şöyle bir örnekde verebiliriz:
kadın otobüs yolculuğu süresince dinlediği müslüm gürses yüzünden uykusunda müslüm gürses le gerdeüe girer.vahim bi hal!
rüyada olmayan sevgilinin olmayan annesinin metal slug ta bölüm canavarı olarak gelmesi. dev gibi canavar kaynanaya defalarca ateş etmek ama ölmemesi. canavar kaynananın hiç bir şekilde karşılık vermeyip sadece ardı ardına soru sorması, ardından mezun olunan eskişehir deki ilkokula gitmek, çinlilerin okulu basması, çinlilerle savaşmak, savaş esnasında eskişehir deki tatar kökenli arkadaşların çaktırmadan çinlilerin saflarına geçmesi ve türklere ateş etmesi. metal slug daki arap askerlerin ellerindeki kılıçlardan edinip çinlilere girişmek fakat kılıcın kesmemesi.
uyanıp günde 5 saat metal slug oynamamaya dair bünyeye söz vermek.
kendini bomboş bir dünyada görmek, sokaklarda sinemalarda kimsenin olmaması. Ama vapurların bir şekilde gitmesi, sokakta ulu orta yerlerde kitaplar olması. telefonda birinin sesini duyup onun peşinden koşmanız. **
metro şöferi olup, raylarda karşı karşıya kalınan bilimum araba, insan vs türünü ezmemeye çalışmak. her sefer sonunda da birileri tarafındna parmağa iğne yapılması ve bu sayede bana doğruları (?) söyletmeye çalışmaları. kime ne yalan söyledim yalabbi?
teknolojinin beyin yanılsaması oluşturması..sol tarafta hipodrom,ortada;şelaledeki akıntıları barındıran bir deniz ve sağda bir gül tarlası görürsün..dur lan bi daha bu görüntüyü bulamam deyip telefon aracılığıyla fotoğrafı çekmeye çalıştığında gül tarlasının bulunduğu kısım sarı lalelere,hipodrom ve deniz ise çorak bir araziye dönüşür..*
annenin şevket çoruh ve adamları tarafından kaçırılması, kardeşin, anneyi ararken ablayı sırtına alıp viyadükleri aşması, uçarken aşağısı bomboş arazı olduğu halde ansızın bir evin çatısına inmeleri ve o evin mr and mrs smith çiftinin evi olması*. 2 kardeşin, şevket çoruh ve adamlarının anneyi oraya kaçırmış olduğunu anlamaları.
tam anneyi de alıp, kardeşin sırtına binip gidecekken şevket çoruh'un silahından çıkan tek kurşunla annenin vurularak otobana çakılması. -lan otoban nerden çıktı?-
rüyanın sonunda da rüyayı gören kişinin kendini vurulmuş, can çekişirken yanında oturan şevket çoruh'la saç bakımı hakkında konuşurken bulması.
bir adadasınızdır ve adadakilerin hepsi türk'tür. daha sonra adaya motorlu teknesi ile bir tip gelir. bu tip adayı tohumlamaya başlar. tüm adayı tohumladıktan sonra teknesine biner ve gider.
bir zaman sonra adada tohumlamanın sonucu olarak bufalo popülasyonun arttığı görülür. bunun üzerine ada halkını bufaloladan korumak için adaya israil askerleri gelir. israil askerleri, sokaklara sağlı sollu dizilmiş çok katlı binaların arasında kurulmuş olan asma köprülerde nöbet tutmaya başlarlar. bu sırada rüyanın ana karakteri olan hocanız olup biteni sokaktan izlemektedir. hava soğuk ve kar yağışlıdır. hocanız askerlerin bakışları altında gökyüzüne bakarak yağan karı izlerken kar tanecikleri küllere dönüşür. tam o sırada hocanın yanında bir kadın belirir. hoca kadına döner ve "kurabiye üretiminde ki artış nelere sebebiyet verir haberin var mı?" diye sorar. kadın hocaya boş boş bakar. bunun üzerine hoca çileden çıkar ve "nasıl bilmezsin? nasıl ha? nasıl??" diye serzenir ve rüya da burada biter.
