyen bitkileri.
    bazı yosunlarla bazı eğreltiotlarıyla bazı balıklarla konuştum,
    dünyayı görmeyen kalmamış.
    şimdi güneyde bir yonca büyüyorsa benim gibi
    daha iyi bir hayat için büyüyor.
    gelincikler köklerimin yanısıra onun için büyüyor.
    pamuklar daha beyaz açıyorlarsa
    sebep aynı.
    ben bütün ormanları düşünerek büyürüm,
    bütün ormanları düşünerek büyürler
    benim gibi bütün ormanlar türkiye'de.
    öyle bir vaktine eriştik ki dünyanın
    şimdi kimse kimseden daha az sevmiyor dünyayı,
    ben ingiltere'deki ormanlardan, nehirlerden, ovalardan daha az
    sevmiyorum yaşamayı,
    amerika'dakilerden daha az sevmiyorum.
    burada pamuklar, su içindeki pirinçler, tütünler daha az
    sevmiyor
    şimdi sarmaşıklar, şimdi asmalar, şimdi fasulyeler birbirlerine
    daha sarılarak büyüyorlar
    şimdi stepler, dağlar yalnızlıklarını sevmiyorlar.
    şimdi dünyada yalnızlığı kimse sevmiyor.
    şimdi iran'da, şimdi mısır'da, şimdi sudan'da ormanlar niçin
    büyüdüklerini biliyorlar
    şimdi petrol damarları niçin aktıklarını biliyor
    şimdi her şey dünyada niçin yaşadığını biliyor.
    1 ...
  6. 109.
  7. 108.
  8. -istanbul şehri için çok şiir yazıldı. Antolojilerde yer alan düzeyde ve nitelikte ürünler ortaya konuldu. Bu şairlerden farkınız, siz onlara neyi eklemek isterdiniz?

    -Başkalarını bilmem, istanbul yeryüzünün en insani kentidir. Ben istanbul'u insanlığın haline benzetirim. Onun gibi yıkık, ezik, yine onun gibi güvenli, inançlı, görkemli. Bir yerde daha dedim: istanbul gibi bir kenti olan yazarlar başka bir şey istememelidirler. Benim istanbul'a bakışım böyle oldu.

    Hikmet Çetinkaya'ya Yanıtlar
    Cumhuriyet, 1980
    2 ...
  9. 107.
  10. üç kez seni seviyorum diye uyandım
    tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

    sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

    sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    -taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

    cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

    kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

    eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
    4 ...
  11. 106.
  12. 105.
  13. şiir hakkında yorumu :

    ...

    Bütün iş işte bu iç ve dış serüvendedir. Şiirin bu iç, dış diye ayırdığımız dünyası (aslında iki ayrı dünyaları yoktur) burada kapanmaz. Kapanmaz, çünkü şiir yazıldıktan sonra da değişimini sürdürür. Yeni anlamlara, duyarlılıklara, yıkımlara uğrar. Savaş içindedir. Şiirin yazıldıktan sonraki serüveni hiçbir şeye benzemez. Yazmak çünkü, yalnız şiirin orasını burasını düzeltmek, orasını burasını ayakta tutacak hale getirmek değildir. Toptan yok etmektir de. Şairin şiire karışması da işte burada başlamıştır. Burada tek ölçü kendisidir çünkü. Asıl burada ağırlığını koyacaktır. Bu ise büyük bir beğeni, büyük bir duyarlılık, bilgi işidir. Şairi de biz burada tanırız. Şiirin tarihinin gizliliği işte bu yolculuktur. Hem yalnız, iyi bir şiirin tarihi gizlidir. Kötü bir şiirinse gizli hiçbir şeyi yoktur. Kötü bir şiirde her şey açıktır. Ölüdür çünkü. Öyle de doğmuştur.
    1 ...
  14. 104.
  15. --spoiler--
    "ilk izlenim çok önemlidir.ilk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın.Sonra bir ömür o yürekte ilk iki dakikayı ararsın."

    ilhan berk
    --spoiler--
    2 ...
  16. 103.
  17. "ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim. bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim. "
    1 ...
  18. 102.
  19. Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bir tat alabilirsiniz.
    1 ...
  20. 101.
  21. şiir diye bir şey olmasaydı, ilhan berk icat ederdi demiş turgut uyar. ben de başımı sallayarak onaylıyorum.

