böyle beğenilmesine şaşırdığım film ama diğer türk aşk filmlerinden çok daha kötüydü bence. senaryo tırttı,akıcılık yoktu. sonunu merak ettim sadece. kısacası reklamlarla şişirilmiş olduğunu düşünüyorum.
Vakti olmayan arkadaşlar gitmesin gereknyok vaktiniz çok kıymetli.Sinema tutkunu olan veya vakti bol olan arkadaşlar gidebilir. Benim de bu aralar vaktim bol olduğu için gittim. Zaten beklentilerim yüksek değildi. Yine de daha iyisini bekliyordum. Konu o kadar yavan o kadar tekdüze ki oyunculuklar bile filmi kurtaramamış. Sonuç olarak film vasatın altında kalmış.
kötü olmasını bekliyordum açıkcası ama akıcılığı güzel, herşeyi yerli yerinde bir film olmuş. gereksiz ve abartı hiçbir sahne yok. duygu izleyiciye iyi aktarılmış. normalde serenay sarıkayanın oyunculuğunu beğenmem ama bu filmdeki doğallığı iyi yansıtmış.
Yönetmenlik hatasının sözlük yazarları tarafından bir türlü görülemediği film. Serenay Sarıkaya'nın canladırdığı Çiçek karakteri tıp okumak isteyen ve yöredeki bir dershaneye giden hanım hanımcık bir kızımız. Nejat işler abimiz ise Doğan karakterini canlandırıyor ve edebiyat öğretmeni. Garabet şurada sevgili dostlarım. Hedefi tıbbiye olan bir dershane öğrencisinin edebiyat ile ne alakası var?! Kaldı ki edebiyat sözel yahut eşit ağırlık bölümlerinde verilen bir derstir. Ha diyeceksiniz ki "ulan eskiden alan mı vardı" eski değil güzel kardeşim kızın cebinde iphone 4s var. Hadi biraz eski olsun desek doğan'ın kullandığı araba 2003 model renault megane. Bu konudaki sıkıntı haricinde bir problem görmediğim filmdir. Bu arada Filmin ilk 20 dakikasına yetişemedim o süre zarfında trafikteydim. Trafik was very bad.
Film bütünüyle oyunculuk, anlatım, hikaye ve görsel açıdan çok iyiydi, ama bunun yanı sıra "Nejat işler yoksa babası mı? Soru işaretini zihnimizde bırakmanız çok gereksiz ve mide bulandırıcıydı.
Filmin tüm büyüsünü ve güzelliğini o sahneler ile mahvetmişsiniz.
klasik bir öğrenci - öğretmen aşkı beklerken orijinal bir fikirle çıkıp beni ağır g.t etmiş olan filmdir çok afedersiniz. hatta öyle ki serenay sarıkaya bile ilk defa oyunculukta yardırmış. şaşırdım gerçekten, başarılı bir filmdi kesinlikle.
gelmiş geçmiş en sikko film. maskeli beşler ırak ya da ne bileyim çakallarla dans falan bundan bin kat daha iyidir öyle diyeyim. arkadaş zoruyla gittim, o iki saat bana iki asır gibi geldi. değil koridorlardan yürüyerek çıkmak; mario'nun mantarlara basa basa gitmesi gibi önümdekilerin kafalarına basa basa koltuk üstlerinden koşarak uzaklaşmak istedim. serenay sarıkaya'ya hiç yakışmamış. nejat işler'i zaten sevmem. o harika oyuncu zerrin tekindor bile bu filmi güzelleştiremediyse var bi bokluk. kurgu kopuk, olay örgüsü kopuk, hikaye kopuk, hissedilen bi aşk sahnesi yok, mal gibiydi ya. bi big king menü yerdim o bilet parasına hem de mutlu olurdum.
sevdiceğimle yarısında çıktığımız film. olm... çok kötü lan. o ormandaki evden çıktılar, bebe kızı bıraktı, biz de basıp gittik. çok standart bir gidişatı var lan. her karesi tahmin edilebilir. devamı da belliydi zaten.