Gördüğüm rüyaların neredeyse hepsine verebileceğim tanım. Ergenlik döneminde kendimi kaptırıp rüyalardan bir yol bulmaya kadar götürmüştüm işi.Büyüyünce kabullendim herşeyin bilinçaltımın bir yansıması olduğunu. Artık kafaya takmadan yatağa yatıyor ve izliyorum gerçek hayatta gün yüzüne çıkaramadığım yaratıcılığımı. Maceralarımın sıkı takipçisiyim.
ertesi gün gördüklerinize şaşırdığınız rüyalardır.
rüyamda mutemadiyen voltranı oluşturan parçalardan biri olurum, ertesi gün tabirini de hiçbir yerde bulamam.
izlediğim bir film veya oynadığım bi oyunmu etkisinde mi kaldım bilmem ama asker olmuşum helikoptere doğru gidiyorum. kafam eğik atlıyacağımız yere doğru haraket ediyoz. atlamaya başladığımda en dikkatimi çeken yerde kocaman harflerle ıraq yazması ingizlice olarak..
gorurken korkudan altima sicirtan ruyadir. zira olumle burun burunaydim ve arkadan bir ses kurani kerim'i okuyup okumadigimi, okumadiysam tam o anda olecegimi falan soyluyordu. ben de gidip anneme sordum, turkce mealini okusam olur mu diye. olmaz dedi. once arapca ogrenmem gerekiyordu. ben de intihar etmeye gittim. allah korusun, yarabbim. **
Belediye otobüsünde ben, annem, babam, kardeşim ve lisedeki okul müdürümle gidiyoruz. Yanımda kucağında çocuğuyla beraber oturan adam bir anda boynumu okşamaya başlıyor. Bende bağırıp çağırıyorum adama ve otobüs duruyor. Bir binanın önünde iniyoruz. Bir bakıyoruz ki Bursa'ya gelmişiz. Binanın merdivenlerinden Bülent Arınç iniyor. Adamın tutuklandığını söylüyor. Bizi binaya sokuyor annemleri başka bir tarafa gönderiyor ve beni üst kata çıkarıyor. Merdivenlerden çıkarken sohbet ediyoruz.Sonra bana bak Hüseyin Üzmez'de bu katta kalıyor gel yanına gidelim diyor. Bunu duyunca merdivenlerden adeta uçarak iniyorum. Gizlice annemleri arıyorum ve oradan kaçıyoruz.
bir arkadaşınızla birlikte uçurumun kenarında sohbet ederken arkadaşınızın kafasında neden emine beder'in taktığı şeyden olduğunu görür, buna katıla katıla gülersiniz.
-olm kadınlar takar onu sen niye takıosun süper komik olmuş lan, hayır emine beder takabilir onu ancak onunla özdeşleşmiş olm bu ahahah
diye dalga geçerken birden -tanrı sizi cezalandırmış- beyninizin ortasına yıldırım düşer, size birşey olmaz ama arkadaşınızın saçı tel tel kalır yanmaktan
hazuhauah diye hayvanlar gibi gülmeye devam edersiniz, gülerken uçurumdan düşersiniz.
[neye delalet ediyor şimdi bu anlayamadım] *
ek olarak; http://www.digiturk.com.t...Film/IMAGE/eminebeder.jpg
bir düğündeyim. benim mi yoksa abimin mi düğünü bilmiyorum böyle sahil kenarında bir yer. saçları kestirip jöleyle diklemişim. büyük bir topluluk beni alkışlıyor ama ortada gelin falan yok. birden ortam değişiyor lüks bir mekan heralde burası evlenince kalacağım yer diyorum. birileri sürekli bana hediye veriyor birden seray sever gelip elime bir kutu sıkıştırıyor böyle gri bir kutu kulağıma eğilip prezervatif hehe deyip gidiyor. ev boşalınca ben rüyamdaki karıma bir işim var gidip geleceğim diyorum ve seksi oracıkta bırakıyorum. böyle bir parktayım yaklaşık 30 40 tane erkek var. beni görünce birisi yaklaşıp t shirt güzelmiş bana versene diyor, diğeri gelip para yok mu para diyor koşmaya başlıyorum parkın demirlerinden atlarken beni yakalıyorlar abi şarkı söyliyeyim mi size diyorum ikna oluyorlar. ömrümüzün son demi ni söylüyorum yalnız şarkıya çok tizden girdiğim için küserek ayrılırsak olur inan ki yazık kısmında sesim kısılıyor kafa sesiyle söylemeye çalışıyorum ama dayaktan kurtulamıyorum.