    su'ydu, geçiyordu...
    2 ...
  22. 100.
  23. aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim.
    kimseyi kırmayayım diyorum,birde bakıyorum kendim paramparçayım.
    4 ...
  24. 99.
  25. derler ki; ilhan berk hicri takvimi miladi takvime çevirmeyi beceremediği için kendini uzun süre 1916 doğumlu sanmış. 1918 doğumlu olduğunu cemal süreya ortaya çıkarmış.
    3 ...
  26. 98.
  27. Geleceği olmayan aşkın peşinden gidilmez; Sen öldün benim için. Bilirim ki; "Ölenle ölünmez"!...
    2 ...
  28. 97.
  29. bir bize mahsus değil
    dünyayı vaz geçilmez bulmak
    bir serçecik tanırdım ki ben
    yüreğini yarıp baksaydınız
    bir gökyüzü bulacaktınız eminim
    eminim istanbul'dan.
    2 ...
  30. 96.
  31. 95.
  32. "istanbul gibi bir kenti olan yazarlar başka bir şey istememelidirler."

    böyle der şiirin yaramaz çocuğu. ilk denizle buluşması da yanılmıyorsam, 11 yaşında izmire bisikletiyle gelmesiyle gerçekleşmişti.
    1 ...
  33. 94.
  34. "size "gökyüzünün yarısı" diye seslenirdim ve susmak bilmezdim."
    1 ...
  35. 93.
  36. hiç unutmam bir gün geç vakit
    tam benim geçtiğim zamana rastlamıştı
    büyüme saati bir ormanın
    şöyle iyice dinlesem sanırım artık
    bütün ormanları büyürken duyarım

    demiş ilhan berk...
    0 ...
  37. 92.
  38. geniş kitlelerce ismi çok da tanıdık gelmeyen ikinci yeni hareketini benimseyip şiirde anlamsızlığı savunan şairdir.
    0 ...
  39. 91.
  40. şiirin uç beyi, gönlümün baş tacı.
    1 ...
  41. 90.
  42. "kal böyle aşkım, kal böyle
    ve yalnız
    bana bak
    bakmak aşktır.

    'soyundum işte sana yol olsun diye.'
    böyle çıplak böyle et ete
    bırak gezinsin üstünde soluğum.

    saydamdır aşk, o naif şeytan
    gözlerin, çıplak memelerin, dudakların
    böyle işte böyle gel gir yatağıma.
    ve öp sonra da
    durmadan bir daha , bir daha öp beni
    böyle uzun bir yolculuk ister aşk.
    ve çek sonra da, daha bir kendine beni çek ki
    bileyim benim olduğunu.
    böyle işte böyle kasık kasığa."
    1 ...
  43. 89.
  44. ben uyandım

    Ben uyandım bir aşk demekti bu dünyada
    -Sesin, bir gülü bırakmak gibi bir şeydi
    Karaydım, kağıt gibiydim yaşamalarda
    Adım görseniz her gün o denizlerdeydi
    Bin yıl bir M sesiydim aşağı Mısır'da.

    Ben vurdum sevilere belli değil miydi
    Bin yıl seni açtım işte yalnızlığımda.
    Ne zaman aydınlığında adım geçti miydi
    Bir aşk demekti bu dünyada.

    Bir zamanlar yalnızlık güzeldi Mısır'da
    Seninle yepyeni bir göktü gidilirdi
    Baktım mı, büyürdü bir zambaktı anımda
    Şimdi bir gölgedir uzar ovalarımda
    Böyle uyanırdım ya uyanmak değildi
    Bir aşk demekti bu dünyada.
    1 ...
  45. 88.
  46. "yazmak (bu kanser) benim için tam bir cehennemdir. bunu bir çok kez söyledim. bu, başlangıçtan bu yana değişmedi de. öte yandan, bu yine benim varoluşumun bir kanıtıdır da… yazmak eylemi, böyle bir cehennemdir çünkü. kendimi ancak böyle var edebiliyorum. söylemek bile fazla: şairlerin bir hayatı yoktur! hayat diye baktıkları bu kanser, bu cehennemdir. gidip geldikleri, dünya diye baktıkları böyle bir yerdir. bu, hiç değilse, benim için böyle. yinelemekte yarar var: ben dünyaya yazılacak bir yer diye bakıyorum. bundan kendimi alamıyorum, kurtulamıyorum. bu yine hem kurtuluşum, hem batağım. kurtuluşum, çünkü kendimi böyle doğrulayabiliyorum; batağım, çünkü ondan başka bir yer bilmiyorum. şair, büyük sözsel, görsel bir jeoloji olan bu dünyanın kulağı, gözüdür. dünyayla boğuşan adamdır. dili, bu silahı elinde bunun için tutar. dünyayı sınırlamak, sonra da onunla hesaplaşmak için. şiir, sanatların en yoksul akrabasıdır o! sessiz ve yankısız. böyle bir dünyadır, şairin dünya diye baktığı! ya bunun dışında ne mi var? hiçbir şey! peki, niçin mi yazıyorum? kim bilir, belki de, bu dünyayı çok sıkıcı buluyorum, onun için yazıyorum."
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük