hayatı boyunca toplam 18 kadın ile evlenen ve 44 çocuk sahibi olan (22 kız 22 erkek) osmanlı padişahıdır.
--alıntı--
Bezmialem Valide Sultan (d.1807 - ö.1853)
Pertevniyal Valide Sultan (d.1812 - ö.1883)
Haciye Pertev-Piyale Nev-fidan Kadın Efendi (d.1793 - ö.1855)
Ali-cenab Kadın Efendi (ö.1839)
Fatma Kadın Efendi (ö.1809)
Kamarı Kadın Efendi (ö.1825)
Aşub-i Can Kadın Efendi (d.1793 - ö.1870)
Haciye Hoşyar Kadın Efendi (ö.1859)
Hüsn-i Melek Kadın Efendi (d.1812 - ö.1856)
Nurtab Kadın Efendi (d.1810 - ö.1886)
Misl-i Na-yab Kadın Efendi (ö.1825)
Perviz-felek Kadın Efendi (ö.1863)
Zeyin-i Felek Kadın Efendi (ö.1842)
Vuzlat Kadın Efendi (ö.1830)
Zer-Nigar Kadın Efendi (ö.1832)
Ebr-i Reftar Kadın Efendi (ö.1825)
Lebriz Felek Kadın Efendi (d.1810 - ö.1865)
Tiryal Kadın Efendi (d.1810 - ö.1883)
--alıntı--
kpss ve lys'ye girecekler için büyük dert olan padişahımızdır. dile kolay adam yüz küsür yenilik yapmış.
her sene bir soru sorulur yaptığı yeniliklerden.
sizlere bir tiyo vereyim. eğer soru x kurum hangi padişah döneminde kaldırılmıştır diyorsa cevap %99 ikinci mahmut'tur.
bir yerde okumuş veya dinlemiştim; sultan II. Mahmut boğazda saltanat kayığı ile gezintiye çıktığında boğazın yakasındaki halk korkudan içerilere doğru kaçarlarmış.
Bükreş anlaşmasında hala ne kadar güçlü olduğunu göstermek için kendini aşağıdaki gibi tanıtan sultan oğlu sultan.
--spoiler--
Ben ki; şehirlerin en şereflisi cümle alemin kıblesi, bütün gönüllerin mihrabı olan Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere ve Kudüs-ü Şerifin hadim ve hakimi, devletlerin özlemi olan üç şehir Konstantiniye, Edirne ve Bursa ile cennete benzeyen Şam, asrın gözdesi Mısır, bütün Arabistan, Afrika, Berka, Hırvan, Halep, Irak, Acem, Basra, Rakka, Musul, Şehr-i Zor, Diyarbekir, Dulkadiriye, Erzurum, Sivas, Adana, Karaman, Van, Habeş, Tunus, Trablus, Kıbrıs, Rodos, Girit, Mora, Akdeniz, Karadeniz ve Cezayir sahilleri, Anadolu, Rumeli ve özellikle selam şehri Bağdat, Gürcistan, Kabartay, Kıbçak dolayları, bütün Bosna, cihat şehri Belgrad, Sırbistan, bütün kaleleri ve şehirleri, Arnavutluk, Eflak ve Boğdan ve anmaya lüzum olmayan daha nice kalelerin ve şehirlerin adaletli padişahı, sultan oğlu sultan, hakan oğlu hakan, Sultan Ahmet oğlu Sultan Hamit oğlu Sultan Mahmut Han.
--spoiler--
lan ipneler bu iş böyle gitmez deyip reformların fitilini ateşliyen padişahtır. bulunduğu dönemi ele alırsak yaptıklarına çevresi büyük ihtimal napıyor lan bu deli demişlerdir eminim. ama adam çağının ötesinde olduğu için o an anlaşılmadı. günümüz türkiyesinin oluşum süreci bu padişaha dayanır.
kendisine gavur padişah denmesinin sebebi, bilinenin aksine pantolon veya frenk ceketi giymesi değil; bektaşî tekkelerini ve bunlarla ilintili yeniçeri ocağını kapattırmasıdır. zaten o zamanlarda etkisini iyice yitirmiş olan ulemayı birçok osmanlı padişahı gibi ikinci mahmud da sallamamıştır. portre vücudun bir kısmını içerdiği için, asılması ve kullanılması genelde caiz görülmüş, karşı çıkan düşük rütbeli ulemalar dikkate alınmamıştır.
kararlı ve sistemli bir modernleşme yürütmeye çalışan ikinci mahmud, modernleşmeyi kimi safhalarda abarttığı için tepki görmüştür. özellikle ulema kesin bir dille eski kıyafetlerinden vazgeçmeyeceklerini söyleyince ikinci mahmud geri adım atmış, ulemaya kıyafetini seçme salahiyeti vermişti. fakat halkın sokakta sarıkla dolaşmasını yasaklamıştı. ulemanın burada bir ayrıcalığı vardı.
halk bu yeniliklere şaşırsa da, pek bir reaksiyon göstermedi. hatta fes, halkın hoşuna dahi gitmiştir. böylece osmanlı'da bir ''fes modası'' başlamış; çeşitli süslemeleciler fes süsleme işinden bayağı para götürmüştür. bunun en büyük nedeni, fesin islam'a ve örfe aykırı olmaması idi.
ikinci mahmut "devlet devlet içindir" ilkesini savunur. bana göre en dikkat çekici hamlesi ise yeniçeri ocağını kaldırma çalışmaları sırasında, yeniçerilerin eşlerini ve hatta tüm kundaktaki bebeklerini bile boğdurmasıdır. aksi takdirde babaları öldürülen bu çocuklar ileride yönetime düşman olacaktır.
devleti insandan daha öncelikli yaptığın zaman böyle oluyor işte.
yeniçeri ocağını kanlı bir şekilde kapatıp, mezarlarındaki taşları dahi söktürmüştür. tabiatı gereği yenilikçi bir padişahtır ki bu da muhtemelen amcası üçüncü selim'in kendisi ile bizzat ilgilenmesi ve yetiştirmesidir. yaptığı yenilikler, o dönemin içinde bulunduğu şartlar göz önüne alınırsa oldukça büyük ve başarılı devrimlerdir. kendisinden sonra gelen oğlu ve torunlarına model olup halen içinde bulunduğumuz batılılaşma sürecini üçüncü selim ile birlikte başlatan isim konumundadır.