diğer padişahlar gibi devlet işlerini haliyle bürokratlara bırakmıştır. devlet aygıtı budur zaten, çok ayrıksı hükümdarlar müstesna olmak üzere devleti bürokratlar yönetir. devletleri kalıcı yapan da budur.
içen biri oluşu onu alçak biri yapmaz, halil inalcık ın has bağçede ayş ü tarab isimli kitabı çıkalı çok olmadı, alır da okursanız hükümdarların esrar da çekebileceğiniz görürsünüz. müsameretü'l ahbar, düsturname i enveri, bezm ü rezm gibi eserlerde de hükümdarların yaşayışı anlatılır.
kapitülasyonlar da 1740 yılında belgrat antlaşması esnasında sultan birinci mahmut döneminde daimi hale gelmiştir.
kaynak vermeden, kaynağından da okumadan şunu bunu kovalarken düşüp öldü demek de gıybet etmektir.
Kanuni sultan süleymandan olma hürrem sultandan doğma meşhur sarı selim.
Dönemin veziri azamı sokullu mehmet paşanın gölgesinde kalmış osmanlı padışahı.
Bazı kaynaklar içki içtiğini rivayet eder.
Yanlış hatırlamıyorsam şöyle güzel bir dize yazmıştı * kendileri efenim; Ayrılıktan sızlanmanın vaktinde acılı bülbülüz, ateş kesilir saba yeli gül bahçemizden geçse.
I. Selim diyor ki; Bir er Türk, atını eserini terk edip sedir üzerinde oturmayı alışkanlık edinirse bir hiç olur, bir hiç! Buna göre; II. Selim bir hiç.
Asla dedesi birinci selim kadar curretkar ve icraatkar olamamistir.Tabi bunda donemin şartlari cok muhimdir. Konya mevlana türbesi yanindaki selimiye camini yaptirmistir.
tahta gectikten sonra kardeslerinden ya da vezirlerinden kimseyi oldurtmemis ilk padisahtır.
devleti sokollu'ya emanet etmiş kendisi sarabını yudumlamıstır.
-duraklama dönemini başlatan padişah falan değildir. yükselme dönemine dahildir.
-sarayda cariye kovalarken ölmüş olduğu sadece rivayettir.
-toprak kaybetmemiştir, aksine ülke topraklarını genişletmiştir.
-babasının ermeni olduğu, hürrem'in aldattığı şudur budur saçmalıktır.
-tahta çıkması entrikalarla değil, sakinliği ve olgunluğu sebebiyle babasının kıyak geçmesinden ötürü olmuştur.
-gençliğinde kadına ve eğlenceye, iktidarı döneminde ise dine ve ilime düşkün bir hayat sürmüştür.
-çocuklarına bayezid hariç diğer kardeşlerinin isimlerii vermiştir.
-dedesi yavuz'un almak istediği yemen'i, babası kanuni'nin almak istediği kıbrıs'ı almıştır.
-muhteşem yüzyılda sanıldığı gibi lala mustafa paşa, bayezid'in değil selim'in lalasıdır.
-bugün endonezya'nın müslüman olmasında payı olan isimdir.
-şairliği başarılıdır. döneminde pek çok önemli mimari eser yapılmıştır.
özet: şahsen ben de sevmesem de, nefret edenlerinin yerin dibine soktuğu padişahtır. hakkında pek çok yalan hikaye uydurulur. iyi denebilecek az yönleri de olsa, bunlardan hiç bahsedilmez.
Ordu başında padişah sıfatıyla sefere çıkmayan , hamamda cariye kovalarken öldüğü rivayet edilen , şaraba olan düşkünlüğüyle bilinen , padişahlığı sırasında devletin yönetiminin sokullu Mehmet paşanın elinde olan , korkak bir padişahtır.
aslında kötü biri değildir. herkes uyuşuk olabilir asosyal olabilir. acar olamaz her insan. kendinde suç yoktur yani. babası da ölmek bilmemiş napsın adam yani padişah olduğunda bu haldeymiş