sabunlu ellerimde baloncuk yapıp sana yolluyorum her gün. her sabah bir senin için bir de benim için iki çeşit parfüm sıkıyorum. annemin altın günlerinde pasta tabağıma en az 10 tane kurabiye koyuyorum, 5'i sana 5'i bana. 6 parttan oluşan filmler indiriyorum, 3'ünü senin için 3'ünü kendim için izliyorum. artık üst üste iki çorap giyiyorum, biri sana biri bana. en güzel tokama senin adını verdim.. seni seviyorum beyb'm..
şaka be şaka, iki çeşit parfüm mü sıkılırmış? 10 tane kurabiyeyi nereme yiyim? 2 çorap giyiyorum, çünkü hava soğuk. toka meselesine gelince, evet tokamın birine senin adını verdim; verdiğime pişman oldum. tokam kırıldı, başımın belası!
tamam tamam hadi bu da şakaydı.
sen x olacan, ben y: istanbul'un 2 bilinmeyenli denklemini kuracaz.. canım kankuşum..
not: seni sevmiyorum ama duygusala bağlayasım geldi. :P
oflidir, allah'a bir o kadar yakın trabzonspor'a da bir o kadar uzak yazardır kendileri.. çabalarım tüm hızıyla devam etmekte, ağzından "trabzonsporluyum, sus tamam n'oluuuuurr" cümlesi çıktı çıkacak.. sevilesidir ***
sağlı takıntılı meleek yazardır. kendisi bir fransızca konuşur ki bismillah der önünde eğilirsiniz, hatta kendisiyle fransızca sohbet etmişliğimiz vardır,kültür patlaması yaşıyoruz yani.
müneccimdir kendileri, boş zamanlarında da yazarlık yapar. müneccim değilse geriye tek bir ihtimal kalıyor. korkuyorum sözlük.
edit: yukarıda no'su verilen entry'sini silmiş. entry'de yonetmeyen yonetmen'in hayatı boyunca hiç bir başarılı projede bulunamayacağından falan bahsetmiş. kıyamam lan sana, nasıl da troll olucam diye yırtınıyor, nasıl da saldırıyor sağa sola!